II. Mahmud Dönemi Islahatları (1808 – 1838)

Kabakçı Mustafa ayaklanmasıyla tahttan indirilen III. Selim’in yerine padişah olan IV. Mustafa uzun süre bu makamında kalamadı. Nizamı Cedid yanlıları bu karışık ortam içinde, kendilerine taraftar olan Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa’nın yanına toplanmışlardı. Bu gelişmeler karşısında, Alemdar büyük bir ordu hazırlayarak İstanbul’a gelmiş ve isyancıları bertaraf etmiştir. III. Selim’i tekrar tahta çıkarmak istese de isyancılar elini çabuk tutup III. Selim’i öldürmüşlerdir. Bunun üzerine II. Mahmut tahta geçirilmiştir (1808–1839).

II. Mahmut 32 yıl süren saltanatı döneminde Osmanlı Devleti’ni Avrupa standartlarında bir devlet yapmak için yoğun ıslahat hareketlerine girişmiştir.

Bu dönem ıslahat hareketleri genel hatları ile şunlardır:

II. Mahmut ilk olarak, Ayanlarla 1808’de Sened-İttifak Antlaşması denilen bir antlaşma imzalamıştır. Bu antlaşma ile padişah yerel yetkilerinden bir kısmını ayanlara devretmiştir. Artık ayanlar asker ve vergi
toplama işinde padişaha yardımcı olacaklardı. Esasen bu durum zaten var olan bir uygulamaya resmiyet kazandırmaktı.

II. Mahmud Islahatları

II. Mahmud Islahatları

II. Mahmut, ayrıca Alemdar Mustafa Paşayı da sadrazam yapmıştı. Alemdar Mustafa Paşa’nın Sekban-ı Cedid adı ile yeni bir ordu kurmak için çalışmalara başlaması, Yeniçerilerin isyanına sebep oldu. Yaklaşık bin kişilik bir Yeniçeri grubu Paşa’nın sarayını kuşatarak çatışmaya başladı. Kurtulamayacağını anlayan Alemdar Mustafa Paşa sarayın cephaneliğini havaya uçurarak kendisi ile beraber üç yüz Yeniçerinin ölümüne sebep oldu. Padişah ise bu çatışmaya taraf olmadı.

25 Mayıs 1826’da “Eşkinci” adı verilen yeni ve modern bir ocağın kuruluşu gerçekleşti. Ancak bu durum da Yeniçerilerin isyanı için bir bahane oldu. Bu durum üzerine Sultan hemen gerekli tedbirleri almış ve halkı sancak-ı şerif etrafında toplanmaya çağırmıştır. Başta Yeniçeri Ocağına destek veren ulema kesimini kendi yanına çekmiş, ayrıca saray bostancıları, topçular ve diğer askerlerin de destek vermesi ile yeniçeri ocağı ortadan kaldırılmıştır. Osmanlı tarihleri bu olayı “Vaka-i Hayriye” diye kaydetmişlerdir. Bu ocak kaldırıldıktan sonra Asakir-i Mansuriye-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurulmuştur.

II. Mahmut istemeyerek imzaladığı Sened-i İttifak ile ayanlara kaptırdığı yetkilerini geri almakta kararlıydı. Bu yüzden Eyalet uygulamasından vazgeçerek vilayet uygulamasına geçti. Buralara da valiler atadı. Böylece eyaletlerdeki ayanların etkilerini kırmayı başardı. Bu gelişme merkezi otoritenin tesis edilmesi açısından son derece önemlidir.

Avrupa çoktan kabine sistemine geçmiş ve yürütme hizmetlerini bu yolla görmeye başlamıştı. Osmanlı Devleti ise hala divan teşkilatı ile idare ediliyordu. II. Mahmut divanı kaldırarak hükümet modeline geçti. Nazırlıklar kuruldu. Bazı divan üyeleri nazır (Bakan) yapıldı.

Devlet işlerinin görüşüldüğü meclisler kuruldu. (Meclis-i Valay-ı Ahkâm-ı Adliye-Adli İşlerin Yüksek Kurulu-Danıştay ve Yargıtay yetkilerine sahip en önemli organ olarak kuruldu.) Meclis-i Has(Padişahın danışma kurulu), Meclis-i Vükela (nazırlar meclisi), Dar-ı Şurayı Askeri (askeri ıslahatlar için gerekli nizamnameleri hazırlar)

İlk kez nüfus ve mülk sayımı yapıldı. Böylece askerlik ve vergi işlerine düzen getirmeyi amaçladı,

Tımar sistemine son verildi.

Müsadere kaldırıldı. Devlet hizmetinde iken yolsuzluğa bulaşanların ceza olarak tüm malına devlet adına el konulmakta idi. Ancak bu uygulama istismar edilmiş, rakipleri ortadan kaldırma aracı haline getirilmişti.

Posta Teşkilatı kuruldu ve posta hizmetleri için yollar yapıldı.
Polis (Zabtiye) Teşkilatı kuruldu.
Pasaport ve karantina uygulaması başladı.

Asker ve memurlar için setre pantolon, ceket ve festen oluşan kıyafet uygulaması getirildi.

Takvim-i Vekayi adı ile (Türkçe ve Fransızca) ilk resmi gazeteyi çıkardı (1831).

İlköğretim zorunlu hale getirildi. Orta öğretim amaçlı Rüştiye mektepleri açtı. Medresenin dışındaki tüm okullar Nafıa Nezaretine bağlandı.

Sıbyan mekteplerinin üstünde Mekteb-i Ulum-ı Edebiye kurulduğu gibi devlet memuru yetiştirmek üzere Mekteb-i Maarif-i Adli açılmıştır.

İlk defa yurt dışına eğitim amaçlı öğrenci gönderildi.

Yabancı kumaştan elbise yapmayı yasakladı. Bu yoldan yerli malı kullanmayı teşvik etti. Ancak istediği sonucu alamadı.

Askeri amaçlı harp (Mektep-i Harbiye–1834) ve tıp okulları (Mektep-i Tıbbiye–1827 ) açtı.

II. Mahmut, Avrupa hükümdarları gibi doğum günlerini kutlamaya, resimlerini devlet dairelerine astırmaya, elçiliklerde davetlere gitmeye başladı. Kıyafet değiştirmeden şehir içi hatta yurt içi inceleme gezileri yaptı.

Bu şekilde II. Mahmut döneminde yapılan yenilikler, Tanzimat Dönemi’nin fikri hazırlıklarını da oluşturdu. Fakat Avrupa’daki gelişmelerin ruhu anlaşılamadığından, bu yenilik hareketleri çoğunlukla şekilde kalmış, istenilen sonucu vermemiştir. Diğer taraftan da yapılan ıslahatların halka yansıması yoktu. Bu yüzden halk desteğinden mahrum kaldı. Hatta yaptığı reformlardan dolayı halk arasında gâvur padişah diye anıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir