Coğrafi Keşifler ve Osmanlı Devleti

Avrupalılar 15. yüzyılın sonlarına doğru yeni deniz yolları ve kıtalar keşfetmiştir. Yeni keşiflerin yapılmasıyla birlikte bu coğrafyalara doğru yayılma eğilimi göstermiştir. Bu hareket coğrafi keşifler olarak adlandırılmaktadır.

Avrupalı krallar, Asya ve Afrika ülkelerinin altın, gümüş gibi kıymetli madenlerini ele geçirerek nüfuzlarını güçlendirmek istiyorlardı. İpek, baharat, şeker gibi mallara da sahip olmayı arzuluyorlardı. Bu ticaret mallarını ele geçirmeleri ancak İpek ve Baharat Yolu’nun ele geçirilmesi ile mümkün olabilirdi. İpek ve Baharat Yolu’nun denetiminin Türklerin elinde bulunmasından dolayı Avrupalılar alternatif yollar aramaya başladılar. Avrupalıların amacı doğunun zenginliklerine ulaşmak ve onları sömürgeleştirmekti.

Orta Çağ’da Avrupalılar dünyanın düz bir tepsi biçiminde olduğunu düşünüyorlardı. Antik Yunan ve Roma bilginlerinin yazdıkları eserlerin okunmasıyla dünyanın yuvarlak olduğunu öğrenen Avrupalılar bilimsel çalışmaları yakından takip etmeye başladılar. Deniz kıyısından uzaklaşmaya korkan insanlar bilgi sahibi olmaya başladıkça deniz ile ilgili düşüncelerinde değişiklik oldu. Denizlere dayanıklı gemilerin yapılması, coğrafya bilgisinin gelişmesi ve cesur gemicilerin yetişmesi coğrafi keşiflerin yapılmasında etkili olmuştur.

Coğrafi keşiflerin başlatılması Portekiz sayesinde olmuştur. Portekiz ihtiyaç duyduğu kaynaklara ulaşabilmek için yayılma politikası izlemiştir. İlk olarak Batı Afrika kıyılarına ulaşmışlardır. Portekizli gemici Vasco de Gama (Vasko dö Gama) Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan’a ulaşmayı başarmıştır. Portekizliler Basra Körfezi’nin ve Kızıldeniz’in kontrolünü ele geçirmişlerdir.

Osmanlı Portekiz deniz mücadeleleri (Temsilî)

Osmanlı Portekiz deniz mücadeleleri (Temsilî)

İspanya da Portekiz gibi zenginlik kaynaklarına ulaşmayı amaçlıyordu. Cenovalı denizci Kristof Kolomb dünyanın yuvarlak olduğuna ve sürekli batıya giderse Hindistan’ın zenginliklerine ulaşacağına inanmaktaydı. 1492 yılında İspanya adına deniz yolculuğuna çıktığında Kuzey Amerika kıyılarına ulaşmıştır. Buranın Hindistan olduğunu düşünen Kristof Kolomb, yeni bir kıta keşfettiğinin farkına varmamıştır. Kristof Kolomb’un ölümünden sonra Americo Vespucci (Ameriko Vespuçi) buranın yeni bir kıta olduğunu ilan etmiştir. Kıtaya onun adından dolayı “Amerika” denilmiştir.

İspanya adına yapılan Coğrafi Keşifler’den biri de Macellan’ın dünyayı dolaşmasıdır. Macellan sürekli batıya doğru yol almıştır. Macellan’ın Filipinler’de yerlilerle girdiği çatışmada öldürülmesi üzerine dünya turunu 1522 yılında Del Kano tamamlamıştır. Bu tur sonucunda dünyanın yuvarlak olduğu kanıtlanmıştır.

İspanya ve Portekiz öncülüğünde başlatılan Coğrafi Keşifler’e İngiltere ve Fransa da katılmıştır. İngilizler Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarına, Fransızlar Kanada’ya yerleşmiştir. Coğrafi Keşifler ile Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki hâkimiyetinde birtakım değişiklikler yaşanmıştır. Coğrafi Keşifler ile yeni yolların bulunmasıyla eski ticaret yolları önemini yitirmiştir. İpek ve Baharat Yolları gibi Akdeniz’e açılan eski ticaret yolları canlılığını kaybetmiştir. Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan bu yolların önemini yitirmesi Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Osmanlı Devleti bu yollardan aldığı gelirlerden yoksun kalmakla birlikte, Akdeniz’deki ticari hâkimiyetini kaybetmiştir. Akdeniz’de bulunan Venedik, Cenova, Marsilya gibi ticaret merkezleri önemini kaybederken Atlas Okyanusu kıyılarında bulunan Lizbon, Bordo, Rotterdam gibi limanlar önemli birer ticaret merkezi hâline gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir