Orhan Gazi’nin Katıldığı Savaşlar ve Fetihleri

Babası Osman Gazi, 1299 tarihinde devletin bağımsızlığını ilan edince devleti idari bölgelere ayırdı. Orhan Gazi, 1301’de Sultanönü bölgesinin beyliğine tayin edildi.

1302’de Yenişehir ile İznik arasındaki Köprühisar’ın fethine gönderildi. Köprühisar’ı fethedip, Çavdarlı aşiretinin Osmanlı sınırlarına saldırmasının önüne geçti. 1315’te Çavdar beyini esir alıp, Çavdarlı aşiretinin suçlularını cezalandırdı.

1317’de Karatekin, Karacebeş, Tuzpazan, Kapucuk ve Keresteci Kalelerinin fetih harekatına katıldı. Osman Gazi, 1320 yılından itibaren, yaşının ilerlemesi ve romatizmasının şiddetlenmesiyle oğlunun idaresini görmek istedi. Orhan Gazi’yi seferlerde kumandan tayin etti.

Bursa’nın Fethi

1321 Mudanya Gemlik seferinde, Mudanya’yı fethetti. Bursa’nın denizle irtibatını kesti. 1325’te Bursa’nın güneyindeki Atranos’u fethedince, şehrin ablukasını daha da şiddetlendirdi.

1326 yılında Bursa’nın Pınarbaşı mevkiine gelerek karargahını kurdu. Şehrin kalesini kuşattı. 1314 yılından beri abluka altındaki Bursa Kalesi’ni kurtarmaktan ve yardımdan ümidini kesmiş olan kale kumandanı, teslim şartlarını görüşmeye mecbur kaldı.

Orhan Bey, 6 Nisan 1326 tarihinde Bursa’yı teslim aldı. Osman Gazi Bursa’nın fethini işitince memnun olup, Orhan Bey’i yerine varis tayin etti. Diğer evlatlarının ve kumandanlarının Orhan Bey’e biat etmelerini istedi.

Osman Bey’in Bursa’nın fethinden önce, fetih sırasında veya fetihten sonra öldüğüne dair kaynaklarda çeşitli rivayetler mevcuttur. Ancak bu kaynakların çoğuna göre Osman Bey, Bursa’nın fethinden hemen sonra vefat etmiş ve Gümüşlü Kümbet’e defnedilmiştir.

Osmanlı Devleti’nin ikinci sultanı olarak tahta geçen Orhan Gazi, kardeşi Alaeddin Paşa’yı vezir tayin etti. Devlet merkezi Yenişehir’den Bursa’ya nakledildi. Askeri ve idari faaliyetlere ağırlık verilip, iktisadi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilaveten “yaya” denilen piyade orduya dahil edildi.

Orhan Gazi, 1327’de Bursa’da gümüş akçesini bastırdı. Tayinlerde bulunup, Akçakoca’ya Kandıra, Kara Mürsel’e İzmit Körfezi’nin güneyi ve Abdurrahman Gazi’ye de Aydos ve Samandra’nın idaresini verdi.

Osmanlı Bizans Karşılaşması

Osmanlıların Boğaz sahillerine kadar genişlemeleri Bizans’ı telaşlandırdı. Türklerin Sakarya Irmağı sahilinden Karadeniz istikametinde ilerlemesini durdurmak ve İznik kuşatmasını kaldırtmak için, Bizans İmparatoru III. Andronikos ordu hazırladı.

1329 yılında İstanbul’un Anadolu yakasına geçti. Floken’de karargahını kurdu. Orhan Gazi, İznik kuşatmasına bir miktar asker bırakarak, sekiz bin kişilik kuvvetle Bizanslılara karşı harekete geçti.

Maltepe (Pelekanon) mevkiinde düşmanla karşılaştı. 1329 Mayıs’ın da meydana gelen Osmanlı-Bizans savaşı, sabahtan akşama kadar sürdü. Bizans İmparatoru bir günlük savaşın sonunda, büyük ümitlerle Rumeli’nden Anadolu’ya geçirdiği ordusunun Osmanlılar karşısında dayanamayacağını anladı.

Gece karanlığından istifade etmeyi düşünen imparator, savaş meydanından karargahına dönmek isterken Orhan Gazi fırsatı kaçırmadı.

İznik Kalesinin Alınması

Gece savaşı şartlarını iyi bilen ordusuyla Bizanslıları takibe geçti. Bizans ordusu gece taarruzuna uğrayınca paniğe kapılarak birbirine girdi.

İmparator yaralı vaziyette canını kurtarabildiyse de ordusu imha edildi. Savaşı kazanan Orhan Gazi, İznik şehrinin kuşatmasını şiddetlendirdi.

Bizanslıların İznik kumandanı, Pelekanon Savaşı’nın sonucunu öğrenince, artık kendisine yardım edilemeyeceğini anladığından, kaleyi Osmanlılara teslim etti.

Kaleyi teslim alan Orhan Gazi, halktan arzu edenlerin eşyalarıyla birlikte gitmesine müsaade etti. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin tebaası olarak kalıp, yalnız cizye vermek şartıyla, adet ve ananelerini muhafaza edebileceklerini de ilan etti. Halkın büyük çoğunluğu Osmanlı idaresini tercih etti.

Savaşta eşleri ölen kadınlar Orhan Gazi’ye müracaat edip, sahipsiz kaldıklarını, Müslüman olup Osmanlılardan isteyenlerle evlenebileceklerini bildirdiler.

Orhan Gazi, İznik’in yerli kadınlarının arzularını ilan edip, isteyenlerin bunlarla evlenebileceklerini ve bunlarla evlenenlerin İznik muhafazasında görevlendirileceğini açıkladı. Ayrıca halktan İznik’te kalıp Müslüman olmayanlara, İslamiyet’in gayrimüslimlere olan hukuku tatbik edilip vergilendirildi.

Osmanlı Devleti’nin merkezi, geçici olarak İznik’e taşındı. Şehir imar edilip İslami eserlerle süslendi. Orhan Gazi, İznik’in en büyük kilisesini camiye çevirttirdi. Manastırı da medreseye çevirtti. İmaret yaptırdı.

İzmit Kuşatması

Orhan Gazi’nin eşi Nilüfer Hatun, imaret; oğlu Süleyman Paşa medrese ve diğer hayır sahipleri de şehirde pek çok sosyal tesis kurdular. Bundan sonra, bölgenin ticari bakımdan meşhur şehirlerinden olan İzmit’in kuşatılması şiddetlendirildi.

Osmanlı Devleti’nin İlk Barış Antlaşması

Bizans İmparatoru, deniz yoluyla İzmit’in yardımına geldi. Orhan Gazi, Osmanlı Devleti’nin ilk barış antlaşmasını, İzmit kuşatması sırasında Bizans İmparatoru III. Andronikos ile yaparak kuşatmayı kaldırdı.

1331’de Taraklı, Mudurnu ve Göynük kasabaları Osmanlı ülkesine katıldı. 1333’te Gemlik, 1336’da Kirmasti, Mihaliç ve Ulubat kasabaları fethedildi. 1337’de şiddetli bir şekilde tekrar kuşatılan İzmit teslim olmak zorunda kaldı. İzmit’in fethiyle Kocaeli Yarımadası’nın tamamı Osmanlıların eline geçti. Daha sonra Hereke, Yalova ve Armutlu’nun da fethedilmesiyle Osmanlı devletinin sınırı Marmara sahiline dayandı.

Bizans’ın Anadolu ile irtibatı sadece Şile ve Boğaziçi’nde kaldı. Orhan Gazi’nin Bizans’ı iyice sıkıştırması III. Andronikos’u antlaşmaya mecbur etti. 1341 Osmanlı Bizans Antlaşması’na göre Anadolu’daki Şile ve Üsküdar dışındaki diğer yerler Osmanlı Devleti’ne kaldı.

Balıkesir, Manyas, Edincik, Kapıdağı ve Çevresinin Alınması

Diğer taraftan Karesi Beyi’nin ölümü üzerine, babasının yerine geçen Demirhan’a muhalefet eden kardeşi Dursun Bey, ölüm korkusu yüzünden Orhan Gazi’ye sığındı.

Dursun Bey, kardeşlerinin yerine hükümdar olmak için Orhan Gazi’den yardım istedi. Dursun Bey’in, yardım edildiği takdirde Balıkesir ile beraber bazı şehirleri Osmanlılara vermeyi vaat etmesi üzerine Orhan Gazi, Karesi üzerine sefere çıktı.

Demirhan Bey, Orhan Gazi’nin üzerine geldiğini duyunca, Balıkesir’den Bergama’ya kaçtı. Bergama’nın kuşatması sırasında Dursun Bey kaleden atılan okla öldü. Teslim olmaya mecbur kalan Demirhan Bey Bursa’ya getirildi. Balıkesir, Manyas, Edincik, Kapıdağı ve çevresi Osmanlı topraklarına katıldı.

Osmanlı’nın Çimpe Kalesi’ne Yerleşmesi

Kantakuzen, Bulgarlar ve Sırplar batıdan harekete geçince, Osmanlılara karşı Papalık ile ittifak içinde olmasına rağmen Orhan Gazi’den yardım istedi.

Orhan Gazi, Bizanslılardan Gelibolu Yarımadası’ndaki kalelerden birinin verileceğine ait söz alınca, oğlu Vezir Süleyman Paşa kumandasında on bin kişilik bir Osmanlı kuvveti gönderdi. Kantakuzen, Osmanlı askerinin yardımıyla Dimetoka’da Bulgar ve Sırplara karşı başarılı savaşlar yaptı.

Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa Anadolu’ya dönerken, Bizans İmparatoru’nun Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlılara verdiği Çimpe Kalesi’nde asker bıraktı. Osmanlıların 1353’te Çimpe Kalesi’ne yerleşmeleriyle Rumeli’deki fetihler için üsse sahip olmaları, bölgenin kontrolünü sağladı.

1354’te Gelibolu’nun fethiyle Avrupa kıtasındaki Osmanlı toprakları devamlı genişledi. Süleyman Paşa kumandasındaki Osmanlı kuvvetlerinin Bolayır ve Tekirdağ’a kadar bütün Marmara kıyılarına hakim olmaları, Kantakuzen’i telaşlandırdı.

Osmanlı’yı Avrupa’dan Atma Çabaları

Osmanlıları bölgeden atma faaliyeti içine girdi. Orhan Gazi ile İzmit’te görüşüp, Çimpe Kalesi’ni on bin altın karşılığı satın alabileceğini söyledi ve Osmanlı kuvvetlerinin Gelibolu’dan çıkmalarını istedi. Orhan Gazi teklifleri kabul etmedi.

Kantakuzen, Balkan ve Hristiyan devletleriyle ittifak kurmak istediyse de müttefik bulamadı. Kantakuzen 1355’te Bizans tahtından indirilince yerine Yuannis Paleolog getirildi. Yuannis, Osmanlıların Avrupa kıtasındaki hakimiyetine karşı koyulamayacağını bildiğinden Orhan Gazi ile iyi geçinme yolunu seçti.

Orhan Gazi’nin oğlu Halil’i korsanlardan kurtarıp, on yaşındaki kızını Osmanlı şehzadesine vermeyi kararlaştırdı. Ancak daha sonra Papalık ile görüşmelerde bulundu.

Hatta Bizans’ın Ortodoksluğu bırakarak Katolikliğe geçmesini planladı. Böylece Latin devletlerinden daha çok yardım alacağım ümit ediyordu. Buna karşılık Orhan Gazi fetih hareketini hızlandırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir