Osmanlı Devletinde Şehzadelerin Eğitimi

Padişahın erkek çocukları olan şehzadelerin doğum haberi bir hatt-ı hümâyunla vezîriâzama bildirilirdi. Devlet adamları padişahı tebrik eder ve hediyeler verirdi.

Şehzade doğumları ülkede düzenlenen şenliklerle kutlanırdı. Devlet için resmî bir olay kabul edilen şehzade doğumu, bir bayram niteliğindeydi. Şehzadelerin hizmetlerinin karşılanması için annesi tarafından “usta” denilen genç kızlar seçilirdi. Baş lala dâhil ağa rütbesine sahip olan üç kişi şehzadeye yardımcı olmak için atanırdı.

Osmanlı Devleti, padişah adayı olması sebebiyle şehzadelerin eğitimine çok önem vermişti. Saray geleneğine göre dört yaşına gelen şehzade, haremdeki Şehzadegân Mektebinde ilk eğitimine başlardı. “Bed-i Besmele Merasimi” denen ve bütün devlet adamlarının katıldığı büyük bir törende şehzadeye, konusu besmele öğretimi olan ilk dersi şeyhülislam verirdi. Devletin en iyi hocaları, geleceğin padişahlarını yetiştirmek için görevlendirilirdi.

Şehzadeler eğitim hayatı boyunca Kur’an-ı Kerim, tarih, coğrafya, Arapça, Farsça dersler alır; ok ve yay yapmayı, güzel yazı yazmayı öğrenirdi. Ayrıca spor dersleri olarak ok atma, ata binme, avcılık, cirit atma, gürz kullanma ve güreş eğitimi alırdı.

Şehzade ok atma eğitimi alırken (Minyatür)

Şehzade ok atma eğitimi alırken (Minyatür)

Padişahlar, devletin kuruluş dönemlerinde kardeşlerine ve şehzadelere yönetimde görevler verirdi. I. Murad Dönemi’nden itibaren ise şehzadeler on dört on beş yaşına geldiklerinde, sancakbeyi olarak görevlendirilmeye başlandı. Sancaklara vali olarak atanan şehzadelere “Çelebi Sultan” denirdi. Sancağa çıkma izni verilen şehzadeler, Şehzade Alayı denilen büyük bir törenle başkentten uğurlanırdı. Bu büyük tören, Osmanlı Devlet yönetiminde şehzadelere verilen önemin bir göstergesiydi.

Sancağa çıkma usulünün temel amacı, ileride padişah olacak olan şehzadelerin devlet yönetiminde tecrübe kazanmasını sağlamaktı. Sancağa çıkan şehzadenin yanında “Lala” denilen tecrübeli bir devlet adamı bulunurdu. Şehzadenin eğitiminden sadece padişaha karşı sorumlu olan Lala, devleti idare etme sanatının en ince ayrıntılarını şehzadeye öğretirdi.

Lala

Lala

Şehzadelerin sancağa çıkmaları, devletin o bölgeye verdiği öneminde bir göstergesi olarak kabul edilirdi. Hanedan üyesi bir yönetici tarafından yönetilen halkın, daha huzurlu olacağı ve devlete karşı daha itaatkâr davranacağı beklenirdi. Sancak gelirlerine sahip olan şehzadelerin masrafları da devlet hazinesine yük olmaktan çıkardı.

Sancaklarda şehzadelerin başkanlık yaptığı, Divân-ı Hümâyun’un benzeri Şehzade Divanları vardır. Şehzade, sancağı yönetirken kendi Divanı’na gelen davalara bizzat bakmış ve devlet yönetimini uygulamalı olarak öğrenmiştir. Sancakta bulunan Tımarlı Sipahiler şehzadeye bağlıdır. Savaşlarda ordu komutanı olarak görev yapan şehzadeler olduğu gibi padişahın sefere çıktığı zamanlarda İstanbul’da taht kaymakamı olarak kalanlar da olmuştur.

Amasya

Amasya

Bütün bunlar, şehzadelerin devlet yönetimi açısından çok önemli bir rol oynadıklarının kanıtıdır. Sancağa çıkma usulüyle yetişen şehzadeler, Osmanlı Devleti’nin en ihtişamlı padişahları olarak karşımıza çıkmıştır. Sancağa çıkma usulüyle yetişen son padişah III. Mehmet’tir. XVII. yüzyıldan itibaren şehzadeler eğitimlerini sarayda almaya başlamış fakat bu durum, şehzadelerin devlet idaresinde tecrübesiz olmalarına neden olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir