Osmanlıda Eğitim Sistemi

Osmanlılarda eğitim, hem bireylere toplumun geçerli değerlerini ve bilgileri aktarma hem de bireyin iyi insan, iyi meslek sahibi olmasını ve kanunlara uymasını hedefleyen bir anlayışa sahipti. Osmanlıda Eğitim Sistemi‘ni yakından inceleyelim.

Osmanlıda Mesleki Eğitim

Osmanlı esnaf örgütü, Türkiye Selçuklu Devleti’ndeki Ahilik çerçevesinde gelişmiş ve lonca ismini almıştır. Ahilik, esnaf ve zanaatkârları bir çatı altında toplamıştır. Osmanlı Devleti’nde her meslek grubunun bir loncası vardı. Loncalar aynı zamanda mesleki eğitimin verildiği yerlerdi. Mesleğe yeni giren bir çırak belli aşamalardan sonra kalfalığa, kalfalık döneminden sonra da ustalığa geçerdi. Lonca sisteminde ustalar, çıraklarına meslekleriyle ilgili teknik bilgiler yanında, toplum hayatının gerektirdiği kültür ve terbiyeyi de öğretirlerdi. Ustalığa geçiş sırasında bir tören yapılır, usta olan kişiye peştamal kuşatılır ve ustalık belgesi olan icazet verilirdi. İcazet aldıktan sonra iş yeri açma izni verilirdi.

Osmanlıda Saray Eğitimi

Osmanlı Devleti’nin yönetildiği Topkapı Sarayı aynı zamanda bir okul görevi de görmekteydi.

Enderun: Kuruluşu II. Murat’a kadar uzanan Enderun’a Fatih döneminde büyük önem verilmiş ve geliştirilmiştir. Saray okulu olan Enderun’a başlangıçta devşirme sistemi ile öğrenci alınırdı. Devşirme sistemiyle toplanan çocuklar, Türkçeyi, Türk gelenek ve göreneklerini, İslam dinini öğrenmek üzere Türk ailelerinin yanına gönderilirdi. Burada Türk-İslam kimliği kazanan çocuklar askerî eğitim almaları için acemi ocağına alınırdı. Acemi ocağındaki yapılan seçme sonunda başarılı olanlar Enderun’a alınırdı. Enderun oda ya da koğuş denen bölümlerden meydana gelirdi. Bu odalar büyük oda, küçük oda, doğancılar odası, seferli odası, kiler odası, hazine odası ve has oda şeklinde sıralanmaktaydı.

Öğrenciler odaların alt basamağında öğretime başlar, üst basamaklara doğru yükselirlerdi. Bu süreç içerisinde güreş, ok atma, güzel yazı, Arapça, Farsça, edebiyat, tarih, musiki, İslami bilimler ve matematik öğrenirlerdi. Enderun, Osmanlı devlet hayatına çok sayıda veziriazam, vezir ve yüksek dereceli devlet adamı yetiştirmişti.

Harem: Harem padişahın özel yaşantısının geçtiği yerdi. Haremde, padişah eşleri, çocukları ve cariyeler yaşardı. Harem, enderun gibi okul işlevi de görüyordu. Cariyelere İslam dinînin kuralları, okuma-yazma, sarayın görgü kuralları öğretilirdi. Bundan başka yeteneklerine göre biçki-dikiş, musiki dersleri aldırılır; keman, kanun, ney, def, tambur gibi aletleri çalmaları öğretilirdi. Hemen hemen hepsinin odasında bir kitaplık vardı. Günlerini özellikle tarih ve coğrafya kitapları okumakla geçirirlerdi. Haremdeki cariyelerin bazılarının padişah eşi olacak olmaları eğitim ve öğretimlerine önem verilmesine neden olmuştur. Saray bünyesindeki eğitim kurumlarından biri de şehzadegan mektebiydi. Burada şehzadelere ilköğretim bilgileri verilirdi.

Osmanlıda Askerî Eğitim

Osmanlı Devleti’nde ordu başlangıçta gönüllü aşiret birliklerine dayanıyordu. Bunların yetersiz kalması üzerine Orhan Gazi zamanında daimî askerî birlikler kuruldu. Hızla gelişen fetihler, Osmanlı devlet adamlarını yeni arayışlara yöneltti. Bunun üzerine kapıkulu ordusu kuruldu. Kapıkulu ordusuna kaynak oluşturmak amacıyla acemi ocağı oluşturuldu. Devşirme sistemine uygun olarak toplanan ve gerekli Türk-İslam kültürünü alan çocuklar acemi ocağında askerî eğitim aldıktan sonra kapıkulu ocaklarına dağıtılırlardı.

Askerî eğitim veren ve birer askerî sanat okulu olan başlıca kurumlar şunlardı:

Tophane: Top döküm ve yapımı ile ilgili askerî sanat okuludur. Top döküm ve yapım tekniğinin bütün incelikleri burada öğretilirdi.

Humbarahane: Havan topları ve el bombaları burada yapılırdı. Bunları yapmak ve kullanmak bilgi ve beceri isteyen bir işti. Bunun için gerekli eğitim ve öğretim bu askerî sanat okulunda verilirdi.

Osmanlı Mehter Takımı

Osmanlı Mehter Takımı

Tüfekhane: Tüfek yapım, bakım ve onarımını gerçekleştirirdi.

Kılıçhane (Kılıç Sanat Mektebi): Kılıç ve kesici silahların yapıldığı askerî sanat okuludur.

Mehterhane: Osmanlı Devleti’nde askerî mızıka okuluna mehterhane denilmekteydi. Savaşlarda askerlerin savaşçılık ve yiğitlik duygularını artırırdı. Bu kurumlarda eğitim-öğretim daha çok uygulamaya dayalı olarak verilmekteydi.

Osmanlıda Medrese Eğitimi

Osmanlı Devleti’nde eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı en önemli kurum medreseydi. Sözlük anlamı “ders okunan, ders verilen yer” olan medreseler hariç, dâhil ve sahn olmak üzere üç bölümden meydana gelirdi. Sıbyan mektebinden sonra başlanılan medresenin her bölümünde belirli bir öğrenim görülürdü. Mahalle mektebi de denilen sıbyan mektebi, Osmanlı Devleti’nde ilk eğitim ve öğretimin yapıldığı yerdi. Buralarda Kur’an-ı Kerim ve İslam dinînin temel bilgileri yanında yazı yazma ve temel aritmetik işlemi öğretilirdi. Genellikle devlet ileri gelenleri ve padişahlar tarafından yapılan külliyelerin içerisinde, camilerin bitişiğinde veya bağımsız bir yapı hâlinde kurulan sıbyan mektepleri mali ve mekân açısından fazla bir külfet getirmediğinden her mahallede, semtte, köyde açılmıştı.

Medreselerde dersler müderris denilen öğretmenler tarafından verilirdi. Eğitim ve öğretimin parasız olduğu medreselerin giderleri bağlı olduğu vakıf tarafından karşılanırdı. Medreseleri bitirenlere icazetname denilen bir diploma verilirdi. Medrese mezunları kadı, müderris, müftü, astronom, matematikçi, mimar ve din bilgini olurlardı.

Edirne II.Bayezit Darüşşifası

Edirne II.Bayezit Darüşşifası

İlk Osmanlı medresesini Orhan Bey İznik’te açmış, daha sonra başta Bursa, Edirne ve İstanbul olmak üzere hemen hemen her Osmanlı şehrinde medrese açılmıştır. Osman medreseleri Fatih Sultan Mehmet’in açtığı Sahnıseman Medresesi ve Kanuni Sultan Süleyman’ın açtığı Süleymaniye Medresesi ile zirveye ulaştı. Bazı Osmanlı medreseleri, öğretim alanlarına göre ihtisaslaşmışlardı.

Darüttıp Medresesi tıp alanında, Darülhendese matematik alanında, Darülhadis hadis alanında uzman yetiştirirdi. Dinî Kurumlardaki Eğitim Osmanlı Devleti’nde cami, tekke ve zaviyeler ibadet yerleri olmalarının dışında öğretim yeri gibi faaliyette bulunmuşlardı. Camiler ibadet için halkın bir araya geldiği, bireylere dinî, ahlaki bilgi ve öğütlerin verildiği kurumlardı. Camilerde namazdan sonra tefsir, hadis, fıkıh, hat, tezhip gibi dersler verilirdi. Tekke ve zaviyeler de birer yaygın eğitim kurumu gibi faaliyetlerde bulunmuştur.

Süleymaniye Camisi

Süleymaniye Camisi

Osmanlılara daha önceki Türk-İslam devletlerinden miras kalan tekke ve zaviyeler her şeyden önce dinîtasavvufi eğitimin verildiği yerlerdi. Medreselerin ulaşamadığı uzak yerlerde dinîtasavvufi eğitimi sağlamışlardır. Bu kurumlarda tefsir, hadis, Arapça, Farsça gibi dinî ve ahlaki alanların dışında musiki, raks, güreş ve okçuluk alanlarında eğitim verilirdi.

Osmanlıda Eğitim Sistemi hakkında sitemizdeki diğer makalelere de göz atmayı ihmal etmeyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir