Ermeni-beli Savaşı 1285

Osman Bey babasının ölümünden sonra idareyi ele alınca Ertuğrul Gazi’nin siyasetini takip ederek komşusu olan Bizans tekfurlarıyla iyi geçindi. Osmanlılar, Ertuğrul Bey devrinden beri yaylaya gittiklerinde ağır eşyalarını Bilecik Rum beyine bırakırlar, yayladan döndüklerinde de çeşitli hediyelere verdikten sonra eşyalarını alırlardı.

Bilecik tekfuru ile Osman Bey dostça geçinirdi, fakat İnegöl tekfuru Aya Nikola Türklerin yaylaya gidiş-gelişlerinde yollarını keser ve bir çok zarar verirdi. Bazen de bu yüzden çarpışmalar olurdu.

Ermeni-Beli Savaşı

Ermeni-Beli Savaşı

İnegöl tekfuru bununla da yetinmeyip, Osman Bey’in kudret ve nüfuzunun günden güne arttığını görünce bu durumun ileride kendileri için bir tehlike doğuracağını belirterek komşu tekfurları Osman Bey’in aleyhine kışkırtıyordu. Bu durum karşısında ileri gelen beyleri Akça Koca, Abdurrahman Gazi, Konur Alp, Turgut Alp ve Aykut Alp’le görüşen Osman Bey İnegöl hisarının fethine karar verdi.

Osman bey bir miktar kuvvet ile ansızın İnegöl kalesini basmak için yola çıktı. İnegöl tekfuru bir casusu aracılığıyla bunu önceden haber alarak Ermeni-Derbendi denilen yerde pusu kurdu. Savaş 684 (1285 – 1286) yılında meydana geldi. Türk kuvvetleri yüz kişi, Bizans kuvvetleri ise iki yüz kişiydiler.

Ermeni-Derbendi savaşının en büyük özelliği Osmanlıların tarihteki ilk başarılarının bu savaş olmasıdır. Bu savaş sırasında Savcı Bey’in oğlu Bay Hoca şehit düşmüştür.

Osman Bey’in İnegöl tekfuru ile yaptığı bu savaş hakkında Müneccimbaşı Ahmed Dede Efendi şunları zikreder:

“Osman Gaiz ilk defa 684 (1285 – 1286) tarihinde yetmiş yiğitle İnegöl köylerini basıp yağmaladı. İnegöl tekfurunu da ansızın basma istedi, fakat melun haberdar olup tuzak kurdu. Osman Gazi o tuzağa düştü. Şiddetli bir çarpışmadan sonra kafirleri bozup mallarını yağmaladı. Bu gaza Osman Gazi’nin ilk gazasıdır. Kardeşi Saru Yatı’nın oğu da bu gazada şehid olmuştur.”

Osman Bey’in İnegöl tekfuru ile yaptığı bu savaş hakkında Aşık Paşazade şunları zikreder:

“Aya Nikola dirler bir kafir vardı İnegöl’de. Osman Gazi yaylaya ve kışlaya gitdikleri yirde bunların göçünü üşendirirdi. Osman Gazi Bilecik tekfuruna bundan şikayet itdi. Bilecik tekfurına eyitdi: “Sizden dileğimiz budur ki bizim göçkünümüzı yaylaya gitdiğimiz vakt sizde emanet koyalım”. Ol dahi kabul itdi. Her vakit kim Osman Gazi yaylaya gitse esvablarını öküzlerini yükledirdi. Bir nice hatun kişilerle varıralar kal’ada korlardı. Kaçan kim gelseler peynir, halı, kilim ve koz getürürlerdi. Emanetlerin yine alurlardı ve kafirler bunlara begayet itimad iderlerdi. Ve illa İnegöl kafirleri Osman’dan ihtiraz iderlerdi. Meğer bir gün Ermeni-beli‘nde Osman Gazi geldi kim İnegöl’ü giceleyin oda ura. Bu kafirlerin casusı vardı pusu kodılar. Aratun dirlerdi, Osman Gazi’nin bir martaluzı vardı geldi haber bildirdi kim bel tükendiği yirde pusu kodılar. Gaizler dahi Hakk’a sığındılar doğrı pusuya vardılar. Cemi’si yayakladı. Kafirler çokdı, azim ceng itdiler. Osman Gazi’nin kardaşı oğlu Saru Yatı’nın oğlı şehid oldı kim ol Bay Hoca’dır. Ermedi-beli’nin tükendiği yirde Hamza Beğ Köyü nevahisindedir ve hem ziyaretinin yanında bir harabca karban-saray dahi vardır. Oradan döndiler yine Osman Gazi yaylaya gitdi”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir