Islahat Fermanı Nedir?

28 Şubat 1856 tarihinde, daha çok dış etkiler altında yayımlanan Islahat Fermanı, hukuk açısından, Tanzimat fermanının tamamlayıcısıdır.

Tanzimat hareketi başlayınca, ilân edilen yenilikleri gerçekleştirmek üzere çalışmalara girişmişse de, çeşitli sebepler bu çabaları kösteklemiştir. Tanzimat fermanında, Müslüman-zımmi (Zımmi: İslam devletinin egemenliğini kabul eden gayr-ı müslim kişilerdir.) eşitliği açıkça belirtilmemiş, ama uyruklara tanınan güvenceler dolayısıyla böyle bir eşitliğin söz konusu olabileceği tahmin edilmişti. Fakat uygulamada, zımmîlere karşı eski davranış sürdürülmüştür.

Batılı büyük devletlerin Osmanlı ülkesindeki çıkar çatışmalarının en yoğun biçim aldığı sırada, özellikle Rusya’ya karşı İngiltere ve Fransa’nın desteğini sağlayabilmek için, zımmî uyrukların Tanzimat ilkeleri içinde yaşayacaklarının tekrarı ve onlara tanınan hakların açıkça belirtilmesi için, istenmeyerek de olsa, Paris Kongresi’nin toplandığı sı­ralarda Islahat Fermanı ilan edildi.

Bu ferman, biçim ve hukuk açılarından Tanzimat fermanına benzer, ancak içindekileri olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayırabiliriz: İslam kamu hukuku ilkelerine bir ölçüde aykırı düşse bile, zımmilerin Müslümanlara eşit tutulması, hukuk devleti için zorunludur. Bu açıdan, konulan ilkeler Tanzimat fermanım olumlu biçimde tamamlamaktadır.

Öte yandan, zımmîlere ve yabancılara tanınan imtiyazlar hukuk birliğini sarsıcı ve yıkıcı niteliktedir. Islahat fermanı, Paris Barış Antlaşmasının metnine alınmış ve aynı antlaşmada Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışılmayacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen, fermanın antlaşma içinde bulunması, dolaylı yollarla da olsa, büyük devletlerin Osmanlı İmparatorluğu üzerinde söz sahibi olmasına yol açmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir