Mehmet Akif Ersoy’un Mısır’a Gitme Nedeni ve Mısır’daki Hayatı

Türkler ve Mısır arasındaki ilişkiler geçmişi sağlam temellere dayanmaktadır. Mısır’daki Türk varlığı IX. Yüzyılda Tolunoğulları (868-905) ile başlamış, XIV. Yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi (1517) ile yeni bir boyut kazanmıştır.

Mısır’ın Osmanlı Devleti’nin yönetiminde bulunduğu bu dönemde, İslam ortak paydasında buluşan bu iki millet, artık idari, mali, sosyal ve askeri alanlarda da birlikteliğe kavuşmuştur. Bunun bir sonucu olarak da Osmanlı Türklüğünün Mısır’da bıraktığı maddi ve manevi kültür izleri, ülkedeki varlığını korumaktadır. Bu itibarla Mısır, Türklere ve Türk kültürüne yabancı değildir.

Mehmet Akif de Ortadoğu’daki propaganda çalışmaları sırasında ve sonrasında birçok kişi ile tanışma fırsatı bulmuştur. Bu tanışmaların ardından gelişen dostluklar Mehmet Akif’in yaşamını oldukça etkilemiştir. Özellikle Mısır’da, dostluk kurduğu Abbas Halim Paşa Mehmet Akif’in hayatında önemli bir yere sahip olmuştur.

Mehmet Akif, Abbas Halim Paşa’nın davetlisi olarak 1923 ve 1924 yılı sonlarında Kahire’ye gitmiştir. Bu seyahatlerin verimli olduğunu ifade edebiliriz. Zira uzun süren bu seyahatlerde Mehmet Akif kışlarını da burada geçirmiştir. Bu kışlık misafirliklerin ardından 1924 ve 1925 baharında yine Abbas Halim Paşa ile İstanbul’a dönen Mehmet Akif, bu dönüşünün ardından kesin bir karar almıştır. Bu kararı gereği, 1925 yılının ardından 17 Haziran 1936’ya kadar Mısır’da kalmayı tercih etmiştir.

Mehmet Akif ERSOY

Mehmet Akif ERSOY

Mehmet Akif Ersoy’un Mısır Hayatı

Mehmet Akif, Mısır’da, Kahire yakınındaki Hilvan kasabasında Abbas Halim Paşa’nın sarayının karşısında bulunan ve kendisine tahsis edilen küçük bir köşkte iki sene kaldıktan sonra ailesini yanına aldırtmıştır. Ailesinin gelişinin ardından Mehmet Akif yine Hilvan’da mütevazı bir ev kiralayarak yaşantısına burada devam etmiştir.

Mehmet Akif’in bu tercihi neden yaptığı, bu tercihte Abbas Halim Paşa’nın rolü, Mehmet Akif’in Mısır’da ne ile geçindiği, Abbas Halim Paşa’nın Mehmet Akif’e ne şekilde, ne kadar ve ne müddetle yardımda bulunduğu tam olarak bilinmemektedir. Mısır’da bulunduğu yılların bir döneminde, Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türkçe dersleri veren Akif, Mısır’da kaldığı günlerde zor şartlar ile mücadele etmiştir.

Akif şu tespiti ile bu zor şartları aktarmaktadır; “Türklere nazaran, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve İtalyanlar mükemmel bir lobicilik faaliyeti yürütmektedirler”. Savaştan çok sonraları da lobicilik ve propaganda faaliyetlerine Ortadoğu’da devam eden bu devletler-milletler iş ve istihdam sahalarında önemli paylara sahip olmuşlardır. Bu faaliyetlere rağmen bu halkların bile iş bulma konusunda zorluk çektiğini belirten Akif, kendisi için uygun iş imkânlarının çok daha zor olduğunu ifade etmiştir. Ancak Mehmet Akif Mısır günlerinde ailesi ile mektuplaşmayı ihmal etmemiştir. Ailesi ve yakın akrabaları ile mektuplaşan, halini anlatan, memleket dâhilindeki olaylardan haber soran Akif; propagandist ve memleket sevdalı fikirlerinden hiçbir zaman taviz vermemiştir.

Kaynak:

Alşan, S . (2015). Mehmet Akif Ersoy’un Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı Dönemini Değerlendirmesi, Çözüm Önerileri ve Osmanlı Devleti Adına Orta-doğu Propaganda Faaliyetlerinde Yer Alması. Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 7 (1), 75-85. Retrieved from http://dergipark.gov.tr/iibfdkastamonu/issue/29392/314695

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir