Kadıasker veya Kazasker’in Görevleri ve Bugünkü Karşılığı Nedir?

Şeyhülislamdan sonra ilmiye teşkilatının ikinci önemli makamı olan kadıaskerlik, Sultan I. Murad tarafından ordunun adli işlerini görmek üzere 763/1362 tarihinde kurulmuştur. Diğer bir ifadesi kazaskerlik‘tir.

İlk Osmanlı Kadıaskeri Bursa kadısı Çandarlı Kara Halil Hayreddin Efendi’dir.

Kuruluşundan itibaren Divan-ı Hümayun üyesi olan Kadıaskerlerin sayısı devletin sınırlarının genişlediği Fatih Sultan Mehmed devrinde (885/1480) ikiye çıkarılarak Anadolu ve Rumeli Kadıaskerliği ihdas edilmiştir.

Yavuz Sultan Selim zamanında merkezi Diyarbekir olan bir Arap ve Acem Kadıaskerliği kurulduysa da uzun ömürlü olamamış ve üç yıla yakın bir süre geçtikten sonra (924/1518) Anadolu Kadıaskerliği‘ne bağlanmıştır.

Sadece askerlerin adli işleriyle sınırlı kalmayan Kadıaskerler, XVI. asrın ikinci yansına kadar müderris ve kadı tayinlerinde vezir-i azam ile birlikte çalışmışlar, ancak bu tarihten itibaren yevmiyesi kırk akçadan yukarı olan ilmiye mensuplarının tayin için arz edilme görevi Şeyhülislama bırakılmıştır. Böylece Anadolu ve Rumeli bölgesinde yevmiyesi kırk akçadan aşağı olan müderrislikler ile yüz elli akçaya kadar olan kadılıkların tayininden kadıaskerler sorumlu tutulmuştur.

Osmanlı Devletinde Kadıaskerlik Makamı

Osmanlı Devletinde Kadıaskerlik Makamı

Kadıaskerlerin, Şeyhülislamdan farklı olan en önemli özellikleri, devletin yürütme organı diyebileceğimiz Divan-ı Hümayun toplantılarına katılmalarıdır. Toplantı esnasında ver-i azamın solunda oturan Kadıaskerler, Divânâ getirilen hukuki meseleleri çözmeye çalışırlardı. Ayrıca Divanı Hümayunda ele alınamayan meseleler için Salı ve Çarşamba günleri haricinde Anadolu ve Rumeli kadıaskerlerinin konaklarında divan kurulur, emirlerinde çalışan görevliler ile halkın problemlerini halletmeye gayret gösterirlerdi.

Kadıaskerler resmi teşrifatta Sultan I.Ahmed (1012-1026/1603-1617) devrinden itibaren Rumeli ve Anadolu beylerbeyilerinin önüne geçmişler, ancak Şeyhülislam‘da görüldüğü üzere kubbe vezirlerinden önce gelme sıfatını kazanamamışlardır. Ancak XVIII. yüzyıl başlarından itibaren tayini Şeyhülislama bırakılan Kadıaskerliğin ehemmiyeti azalmış; nihayet II. Mahmud dönemine rastlayan (1252/1836) tarihinde Rumeli ve Anadolu Kadıaskerlikleri Meşihat Dairesi içerisinde toplanmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar devam etmiş, saltanatın kaldırılmasıyla yaklaşık altı asır süren Kadıaskerlik müessesesi de tarihe karışmıştır.

Kadıaskerlik veya Kazaskerlik makamının günümüzdeki karşılığı Askeri Hakimlik olarak belirtilebilir ancak bu tanım Kadıaskerlik makamını tam olarak karşılamamaktadır. Çünkü kadıaskerler sadece askerlerin adli işleri ile değil devletin diğer bazı işleri ile de meşgul olurlardı.

1 Response

  1. Mart 30, 2018

    […] kadar derecesi fazla yüksek olmayan ilmiye mensupları bu makama getirilirken bu tarihten itibaren Kadıaskerlik veya İstanbul kadılığı hizmetlerinden azledilen ve tabii ki Peygamberimizin soyundan geldiği […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir