Osman Gazi’nin İlk Başkenti Karacahisar Kalesinin Fethi

Karacahisar Osman Gazi’nin ilk başkenti olan yerleşim yeridir.

Bugün Eskişehir’in bir mahallesi haline gelmiş olan Karacaşehir köyünün üst tarafında yer almaktadır.

Karacahisar’ın fethi Osman Gazi’nin ilk fetihleri içinde en önemli olanlarındandır. O halde Karacahisar’ın fethinin şartları iyi anlaşılmalıdır. Şunu öncelikle belirtmeliyiz ki Aşıkpaşazâde’ye göre birisi Ertuğrul Gazi, diğeri Osman Gazi zamanında olmak üzere Karacahisar iki defa fethedilmiştir.

İlk fetihten sonra Karacahisar’ın tekfuru, Selçuklu sultanına vergi ödemek şartıyla yerinde bırakılmıştır. Diğer kaynaklarda bu ilk fetihten söz edilmese de tekfurun Selçuklu sultanının haraçgüzârı olduğu kaydedilmektedir. Dolayısıyla Karacahisar’a yapılacak doğrudan müdahale aynı zamanda Selçuklu sultanının hükümranlığına müdahale anlamına gelecektir. Bu nedenle olsa gerek Osman Gazi, Karacahisar’a müdahale etmek için en uygun şartların gerçekleşmesini beklemek durumundaydı. Bu uygun iklim için bazı önemli siyasal gelişmelerin ortaya çıkması gerekmiştir.

Karacahisar Kalesi Girişi

Karacahisar Kalesi Girişi

Birincisi; 1277 yılında özellikle Pervane Muinüddin Süleyman’ın serbest hareketlerinin doğurduğu tepkiyle idam edilmesi ve Moğol İlhanlığı’nın Anadolu’daki idareyi doğrudan üzerine almasıdır. Bu olaylar sonucunda artık tamamen bir gölge hükümdar haline gelen Anadolu Selçuklu sultanının otoritesi ülke genelinde ortadan kalkmıştır. Bu otorite kaybı özellikle uc bölgelerde bazı parçalanmalara ve bazı yerel beylerin bağımsız hareketlerine yol açmıştır. Bu bağımsızlıkçı hareketlerin kuzeybatı Anadolu ucundaki en önemli örneği Sahipataoğulları’dır. Selçuklu otoritesinden boşalan yeri kuşkusuz Moğollar dolduracaktır.

İkinci önemli gelişme Moğol idaresinin de uclardaki gücünü zayıflatan iç çekişmeleri ve özellikle Sülemiş isyanıdır. Osman Gazi’nin aşiretin başına geçtiği 1281’de ve izleyen birkaç yılda Moğolların Kuzeybatı Anadolu’daki garnizonunun Kütahya merkezine 60 km uzaklıktaki Çavdarhisar’da olduğu bilinmektedir. Muhtemelen bu garnizondan gelenler veya bu garnizonla ilişki içinde bulunan Germiyanlılar’ın ilk devirdeki bazı bağımsızlık alametlerinin ortaya çıkmasında özellikle de ilk hutbenin okunması ve ilk örfi verginin konulmasında çok önemli rolleri olduğu bilinmektedir. Bu konulara aşağıda İnegöl’ün fethinden sonra gerçekleştirilen faaliyetlerde daha ayrıntılı olarak temas edeceğiz. Şimdi yeniden Karacahisar’ın fetih şartlarına dönelim.

Yukarıda anlatılanların ışığında Osman Gazi’nin Karacahisar’ı fethetmesi için esaslı bir gerekçesinin bulunması gerektiği açıktır. Bu gerekçe aynı zamanda Selçuklu sultanına veya onun yerini alan Moğol idaresine başkaldırı niteliğinde olmamalıdır. Çünkü Osman Gazi’nin bu ilk devirlerde sahip olduğu asker miktarı ve diğer kaynakları birkaç cephede birden mücadele etmesine yetecek düzeyde değildir. Bu nedenle mücadelesini daha çok batı yönünde geliştirmek isteyen Osman Gazi Moğollarla ayrı bir cephe açmayı uygun görmemektedir. Bu yüzden fetih için bulacağı gerekçe Moğolların hışmını kendi üzerine çekmemelidir.

Olayın gelişimi Âşıkpaşazâde’de şöyle anlatılır:

“…İmdi Sultan Alâaddîn’e habar vardı kim Osman Gazi’nün üzerine kâfirler galaba leşker ile varmışlar; kardaşı Saru Yatu’yı şehid etmişler. Her kankı kâfirün leşkerü vardıyise bildürdiler. Sultan dahı eyitmiş kim :”Ma’lum oldı kim Karacahisar tekvüri bizüm ile yağı olmuş dedi Ve hem Germiyanoğlı o garibleri sevmez” dedi. ” Ekseri o kâfirlerün hareketinun ihmalindendür ben hod bilirün ” dedi. Emr etdi “tez leşker cem olınsun” der. Kim ol kâfirler bunun gibi iş ederler. Ve “ya gayret-i İslam bizde yok mudur” deyüb leşkeri azim cenk olındı hucum etdiler Karaca Hisarun üzerine düşdiler. Osman Gazi dahı geldi. O da bir tarafdan cenge meşgul oldı. Bir iki gün ceng olınca feryatcılar geldiler kim Bayıncar Tatar geldi Eregli’yi aldı. Ve yıkdı. Ve halkını kırdı. Ve şehrini oda urdı dediler. Sultan Alaüddin dahi Osman Gazi’yi okıdı getürdi. Hisar içün getürdükleri silahları cemi’isini verdi. Eyidür: oğul Osman Gazi sen de saadet nişanları çokdur. Sana ve neslüne âlemde mukabil olıcı yoktır. Benüm duam ve Allah’un inayeti ve evliyanın himmeti ve Muhammedün mucizatı senün ile biledür. dedi. Ve kendisi vilayetine gitdi. Sultan kim gitdi, Osman Gazi dahı birkaç gün sabr etdi. Ahır kalayı yağma etdi. Feth olundı. Tekvürini dahı dutdı. Gazileri dahı doyum etdi. Þehrinün evlerini gazilere ve gayrıya verdi. Ânı müsülman şehir etdi.”

Metinden anlaşılacağı üzere Osman Gazi, Karacahisar’a saldırma gerekçesini Karacahisar tekfurunun sultana asi olmasına dayandırmaktadır. Böylelikle, bağımsız hareket eden bir uc beyi olmak yerine sultanın ve onun metbuu olan Moğol İlhanının haklarını koruyan bir bey vasfını elde etmiş bulunmaktadır.

Karacahisar fethiyle genişleyen Osman Gazi arazisi

Karacahisar fethiyle genişleyen Osman Gazi arazisi

Yukarıda Âşıkpaşazâde’nin metninde dikkatimizi çekmesi gereken bir nokta daha vardır: Selçuklu Sultanı uclardaki ahalinin uc beylerbeyi konumundaki Germiyanlılar tarafından yeterince korunamadığı görüşündedir. Vekayinamelerimiz bu yolla da Osman Gazi’nin harekâtı için bir diğer meşruiyet zemini sağlamış olmaktadırlar. Daha sonra kaydedilecek olan ilişkilerle birlikte uc beylerbeyliğinin Germiyanlılar’dan Osman Bey’in eline geçiş süreci Karacahisar’ın fethiyle başlamış olmaktadır. Demek ki, Karacahisar’ın fethiyle bağımsız bir Osman Bey göremezsek bile artık daha serbest hareket eden bir Osman Bey tarihi bir vakıa olarak karşımızda durmaktadır.

Bu ulaştığımız netice çalışmamızın başlangıcında Osman Bey’in bağımsız olup olmadığına ilişkin sorduğumuz sorunun da cevabı olmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir