Kırk Dilim Muharebesi (Kırkdilim Savaşı)

Kastamonu’nun işgalini müteakip o mıntıka ile Yeşilırmak tarafında Kadı Burhaneddin’in nüfuzu altındaki beyler -ki Burhaneddin’den nefret ediyorlardı- Osmanlıların yüksek hâkimiyetini tanımışlardı.

Bu hadise artık Orta Anadolu’yu işgal etmek üzere bulunan Osmanlı devletiyle Kadı Burhaneddin arasında muharebeye sebep olmuştur. Osmanlı hükümdarı, hasmı olan Süleyman Paşa’yı öldürünce Kadı Burhaneddin’e bir name yollayıp onun müttefiki olan Candaroğlu’nun katlini bildirmiş ve zımnen tehdit etmişti. Bundan başka asıl Kadı Burhaneddin’den yüz çeviren Amasya, Osmancık ve Maden tarafındaki beylerin Osmanlı himayesini kabul etmeleri de bu muharebenin başlıca sebeplerinden olup Burhaneddin’in otoritesini kırmıştı.

Takriben 794 H. / 1392 temmuzunda Çorum sahrasında Osmanlıların zapt etmiş oldukları Kırkdilim kalesi önündeki Kırkdilim mevkisinde Kadı Burhaneddin ile Yıldırım’ın oğullarından Aydın ili sancak beyi bulunan Şehzade Ertuğrul’un kumanda ettiği Osmanlı kuvvetleri arasında üç gün süren muharebede Osmanlı kuvvetleri mağlup 395 ve Ertuğrul maktul olmuş ve Burhaneddin’in müsaadesiyle İskilip, Ankara, Kalecik ve Sivrihisar tarafları Moğollar tarafından yağmalanmıştır.

Osmanlı kuvvetlerinin bu mağlubiyetinden sonra aradaki düşmanlık artmış, Burhaneddin Osmanlıların himayesine girmiş olan Amasya’yı almak üzere o tarafa gitmiş ise de Osmanlıların Amasya’yı kurtarmak üzere sevk ettikleri kuvvetlerin Merzifon’a geldiğini duyunca harbe girişmeye cesaret edemeyerek Sivas’a dönmüştür. Artık bundan sonra Yeşilırmak havalisindeki yerler tamamen Osmanlı hâkimiyeti altına girmiştir 397. Kadı Burhaneddin, diğer Anadolu beyleri gibi mütereddid olmayıp cevval, gözü pek ve mücadeleci, durup dinlenmek bilmeyen bir hükümdar olduğundan Osmanlıların karşısında Anadolu’da ehemmiyetli bir hasımdı; fakat elindeki kuvvet Osmanlılarla sürekli olarak harp edecek gibi muntazam yetiştirilmiş olmayıp toplama kuvvetlerdi; bununla beraber Kırkdilim Muharebesi’ndeki galebesi kendisinin kolay kolay diş geçirilmez bir hükümdar olduğunu göstermişti.

Amasya emiri Ahmed Bey, Kadı Burhaneddin’in kendisine karşı devam eden mücadelesinden usanmış olduğundan Osmanlı hükümdarına müracaat ederek Amasya’yı terk etmek isteyip mukabilinde kendisine başka bir mahalde sancak verilmesini rica etmesi üzerine Şehzade Çelebi Mehmed kumandasıyla otuz bin kişilik bir Osmanlı kuvveti gelerek Amasya’yı işgal etmiştir ( 795 H./1393 M.). Bunun üzerine Kadı Burhaneddin, Osmanlıların daha güneye inmelerini Önlemek üzere geçitleri tahkim eylemiştir. 1393’de Osmanlı şehzadesi Çelebi Mehmed’in sancak beyliğiyle ve mühim bir kuvvetle Amasya’ya gönderilmesi bunun ilk defa hizmete girdiğini gösterir; kendisi bundan sonra biraderleriyle olan mücadelesinde burasını merkez yapmış ve Bayezid Paşa ve Hacı ivaz Paşa ve Biceroğlu Hamza Bey gibi sadık adamlarını burada bulmuştu ki bunlardan Bayezid Paşa Amasya’lı ve Hacı ivaz Paşa ile Hamza Bey Tokadlı idiler. Amasya’nın elden çıkması Burhaneddin’e büyük bir darbe oldu.

Bu defaki Osmanlı harekâtı Osmanlılara Kastamonu, Osmancık, Merzifon Amasya ve o taraflardaki kaleleri kazandırmış ve Tokat ile Amasya arasında Osmanlı ve Burhaneddin kuvvetleri arasında çarpışmalar olmuştur. Amasya’nın alınması, Osmanlılara Tokat ve Sivas’a inmeleri için mühim bir adım teşkil etmiş ise de ya zorlu bir hasım olduğundan ve daha ziyade Rumeli’de çok daha mühim işler olmasından dolayı Burhaneddin’in ölümüne kadar o taraflara bir hareket yapılmamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir