İlk Osmanlı Sultanlarının Devlet Anlayışı

Osmanlı Devletinin ilk yüzyılı içinde devletin temel müesseselerinin oluştuğunu görmekteyiz. Bu noktada, karşımızdaki en önemli sorun, devlet-reaya ilişkilerini yani, bey/sultan’ın, yönettiği halka yaklaşımını belirlemek önem kazanmaktadır.

Osmanlı Devleti gibi “Orta Çağ” devletleri grubuna sokulan bir siyasal kuruluşun sadece merkezi-mutlak bir güce dayandığını belirterek bu sorunu açıklamak yeterli sayılamaz. Bu noktada dev!etin yönettiği insanlarla buluştuğu noktaları, tabandaki organizasyonları, sivil cemaat ya da kuruluşları ortaya koymak önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, Osmanlı Devleti’nde yukarıda belirtilen hızlı gelişmesinin yaşandığı ilk yüzyılı içinde, rabatıda da büyük bir hareketlilik gözlemekteyiz.

Aynı zamanda üretim örgütlemesini sağlayan Ahiler, üretim için iki değerli ham madde (yün ve deri) sunmakla kalmayıp, kendi özel kimlikleriyle Anadolu ve Rumeli sahasındaki sosyal hareketliliğin ortasında yer alan Türkmen/Yörük grupları, Anadolu’dan, Orta Doğu’dan ve Orta Asya’dan gelen din ve fikir adamları, çeşitli İslami farklılıkları temsil eden tekke ve zaviye mensupları, İslami hoşgörü içinde dini kimliklerini koruyan yerli Hristiyan unsurları bu tablo içinde yerlerini almışlardır.

İlk yüzyıl içindeki siyasal süreç içinde, bu unsurların konumunu belirleyici görüntüyü belirtmek yararlı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir