Siyasetnamelerde Padişahların Vasıfları

Siyasetname türündeki eserlerin çok eskilere giden bir geleneği vardır. Bu tür eserler hem devrin hükümdarlarına ve devletin ileri gelenlerine hem de daha sonra bu görevi üstleneceklere yol göstermek, tavsiyelerde bulunmak amacıyla kaleme alınmıştır.

Eserlerde siyaset konularına değinildiği gibi devletin işleyişi, idare şekilleri ve devlet ileri gelenlerinin taşıması gereken özelliklere dair bilgilere de yer verilmiştir. Siyasetname veya nasihatname türündeki eserler, Osmanlı devlet yönetiminde de özellikle yöneticiler için çok önemli bir yere sahiptir. Bu eserler sadece siyasi kitaplar şeklinde değil fermanlar, adaletnameler ve layihalar şeklinde de karşımıza çıkmaktadır.

Siyasetnamelere göre devlet idaresinde adalet anlayışı en başta gelen erdemdir. Osmanlı Devleti’nde adaleti sağlamak padişahın yerine getirmesi gereken en önemli görevdir. Adaletle korunan reaya sayesinde güçlü devletler ortaya çıkmıştır.

Osmanlı Devleti’nde ilk siyasetname Şeyhoğlu Mustafa tarafından kaleme alınan “Kenzü’l-Küberâ” ve “Mehekkül Ulemâ”dır. Sultan II. Murad’ın oğluna nasihatı “Nasıhat-ı Sultan Murad” padişahlar tarafından yazılan nasihatname geleneğine ait önemli örneklerden biridir.

Padişahın devlet adamlarıyla görüşmesi (Temsilî)

Padişahın devlet adamlarıyla görüşmesi (Temsilî)

Osmanlı siyasetname geleneğine göre padişahta bulunması gereken vasıflardan bazıları şunlardır: Her konuda adil olmalıdır. İnsaflı, olgun, dürüst olmalı ayrıca yalan ve iftiradan sakınmalıdır. Vefakâr olmalı, verdiği sözü yerine getirmelidir. İffet, hikmet sahibi ve cesur olmalıdır. Yönetici ve diğer kadroları seçerken liyakati gözetmeli, tayin, terfi ve görevden alımlarda çok dikkatli davranmalıdır. Divan üyeleri, tecrübeli devlet adamları, din adamları, ilim adamları ve askerlerle fikir alışverişinde bulunmalıdır. Verilen emirden sonra işin yapılıp yapılmadığını takip etmelidir.

Devlet memurlarından ve halkın durumundan haberdar olmak için casuslar atamalıdır. Halkı aydınlatmak için gönderilen vaizlerin hurafelerle halkı kandırmamasına dikkat etmelidir. Halkın malını, ırzını korumalı ve vergiyi zamanında adilce almalıdır. Akrabaları ve adamları halka zulmetmemelidir. Kendisine emanet edilen devlet hazinesini boş yere harcamamalıdır. İhtiyaç yokken cami ve medrese inşa etmemeli, özellikle yolların bakımı, tamiri ve emniyetine dikkat etmelidir. Kendine sığınan yabancılara devletin şerefi için uygun işler vermelidir. Halka kendini sevdirmeli, halkı sevmeli, askeri korumalıdır. Dinlenme ve eğlenceden ölçüler içinde geri kalmamalıdır.

“Uzun ömür ve adalet ikiz kardeştirler,
Akıl sahipleri böyle haber verdiler.
Ebedilik adalet ve hakla olur,
Zulüm ile şahlık, rüzgâr ile lamba gibidir.”
İdris-i Bitlisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir