Naima Efendi (Mustafa) Kimdir?

Naima, Osmanlı Devleti’nin ilk resmî tarihçisi, vakanüvisidir. 1655- 1716 yılları arasında yaşadı. Asıl ismi Mustafa’dır. Naima ise mahlasıdır.

Naima Tarihi isimli eseri, içerik itibariyle olayları kronolojik bir sıra içerisinde nakleden geleneğe sıkı sıkıya bağlıdır. Eserde bin dört yüz başlık yer almaktaydı. Olaylar uzun uzadıya anlatılırken çok yönlü değerlendirmeler yaparak kişiler ve kurumlar hakkında önemli bilgiler vermiştir.

Tarihçi sıfatıyla ele aldığı metni dikkatli şekilde yer yer karşılaştırmalar yaparak ve sözlü kaynaklara başvurarak şekillendirmiştir. Kullanılan eserlerin isimlerini zikretmiştir. Eserde gelecekte olabilecek olayların kurgusu vardır. Eserin başka bir özelliği ise olayın perde arkasını sağlıklı bir şekilde neden sonuç ilişkisi içinde vermesidir.

Naima Efendi, yöneticilerin ve kurumların birbirine muhalefet etmesinin kutuplaşmalara, bunun da yönetim zafiyetinin ortaya çıkmasına neden olduğunu belirtmiştir. Bu durum ise Osmanlı Devleti’nde kurumsal, toplumsal ve ekonomik açıdan çalkantılı olayların yaşanmasına neden olmuştur. Sistemdeki bozukluklara müdahale edebilen ve tarih bilen kişilere ihtiyaç olduğunu savunan Naima’ya göre devletlerin ve toplumların kuruluş, yaşayış, olgunluk ve yıkılış sebeplerini bilmeyen kişiler kendi devleti için de herhangi bir tedbir alamaz.

Naima Efendi (Mustafa) - Temsili

Naima Efendi (Mustafa) – Temsili

Naima, hayatı boyunca Osmanlı Devleti’ni ölümden kurtaracak büyük adamı ve adamları aradı durdu. Ona göre öncelikle bu vasıflara yönetici sınıf sahip olmalıydı. Özellikle devletin beyni olan sultan, vezir, ve müftü gibi yöneticiler eğer bu vasıflara sahip değilse diğer sınıflar bunlara bağlı olarak hastalanmış demektir.

Naima’ya göre her türlü sosyal değişmeye ön ayak olan; iradeli, zeki, akıllı ve parlak bir dehaya sahip olan büyük adamların yetiştirlmesi için gerekli özen gösterilmelidir. Modern ve sosyal düşünce için yeterli olan yapılmalıdır. Bu nedenle de Naima, büyük adamı öncelikle yöneticiler arasında aramıştır.

Ona göre devlet için en zararlı şey, uzun savaşlar ve devlet adamlarının aralarındaki görüş ayrılığıdır. XVII. yüzyılın Osmanlı yöneticileri ve aydınlarını asrın gereklerine göre hareket etmeye çağıran Naima, devrin sosyal değişmeleri karşısında modern düşünceye sahip biridir. Hem dinî hem de sosyal bir ıslahatçı olarak üzerinde en fazla durduğu konu liderlik konusudur. Devletin yaşama şartı siyasettir. Siyaset şerî ve akli kısımlardan oluşur. Devletin yıkılması bu siyasetin akli kısımlarının yozlaşmasındandır.

Zaman devamlı değişme hâlindedir, geçmişten örnek alıp durumu düzeltip geleceğe ışık tutulmalıdır. Olayları kadere bırakıp sonucu beklenmemelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir