Osman Gazi Dönemi Önemli Kişileri ve Orhan Bey’e Vasiyet

Osman Gazi zamanında, ulemadan Dursun Fakih var idi ve fukaradan Baba Muhlis ve Osman Gazi’nin kayın atası Ede Balı var idi. Bunlar duaları makbul azizler idi.

Şeyh Edebal’i el-Karamânt Arap memleketlerinde ilim tahsil ettikten sonra, yine Anadolu’ya gelip tasavvuf yolunu seçti. Kızını Osman Gazi ile evlendirdi. 726 (1326) yılında vefat etti. 120 yıl yaşadı. Arkasında oğlu Mahmud Paşa’yı bıraktı.

Mahmud Paşa Osmanlı devletinde hürmet görmüştür. Tursun Fakih: Şeyh Edebâli’nin akrabasındandu. Osman Gazi adına Karaca Hisar’da ilk hutbeyi o okumuştur. Osmanlı devletinin ilk kadısı ve ilk müftüsüdür. 726’da vefat etmiştir.

Osman Gazi’nin Devlet Politikası

Yine Karacahisar fethinden sonra dile getirilen bir hikaye de ilginçtir. Buna göre Karacahisar’ı fethedip Eskişehir’e sahip olan Osman Gazi, kardeşi Gündüz Alp’e bundan sonra izleyecekleri politikaya ilişkin fikrini sorar. Ancak onun, çevredeki yakın vilayetlere saldırma önerisine karşı çıkarak şöyle demiştir:

“Zira Karaca Hisar, çevre vilayetiyle (birlikte) ma’murdur. Şimdi ilini uncak, şehir harâb olub, şehrün şenliği iliyle olur. Kendü elimüzle kendü şehrimizi yıkmak revâ değildir. Ayrıca çevre komşularıyla şu anda olan iyi ilişkilerimiz bozulabilir.”

Osman Gazi’nin bu basiretli politikası beyliğin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Osman Gazi’nin Eskişehir’de Ilıca yöresinde kurdurduğu pazara “etraftaki kâfirleri” de gelmekteydiler. Bu arada Bilecik’ten de bu pazara mal satmaya gelenler oluyordu.

Osman Gazi’nin Adalet Anlayışı

Öyle rivayet edilir ki; pazara Germiyanoğullarından birisi gelmiş, pazarda bardak satan bir kafirin bardağını satın almış ve hakkını vermemiş. Kafir, bu durumu Osman Gazi’ye şikayet etmiş.

Osman Gazi, Germiyan Türkünü huzuruna getirtip cezalandırmış ve kafirin hakkını alarak kafire vermiştir. Bu olaydan sonra Bilecik keferesine zulüm etmeyi veya hakkını vermemeyi kesinlikle yasaklamıştır. Öyle ki Bilecik keferesinin kadınları dahi Kayı pazarına gelerek pazarlıklarını kendileri alıp giderlerdi. Osman Gazi’ye herkes güvenmiştir.

Osman Gazi, aynı zamanda bir Ahi şeyhi olan Edebali’nin zaviyesine sık sık giderdi. Oradaki mürit ve dervişlerle günlerce beraber olurdu. Osman Gazi’nin çevresinde hem abdal/Ahi grupları yer almakta, hem de ulemadan kimseler de bulunmaktaydı.

Karacahisar’ın fethinden sonra Dursun Fakıh (Fakıh Fıkıh bilgini) kadı olarak görevlendirilmiş ve onun tarafından Osman Gazi adına hutbe okunmuştu.  Osmanlı Devletinin ilk kadısı ve ilk hutbe okuyanı Dursun Fakıh olmuştur.

Dönemin kayıtları “Kumral Abdal” adlı salih bir kimsenin Yenişehir civarında oturduğunu, müritleriyle gaza faaliyetlerine katıldığını belirtirler. Bu yakınlık sonrasında, Şeyh Edebali kızı Mahun Hatun’u, Osman Gazi ile evlendirdi.

Bursa’nın Fethinin Sırrı

Bursa’nın fethinin gerçekleşmesi bir bakıma bu güven verici politikanın eseridir. Orhan Gazi, Bursa’da “Hisarun halkına aman verüp, kimsenün bir çöpünü al-durmadı.”

Şehrin uzun süre kuşatma altında tutulduğu sırada yerli halk sıkıntı içine girmişti.

Bursa tekfurunun veziri neden teslim olduklarını şöyle belirtir: “Evvel, sebeb bu kim gördük ki, sizün devletinüz günden güne güçlenür. İkincisi hisarımuz kuşatılup çevreyle ilişkisi kesildi. Üçüncüsü, size itaat edenler rahatlıkta, biz dahi rahatlığa heves ettik. Dördüncüsü bu kim tekfurumuz çok mal topladı. Malını kaleyi savunmak için bile harcamadı.”

Orhan Gazi’ye Vasiyet Edilen Hususlar

Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ye vasiyet ettiği rivayet edilen hususlar da dikkate değerdir.

  1. “Ve bir kimse kim sana Tanrı buyurmadın sözi söylese sen anı kabul etme” dedi. Ve ger bilmezsen Tanrı ilmin bilene sor.” Burada Orhan Gazi’nin devlet işlerinde Kur’ân’ı esas alması, eğer bilmediği konular karşısına çıkarsa “Tanrı ilmin bilene” yani ulemaya danışması istenmektedir.
  2. “Tahkik bilmeyince bir işe mübaşir olma.” Bir işe başlamadan önce, iyice incele ve soruştur.
  3. “Ve bir dahi sana muti olanları hoş dut.” Osmanlı sultan, kendisine bağlı olanları, yani halkı “hoş tutmak”, onlara adaletli davranmak durumundadır.
  4. “Ve bir dahi nökerleri de daim ihsan et kim senün ihsanun anun halinin duzağıdur.”

Orhan Gazi’ye babası askerine daima ihsanda bulunmasını bu sayede onların hep kendisine sadık kalacaklarını vasiyet etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir