Osmanlı İmparatorluğu (1299 – 1923)

Osmanlı İmparatorluğu, tarihte kurulmuş en büyük Türk devletlerinden birisidir.

623 yıl varlığını sürdüren Osmanlı Devleti, 4 asır rakipsiz, dünyanın süper gücü olmuştur. Devletin kuruluş yılı olan 1299 yılından, yıkılış ya da kabuk değiştiriş tarihi olan 1923 yılına kadar 36 sultan devlete hükmetmiştir.

Türk İmparatorluğu olan Osmanlı Devleti, aynı zamanda İslamiyeti kabul etmiş bir devlettir. Osmanlı Devletinin 9. sultanı olan Yavuz Sultan Selim döneminde 1517 yılından itibaren Hilafet Osmanlı İmparatorluğuna geçmiştir. İslamiyetin merkezi Osmanlı Devleti olmuştur, hatta Mekke – Medine’de Osmanlı’nın idaresine geçmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri teknolojisi ve stratejisi dünyaya örnek olmuştur. Osmanlı zamanında çok büyük savaşlar gerçekleşmiş ve bir dönem yenilmesi imkansız bir güç haline gelmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu (1299)

Henüz Anadolu Selçuklu Devleti varlığını sürdürürken Cengiz Han’ın kurduğu Moğol İmparatorluğu Anadolu’ya kadar yayılmış ve Türklerin kapısına dayanmıştır.

Moğollar, Anadolu'nun kapısına dayanmıştı.

Moğollar, Anadolu’nun kapısına dayanmıştı.

1243 yılında Kösedağ’da gerçekleşen Moğol – Selçuklu savaşında Türkler yenilmiş ve Moğollar Anadolu’yu istila etmiştir. İşte böyle bir dönemde bugünkü Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde Ertuğrul Gazi, Osmanlı Devletinin ilk temellerini atmıştır.

Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılması ile Bizans İmparatorluğu kıyısında küçük bir beylik olan Osmanlı Devleti 1299 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, 1326 yılına kadar Osman Bey’in fetihleri ile sınırlarını genişletmiş ve civarın en büyük şehirleri olan Bursa ile İznik’i kuşatma altına almıştır. Ancak bu şehirlerin fethi Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi döneminde gerçekleşmiştir.

Bursa ilinin başkent olmasıyla Osmanlı Devleti kısa bir sürede Bizans İmparatorluğundan daha kuvvetli bir hale gelerek etrafındaki beylikleri de hakimiyeti altına almıştır. 1350 yılında Orhan Gazi’nin büyük oğlu Süleyman Paşa, Devletin sınırlarını Anadolu’dan Avrupa’ya geçirmiş, Çanakkale ve Tekirdağ’ı fethetmiştir.

Edirne Fethiyle Bizans Sıkıştırılmıştır.

Edirne Fethiyle Bizans Sıkıştırılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin 3. padişahı I.Murad zamanında Edirne fethedilmiş ve Bizans İmparatorluğu küçük bir bölgeye sıkıştırılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunun Yükseliş Dönemi

Osmanlı Devleti gerçek anlamda I. Murad döneminde yükselişe geçmiştir. Öyle ki Haçlı ordularını üzerine çekecek kadar kuvvetli bir orduya sahip olmuştur.

Avrupa topraklarını adım adım ele geçiren Osmanlı sultanı I. Murad Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan’ı himayesi altına almış, Doğu Roma İmparatorluğu’nu vergiye bağlamıştır.

Papa’nın çağrısı üzerine bir araya gelerek oluşturulan Haçlı Orduları ile Osmanlı Ordusu, Kosova Ovası’nda karşılaştılar. Savaşı Osmanlı Ordusu büyük bir zafer ile kazanmıştır, ancak Sultan I. Murad savaş sonrasında şehit olmuştur. I. Murad’ın şehit olması üzerine savaş meydanında Sultan Yıldırım Bayezid’e biat edilmiştir.

Yıldırım Bayezid, Avrupa ve Anadolu’da devletin sınırlarını genişletti. Niğbolu’da Haçlı Orduları’nı bir kez daha mağlup etti. Yıldırım Bayezid’in ordusu ile Timur’un ordusu 1402 yılında Ankara’nın Çubuk Ovasında karşı karşıya geldiler. Osmanlı ordusu bu savaştan mağlup ayrıldı, Sultan Yıldırım Bayazid bu savaş sonrasında esir düştü ve esaret sırasında hayatını kaybetti. Osmanlı yönetiminde 12 yıl süren bir karışıklık dönemi baş gösterdi. Bu 12 yılın ardından Sultan I. Mehmed Çelebi, Osmanlı Devleti’nin bütünlüğünü sağladı.

Sultan I. Mehmed Çelebi sayesinde Anadolu ve Avrupa’da söz yine Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçti. I. Mehmed Çelebi’den sonra başa geçen II. Murad, Haçlı Ordularını Kosova ve Varna’da ciddi şekilde hezimete uğratarak Osmanlıyı istisnasız en büyük güç haline getirdi. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesiyle Osmanlı Devleti, dünyanın en büyük imparatorluğu konumuna yükseldi. Fatih Sultan Mehmed, İtalya kıyılarına ciddi bir askeri harekat başlattı ve Otranto kalesini ele geçirmeyi başardı. Ancak Osmanlı’da yaşanan taht kavgaları nedeniyle Roma üzerine gidilemedi.

16. yy ise Osmanlı İmparatorluğunun süper güç olduğunun ispatı oldu. Yavuz Sultan Selim Han, Memlukler’i tarih sahnesinden sildi ve Safevi Devletini etkisiz hale getirdi. Dönemin en ünlü denizcilerinden Piri Reis, Yavuz Sultan Selim’e ilk dünya haritasını sundu.

Osmanlı İmparatorluğu, gücünün doruk noktasına ise Kanuni Sultan Süleyman ile ulaşmıştır. Osmanlı Orduları, bu dönemde Viyana kapılarına kadar dayandı. Akdeniz’de istisnasız Osmanlı Hakimiyeti görüldü. Barbaros Hayrettin Paşa, birleşik Haçlı donanmasını Preveze’de yaktı. Artık Osmanlı İmparatorluğu Hint Okyanusunda dahi varlık gösteriyordu. Kızıldeniz filosu bir kaç defa Hint Okyanusundan sefere çıktı.

Duraklama Dönemi

Kanuni Sultan Süleyman dönemine kadar padişahlar sefere çıkarken orduyu sürekli yanlarına alırlardı. Ancak 1566 yılında Muhteşem Süleyman’ın vefat etmesiyle Osmanlı Devletinin duraklama Dönemi Başladı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın vefatı ile Osmanlı İmparatorluğunun büyüme hızı kesildi. Buna rağmen Osmanlıya bağlı Kırım Birlikleri, Rusların üzerine başarılı harekatlar düzenlediler. Bu dönemde Safeviler ile savaşlar gerçekleşti, bu savaşları kimi zaman Osmanlı Devleti, kimi zamanda Safeviler kazandılar. Ayrıca Avusturya ile de büyük savaşlar yaşandı, yine bu savaşlarda da her iki tarafında kazanıp kaybettikleri oldu.

Osmanlı devleti bu dönemde daha çok denge politikasına yöneldi. Ruslar, Fransızlar ve İngilizler ciddi birer güç haline gelmeye başladılar. Bir çok defa Osmanlıya kaybeden Ruslar, bazı alanlarda ön plana çıkmaya başladılar.

Sultan Genç Osman’ı tahtan zorla indirip öldüren Yeniçeriler devlet içerisinde yönetimi ele geçirmeye başladılar. Ancak disiplinli yapısı sayesinde IV. Murad Han otoriteyi bir nevi sağladıysa da genç yaşta ölmesi devlet için yeni bir duraklama dönemini gündeme getirdi.

Köprülü ailesinin Osmanlı Devleti yönetiminde söz sahibi olması İmparatorluğu yeniden yükselişe geçirdi. Özellikle Avrupa üzerinde ikinci defa Muhteşem Süleyman dönemi yaşandı. Osmanlı orduları tekrar Viyana kapılarına dayandı.

Çöküş Dönemi

1683 yılında Kara Mustafa Paşa tarafından Viyana 2. defa kuşatıldı. Nitekim Viyana’yı ele geçirememesi Osmanlı Devleti’ne pahalıya mal oldu ve çöküş dönemi resmen başladı.

Çöküş döneminin başlaması ile Osmanlı İmparatorluğu gücünü yitirmeye başladı. 17 ve 18. yüzyıllar Osmanlı için çöküş zamanları oldu. Ruslar, Avusturyalılar ve İranlılar dört bir taraftan Osmanlı Devletine savaş açtılar. Karadeniz’deki Türk hakimiyeti Rusya ile bölündü ve Kırım Rus orduları tarafından işgal edildi. Bu dönemde Fransa’da yönetimi ele geçiren Napolyon Bonapart, Osmanlı topraklarına saldırdı ve Mısır’ı ele geçirdi. Mısır’dan sonra Suriye’ye ilerlemek isteyen Napolyon, Osmanlı kuvvetlerine kaybedince buradan kaçmak zorunda kaldı.

Osmanlı Devletinin çöküşünü önlemek için Devlet içerisinde yeni çalışmalar başladı ancak bu sırada iç karışıklıklar oldukça arttı. Özellikle Yeniçerileri durdurmak imkansız hale gelmeye başladı. 1808 yılında Osmanlı yönetimini ele alan II. Mahmud, Yeniçeri Ocaklarını kapattırdı ve modern Osmanlı ordularını kurdu. II. Mahmud döneminde devlet yönetiminde değişikliğe gidildi ve yeni kanunlar çıkarıldı. Bu kanunların çıkarılmasında İnsan Hakları göz önünde bulunduruldu.

Abdulmecid Han, Tanzimat fermanını ilan ederek devlet içerisindeki vatandaşlara birçok yeni haklar tanıdı. Avrupa halkı bu hakları ihtilal ile alırken Osmanlı sultanı kendi isteği ile yeni düzeni kurdu ve kendi haklarını kısıtladı.

İlk Dış Borçlanma

1856 yılında birleşen Osmanlı, İngiltere, Fransa ve İtalya, Kırım Savaşında Rus ordularını mağlup ettiler. Modern Osmanlı orduları savaşta büyük başarı gösterdiler, ancak ilk dış borçlanma bu dönemde başlamış oldu.

Avrupa’daki azınlıklar bağımsızlık için sürekli isyanlar çıkardılar. Yunanistan krallığı bunu başardı ve bağımsızlığını kazandı. 32. Osmanlı sultanı Abdulaziz Han, askeri darbe ile tahtından indirilerek şehit edildi. Bu dönemde Dış güçler, Osmanlı içerisine ciddi derecede sızmışlardı. Osmanlı Devleti borçlarını ödeyemediği için iflasını açıkladı. 1878 yılında Ruslar, Osmanlı Devleti’ni ağır bir mağlubiyete uğrattı ve başkent İstanbul’a kadar ilerlediler. Bunun üzerine imzalanan anlaşma ile Ruslar geri çekildi.

II. Abdulhamid Dönemi

Osmanlı tahtına geçen Sultan II. Abdulhamid Han, 33 yıl boyunca devleti başarılı bir siyaset ile yönetti. Abdulhamid döneminde Almanya ile yakın ilişkiler kuruldu. Devletin borçlarının neredeyse tamamı bu dönemde ödendi. Osmanlı Devleti Abdulhamid Han döneminde ekonomik bir kalkınma yaşadı. Sultan Abdulhamid döneminde okullar, hastaneler ve daha birçok proje gerçekleştirildi.

Osmanlı Devletinde 1909 yılında çıkan askeri darbe sonucunda Sultan II. Abdulhamid Han tahttan indirildi. Bu yıl birçok Avrupa devleti Osmanlıdan ayrılarak bağımsızlığını ilan ettiler. Balkan savaşları yaşandı, bu dönemde yönetimi ele geçiren İttihat ve Terakki hükumetleri ağır mağlubiyetler aldılar. Balkan devletleri Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan ve Yunanistan İstanbul üzerine hareket ettiler. Birinci Balkan savaşı döneminde Edirne, Osmanlı hakimiyetinden çıktı, fakat İkinci Balkan savaşı döneminde tekrar eri alındı.

1914 yılında I. Dünya Savaşının başlamasıyla, Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya-Macaristan savaşa birlikte katıldılar. Osmanlı Devleti, bu savaşta Çanakkale cephesi dışındaki cephelerde kaybetti. İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan, Osmanlı topraklarını işgal ettiler ve İstanbul, Osmanlı hakimiyetinden çıktı. Yunan askerleri İzmir’i ele geçirdikten sonra Ankara üzerine yürüdüler.

19 Mayıs 1919 yılında Bandırma vapuru ile Samsun’a çıkan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, yeni bir ordu tesis ederek Kurtuluş savaşını başlattı ve Yunan ordularını İzmir’e kadar kovaladı. İstanbul tekrar Türklerin eline geçti. Son padişah Sultan Vahdettin Han’ın İstanbul’dan ayrılması ile Osmanlı İmparatorluğu 1923 yılında sona erdi ve yerini Türkiye Cumhuriyeti’ne bıraktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir