Kayı Boyu Beyliği – Ertuğrul Bey ve Osman Gazi

Kayılar Kimdir? Kayı Boyu Tarihi

Geleneğe göre Oğuz Han’ın Cünhan, Ayhan, Yıldızhan, Gökhan, Dağhan, Denizhan adlarında altı oğlu vardı. Bunlardan ilk üç oğlundan gelmiş olan Oğuz boylarının üçü yani Gün, Ay, Yıldız hanlar sağ kol ve diğer üç oğlu da sol kolu teşkil ederlerdi. Oğuz hanın altı oğlundan her birinin dört boyu olup hepsi yirmi dört boydu; Oğuz aşiretleri bu dört boydan gelmişlerdi. Yine ananeye göre Oğuz han’ın kardeşleri ve amca oğullarından Oğuzlara düşman olarak Uygur, Kankli, Karluk, Kıpçak, Kalaç, Ağa’çeri ve Ayferi boyları da vardı.

Bu altı Oğuz boyunun Gün, Ay ve Yıldız hanlarından gelen kollarına Bozoklu ve diğer Gök, Dağ ve Deniz kollarına da Üçoklu denilirdi. Bunlardan Bozoklar, orduda ve şölen denilen ziyafetlerde sağ tarafta bulunup muayyen derecelerine göre yer alırlardı. En başta Gün Han’a mensup boylar gelir ve bunlar da derecelerine göre sıralanırlardı. Keza Üçoklar da orduda ve şölenler de Han’ın solunda yer alırlardı. Bunlarda da başta Gök Han boyları gelir ve tertip sırasıyla diğerleri ve boyları yer alırlardı. Bütün boyların yırtıcı kuşlardan ongunları ve yiyecekleri etin muayyen bir yerinden söğük yani et payı vardı.

En başta gelen Gün Han’ın derece sırasıyla Kayı, Bayat, Elkaevli, Karaevli denilen dört boyu ve Ayhan’ın yine derece sırasıyla Yazır, Düğer, Dodurga, Yaperli ve Yıldızhan’ın Avşar, Kızık, Beğdili, Kargın boyları vardı.

Kayı ne demektir? Kayı’nın manası nedir?

Kayı’nın manası; muhkem, kuvvet, kudret sahibi demektir. Ongunu Şahin denilen kuş olup damgası IYI şeklinde iki ok ile bir yaylı oktur.

Kayılar Bayrağı

Kayılar Bayrağı

Kayı Boyu ve Osmanlı Ailesi

Osmanlıların ilk aşiret devirleri hatta beylik kurdukları zamanların tarihi pek karışık olup eldeki malumatın mühim bir kısmı sonradan yazılmış eserlere dayanmaktadır. İşte biz bu bölümde bazı müdekkiklerimizin son incelemelerinden ve bunlardan başka en eski kaynaklardan alınmak suretiyle tarihi ananelerden faydalanacağız.

Osmanlı Devletini kurmuş olan ailenin, tarihi kayıtlarla etnik incelemelere ve geleneklere ve mevcut damgalarına göre Oğuzların sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyundan oldukları tahakkuk etmiştir.

Büyük Selçuklular 1071’de Malazgird Meydan muharebesine müteakip Anadolu istilasına başladıkları sırada kendilerine bağlı aşiretleri toplu olmayarak muhtelif tarihlerde kısım kısım Anadolu’nun muhtelif yerlerine iskan ettikleri sırada Kayı boyunu da, bu istilayı müteakip yerleşme sırasında veya daha sonra Celâleddin Hârezmşah’ın vefatına müteakip Anadolu’nun bazı ülkelerine yerleştirmişlerdir ki bunlardan bir kısmı da daha sonra Osmanlı Beyliğini kuran ÜÇayı’lardır.

Tarihi ananelere göre Kayı boyunun bir kısmı I.Alaaddin Keykubad (1219—1236) zamanında Ankara’nın batısındaki Karacadağ taraflarına yerleştirilmişlerdir. Bunlar bu taraflara hangi tarihlerde yerleştirilmiş olurlarsa olsunlar muhakkak olan bir şey varsa o da Kayıların bir kısmının XIII. yüzyıl ortalarında Ankara’nın batı kısımlarında bulunarak daha sonraları Söğüt ve Domaniç havalisini işgal eylemiş olmalarıdır.

Kayılar Bayrağı

Kayılar Bayrağı

Geleneğe göre bu bölgeye iskan edilen Kayılar dörtyüz çadır halkı olup XIV. yüzyılın ikinci yarısında reisleri Ertuğrul beydi.

Osmanlı hanedanına ait meçhul noktalardan birini de Ertuğrul Bey’in babası meselesi teşkil etmektedir. Elimizde eski vekâyinâmeler bulunmadığı için uzun yıllardan beri yapılan tetkikler, henüz müspet bir netice vermemiştir; bununla beraber Ertuğrul Bey’in babasının şimdiye kadar tarihlerimizin kaydettikleri gibi Süleyman Şah olduğu şüpheli olup yeni araştırmalar neticesinde bunun Gündüz Alp olması ihtimal dahilinde görülüyor .

Mahalli ananeye göre Ertuğrul’un validesi de Hayme ana’dır. Osmanlı kaynaklarına göre Kayılardan olan aşiretin evvela Ankara’nın batısındaki Karacadağ havalisine yerleştirilip daha sonra Ertuğrul Bey’in zapt etmiş olduğu Söğüt, Domaniç ve Ermeni derbendi taraflarına geldikleri görülüyor.

Ertuğrul Bey‘in on üçüncü asrın son yansında hayatta olduğu klasik tarihlerimizin kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bunun Söğüt taraflarını hangi tarihte işgal ettiği belli olmadığı gibi vefatı senesi de sarih olarak malum değildir. Osmanlı vekayinâmeleri 629 H./1231 M. de Selçuklu sınırına saldıran Rum İmparatoru’na (İznik İmparatoru) karşı Alaaddin Keykubad’ın yaptığı sefer esnasında Ertuğrul’un, Selçuklu ordusunun akıncılığını yaptığını ve Rum ordusuna galebe edilen yere Sultanönü denildiğini ve sonra Moğolların hududu geçmeleri üzerine Sultan Alâaddin’in hemen o tarafa gitmek üzere buradan ayrıldığını yazıyorlarsa da böyle bir sefer ne mevcut
Selçuknâmelerde ve ne de Bizans kaynaklarında vardır.

Yine Osmanlı kaynaklarına göre bu zaferin ardından Ertuğrul Bey, Karacahisar’ı daha sonra Söğüt’ü zapt etmiş ve Bilecik Rum beyini de
vergiye bağlamış, ayrıca Selçuklu Sultanı da mülk olarak Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü vermiştir.

Üçüncü Giyasüddin Keyhusrev (1264—1283) Cimri olayından sonra hududa geldiği zaman Kayı aşiretinin beyi olan Ertuğrul Bey sultanın hizmetine varıp kendisini selamlayarak hediyelerini takdim etmişti. 1279 senesine tesadüf etmekte olan bu geliş Ertuğrul’un Uç’ta aşiret beyi olduğunu göstermektedir.

Osmanlı kaynakları Ertuğrul’un doksan yaşını geçmiş olduğu halde 680 H./1281 M. veya 687 H./1288 M. de vefat ettiğini yazarlar. Kabrinin kendisinin zapt etmiş olduğu Söğüt’te bulunması, Kayıların o havaliye hakim olup buraları yurt edindiklerini sarih olarak göstermekte ve sonradan imparatorluk olan Osmanlı devletinin çekirdeğinin Karacadağ, Söğüt ve Domaniç taraflarında olduğu bilinmektedir. Şu halde Ankara civarında Karacadağ taraflarına yerleştirildiklerini gördüğümüz bir kısım Kayı aşireti Ertuğrul’un hayatında daha batıya giderek kışlak olarak Söğüt’e ve yaylak olarak da Domaniç’e yerleşmişlerdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir