Ankara Savaşı’ndan Sonra Osmanlı Şehzadelerinin Saltanat Mücadeleleri

Büyük şehzade Emir Süleyman, Ankara muharebesinin kaybedildiğini görüp kaçtıktan sonra daha yukarılarda görüldüğü üzere süratle Bursa’ya geldi, aile ve çocuklarını alarak Gemlik’ten bir gemiye atlayıp Güzelcehisar (Anadolu Hısarı)’a çıktı ve bir müddet orada oturup İmparatorla anlaştıktan sonra Gelibolu’ya gitti.

Ankara’da Yıldırım Bayezid’in mağlubiyetini duymuş olan Manuel hemen memleketine döndü; malum olduğu üzere Manuel, İstanbul’u muhasaradan kurtarmak için yardımcı bulmak amacıyla Avrupa’ya gitmişti. İmparator dönüşünde Süleyman Çelebi ile Gelibolu muahedesini yaptı (1403). Aynı zamanda Emir Süleyman yine burada Osmanlı kuvvetlerini Anadolu’dan Rumeli’ye geçirmiş olan Venedik ve Cenevizlilerle anlaştı.

Gelibolu muahedesi mucibince Emir Süleyman Anadolu sahilindeki Kartal, Pendik ve Gebze ile bazı adaları ve Karadeniz sahilini ve Marmara’da Silivri’yi ve Rumeli’de Selanik, Tesalya ve diğer bazı yerleri Evrenuz Bey’in itirazına rağmen imparatora terk ediyor ve küçük kardeşi şehzade Kasım (Iorga buna Orhan diyor) ile kız kardeşi Fatma’yı imparatora rehin bırakıyordu. Bazı ticarî imtiyazlar verme suretiyle de Venedik ve Cenevizlilerle anlaşmıştı; buna mukabil bu iki cumhuriyet Timur’un Rumeli’ye geçmesine mani olacaklarını taahhüt ediyorlardı.

İşte bu suretle Rumeli’ye geçen Süleyman Çelebi, Edirne’de hükümdar ilan edildi; Ankara muharebesinden dönmüş olan Sırp despotu Stefan Lazareviç’e de bazı tavizlerde bulunarak uyuştu; Bulgaristan’da eski Çar ailesinin tahrikiyle bir hareket olduysa da derhal bastırıldı.

Âlim ve ince ruhlu, ilim ve sanat erbabının hamisi olan Emir Süleyman, sefahate düşkün olup rahatı severdi; babasının azim ve iradesine ve enerjisine sahip değildi; bundan dolayı vezir-i azam Çandarlızade Ali Paşa’nın gayretine rağmen devleti bir idare altında toplamak suretiyle Osmanlı birliğini kuramadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir