Çanakkale Cephesi – I. Dünya Savaşı

Osmanlı Devletinin savaşa katılmasıyla savaş alanı genişlemiştir. Birçok cephede savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti’nin hareket planının esasını, İttifak Devletleri’nin Avrupa da ki yükünü hafifletmek oluşturmaktadır.

Bu amaçla 3 aşamalı şu plan uygulanacaktır:

  • Ruslara karşı; Orta Asya’daki ve Kafkasya’daki Müslümanların, halifenin ilan edeceği cihat çağrısı ile harekete geçirilmesi.
  • İngilizlere karşı; Habeşistan, Sudan, Trablusgarp’daki Müslümanların yine halifenin cihat çağrısı ile harekete geçirilmesi.
  • Boğazların Türk ve Alman kuvvetlerince ortak savunulması

Bu planla; Kafkasya’da Ruslar, Süveyş’te İngilizler meşgul edilerek, Almanya ve Avusturya’nın yükü hafifletilecek, İngiltere’nin Hindistan ile olan deniz yolu bağlantısına engel olunacak ve güneyde ki zengin petrollerden ittifak devletlerinin yararlanması sağlanacaktır.

 

Çanakkale Cephesi

Çanakkale Cephesi’nin açılmasına Rusların isteği üzerine karar verilmiştir, ama burada bir cephe açılması çok daha önce  Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı düşünülmüştü. Türkiye savaşa girdikten sonra Kasım 1914’te İngiliz Bahriye Nazırı Churchill ve Amiral Fisher, Türk kuvvetlerinin Süveyş’e saldırmalarını önlemek amacı ile Gelibolu Yarımadasına bir çıkarma yapılmasını önermişlerdi. Fakat İngiliz savaş kabinesi bu öneriyi kabul etmemişti. Nihayet, l915 yılı başında Avrupa’daki savaş, mevzi harbine dönüşünce İngilizler, bütün kuvvetlerini Batı Cephesine yığmaktansa Çanakkale ya da Balkanlarda ikinci bir cephe açarak harbi, hareket harbine çevirmeyi ciddî olarak düşünmeye başladılar.

Çanakkale Cephesi

Çanakkale Cephesi

İtilaf Devletleri açısından bu cephenin açılma gerekçeleri şunlardı:

  • Çanakkale ve İstanbul boğazlarını ele geçirip aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığına son vermek. Osmanlı devlet merkezi etkisizleştirilirse cepheler çöker ve Osmanlı Devleti rakip olmaktan çıkardı.
  • Rusya’ya silah ve cephane yardımı yapmak ve böylece, çöken Rus cephesini yeniden ayağa kaldırarak Almanya’yı doğudan sıkıştırmaktır.
  • Rusların elinde bulunan tahıl stoklarından yararlanmak ve bu şekilde Avrupa’da baş gösteren erzak sıkıntısına çözüm bulmak.
  • Bütün bu amaçlar tahakkuk ettiği takdirde savaşa girme konusunda karasız kalan devletlerin İtilaf Devletleri safında savaşa girmesini sağlamak.

Çanakkale savaşları Türk Milleti’nin tarihinde en büyük zaferlerden biri olmuştur. Bu zaferin birçok önemli sonucu vardır. Ama hiç şüphesiz ki, en önemli sonucu gelecekteki “Türk Milli Mücadelesi”nin önderi ve komutanı olacak olan Mustafa Kemal Paşa’yı tarih sahnesine çıkarmasıdır. Çanakkale Savaşları’nda büyük askerî başarılar kazanıp, haklı olarak “Anafartalar Kahramanı” adıyla anılacak olan Mustafa Kemal Paşa, bu savaşların sonunda ordu, kamuoyu ve basının yakından tanıdığı bir isim olacaktır.

Çanakkale Savaşlarının Türk ve Dünya Tarihi açısından sonuçlarına bakıldığında şunlar söylenebilir:

  • Çanakkale geçilememiş ve müttefikler Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakamamışlardı. Bu durum savaşı en az iki yıl uzatmıştır.
  • Balkan Savaşı esnasında perişan bir vaziyette gördükleri Türk ordusunu küçümseyen, Türklerin artık bittiklerini ve yok olacaklarını düşünen müttefikler, beklemedikleri ağır bir yenilgiye uğramışlardı.
  • Türk vatanı ve başkenti İstanbul, erken gelecek olan bir istila ve işgalden kurtulmuştu.
  • Hasta adam denilen Osmanlı Devleti’ne son vermeyi ve saf dışı etmeyi tasarlayan hayalci projeleri hazırlayanlar, uğranılan başarısızlık sonucu kendi koltuklarını kaybetmişler ve projenin mimarlarından biri olan W. Churchill istifa etmek zorunda kalmıştır.
  • Boğazları geçemeyen müttefikler, Rusya’ya silah yardımında bulunamadıkları gibi, Rusya’dan sağlayacakları tarım ürünlerini Avrupa’ya götürememişler ve Avrupa’daki açlığı ve sefaleti önleyememişlerdir.
  • 1917’de Rusya’da ihtilâl çıkınca, boğazlar kapalı olduğundan İngiltere ve Fransa müttefikleri Çar’a yardım yapamamışlar ve Çarlık Rusya devleti yıkılmıştır.
  • Büyük ölçüde kendi imkânlarımızla kazandığımız bu zafer, on binlerce kayba neden olsa da Türk kamuoyu ve Türk kuvvetleri için büyük bir moral kaynağı olmuştur.
  • Osmanlı Devleti Trablusgarp ve Balkan savaşlarında kaybettiği itibarını geri kazanmıştır.
  • İtilaf Devletleri tarafsız kalan ülkelerin de kendi yanlarında savaşa gireceğini düşünüyorlardı. Ancak bu düşünceleri gerçekleşmedi. Bulgaristan İttifak Devletleri safında savaşa girerken Romanya ve Yunanistan ise İtilaf Devletleri safında savaşa girme işini ağırdan aldı. Bu durum Osmanlı Devletine lojistik destek sağlamak için yol bulamayan Almanya’ya, Avusturya üzerinden Osmanlı Devletine bağlantı kurma şansı verdi.
  • Osmanlı Devletinin bu savaşta vermiş olduğu kayıpların önemli bir kısmı gönüllüler arasındaki toplumun aydın kesimini oluşturan yüksek tahsilli kimselerdi. Bu yetişmiş insanların kaybı daha sonraki eğitim ve kültür hayatının gelişmesini engelleyen önemli bir etken oluşturdu.
    Çanakkale cephesindeki muharebelerin sona ermesinden sonra buradaki birlikler diğer cephelere kaydırılarak yeni savunma hatları oluşturulmuş ve düşman kuvvetleri oyalanmıştır. Kafkas, Mısır ve Irak cephesinde düşmana karşı ciddi direniş sergilenmesi İtilaf Devletlerinin Avrupa cephesinde tutması gereken kuvvetleri buralara kaydırmasına sebep olmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir