II. Abdülhamit Dönemi’nde Açılan Hastaneler

II. Abdülhamit’ten önce vatandaşlık olgusuna Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve 1876 Kanun-i Esasi’nin getirdiği haklar çerçevesinde siyasi ve hukuki bir olgu olarak yaklaşıldı.

Avrupa’da başlayan refah devlet uygulamaları Osmanlı Devleti’ne de yansıdı ve II. Abdülhamit ile beraber vatandaşlık kavramı içerisinde bireyler her türlü iktisadi, sosyal ve doğal olaylar karşısında devlet garantisi ve koruması altına alındı.

II. Abdülhamit (temsilî)

II. Abdülhamit (temsilî)

II. Abdülhamit, eğitim olanaklarını kasaba ve köylere kadar ulaştırmanın yanında birçok vilayet merkezinde hastaneler de açtırdı. Bu çalışmalar, Osmanlı Devleti’nin bir refah devleti olması yolunda atılan büyük adımlardandı.

Günümüzde varlığını devam ettiren Darülaceze kimsesiz çocuklar ile yaşlı ve bakıma muhtaç insanları barındırmak amacıyla 1896 yılında açılmıştı. II. Abdülhamit’in bu kurumu açmasındaki ana amaç sokaklarda dilenen çocuk, sakat, yaşlı ve kadınların dilenmelerinin önüne geçmek ve bu insanların hem barınmalarını sağlamak hem de eğitim ve diğer ihtiyaçları karşılamaktı. Darülaceze ve Hamidiye Etfal Hastanesi II. Abdülhamit’in Dönemi’nde açılan en önemli kurumlardandır.

II. Abdülhamit Dönemi’nde, 89 genel kamu hastanesi, 27 kurum hastanesi, 74 asker hastanesi, 26 Hilal-i Ahmer hastanesi, 12 gayrimüslim cemaat hastanesi, 29 yabancı misyon hastanesi, 8 eğitim hastanesi, 8 kadınlara mahsus hastane, 8 doğumhane, 1 çocuk hastanesi, 2 akıl hastanesi, 23 frengi hastanesi, 3 verem sanatoryumu, 8 kolera hastanesi olmak üzere toplamda 300’den fazla hastane yapılmıştır.

Hamidiye Etfal Hastanesi

Hamidiye Etfal Hastanesi

Darülaceze

Darülaceze 200 yataklı bir hastahane, bir yetimhane, çamaşırhane ile hamam gibi binaları ve el sanatları ile ilgili imalathaneler, fırın ve mabetlerden (cami, kilise ve havra) oluşan bir kompleksti. Darülacezede çocuklar için bir de süt emzirme yeri (ırda’hane) açıldı. Terkedilmiş çocuklar burada büyütülüyordu. Yedi yaşına basanlar ise erkek veya kız yetimhanesine konuluyordu. Yetimhanedeki çocukların eğitimi için Darülacezede bir de okul açılmıştı.

Başlangıçta otuz yedi erkek ve yirmi sekiz kız çocuğu okumak istediğini bildirdi, aynı zamanda yedi erkek çocuk da Kur’an hıfzına başlatıldı. Okumak istemeyen çocuklar, Darülaceze içinde açılan imalathanelerde çalışarak bir sanat öğrenmeye mecbur tutuluyordu.

Bunlar günde altı saat çalışıyorlardı. Okula yazılan çocuklar ise günde iki saat ders görüyor, dört saat de imalathanelerden birinde sanat öğreniyorlardı. Okulu bitirenler dört yıl daha aynı sanat dalına devam ederek sanattan da diploma almak zorundaydılar. Darülacezenin açıldığı 1896’dan 1907 yılına kadar kırk sekiz kişi buradan diploma aldı, altı kişi de hafız oldu. Bu tarihler arasında okula 130 erkek ve 22 kız öğrenci kayıtlı bulunuyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir