Osmanlı Devletinde Merkezi Teşkilat

Osmanlı Devleti’nin merkezî ve idari teşkilatı ilk Türk devletleri ile Türk-İslam devletlerine ait birikimlerin başarılı bir senteziydi. Kendisinden önceki Türk-İslam devletlerinden 14. yüzyıla kadar gelen ve devlet yönetimi konusunda oluşan birikimi kullanan Osmanlı Devleti, Orta Doğu ve İran devlet geleneğinin mirasçısı oldu.

Devletin henüz uç beyliği olduğu ilk dönemlerde yönetim ve hukuk işleri Anadolu’daki önemli kültür merkezlerinden gelmiş ulemanın elindeydi.

İlk Osmanlı vezirleri de ulema sınıfından olup devletin yönetim ve kurumsallaşmasını sağlayabilecek tecrübeye sahip yöneticilerdi. Özellikle Osmanlı hizmetine giren Türkiye Selçuklularının tecrübeli devlet adamları ilk dönemlerde devlet yönetiminde önemli görevler üstlenmişti.

Kalemiye sınıfı memurları çalışırken, temsilî resim

Kalemiye sınıfı memurları çalışırken, temsilî resim

Osmanlı Devleti’nde merkez teşkilatının temelleri Fatih Kanunnamesi’ne dayanmıştır. Fatih Sultan Mehmet çıkardığı kanunnamelerle devlet teşkilatında düzenlemeler yapmış, Osmanlı Devleti’ni merkezî devlet hâline getirmiştir.

Hükümdar, tüm ülkenin sahibi kabul edilmiş; hükümet, ordu ve yönetim birimlerinin doğrudan bağlandığı güç merkezi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin merkez teşkilatında 16. yüzyıla kadar yönetici kadrolar genel olarak ilmiye ve seyfiye sınıfından seçilmiştir. Bürokrasi işleri ise bu sınıflara mensup kişiler tarafından yerine getirilmiştir. Seyfiye ve ilmiye sınıflarına bu yüzyıldan itibaren kalemiye sınıfı da eklenmiştir (Görsel 1.19). Osmanlı merkez teşkilatı; hükümdar, saray ve Divan-ı Hümayun’dan oluşmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir