Uşi Barış Antlaşması ve Antlaşmanın Maddeleri

Gerek İtalya’nın gerek de Osmanlı’nın birbirlerini barışa zorlayan manevralar içinde bulunmalarının ardından 1912 yılı sonlarına doğru artık iki ülke arasında gizli görüşmeler yapılmaya başlanmıştır.

Her iki ülke de kendi taleplerinde ısrar etmişse de Osmanlı yönetiminin o sıralarda Balkanlarda kendisine karşı oluşmaya başlayan cephe ile birlikte İtalya’ya nazaran talepler konusunda daha esnek davranmak zorunda kalan taraf olduğunu söyleyebiliriz. Bu bağlamda karşılıklı olarak iletilen barış şartlarının ardından ilk barış görüşmeleri büyük bir gizlilik içinde Lozan’da 12 Temmuz 1912’de başlamıştır.

Gazi Ahmet Muhtar Paşa

Gazi Ahmet Muhtar Paşa

Tarafların süren müzakereler süresince taleplerinin değişiklik gösterdiği görüşmeler devam ederken Said Paşa istifa etmiş yerine, içinde Kamil ve Hüseyin Hilmi Paşalar gibi eski sadrazamların bulunmasından dolayı ‘Büyük Kabine’ ismi verilen Gazi Ahmet Muhtar Paşa liderliğinde bir hükumet kurulmuştur.

İtalya bu hükumetin dış işleri bakanının Ermeni olan Noradonkyan Efendi olmasından dolayı son derece memnun olmuştur. Yeni hükumet savaş bölgesindeki yetkililerden cephanenin bittiği, cephane sevk edilmezse durumun daha da kötü olacağı, halkın bir kısmının artık barış yapılması gerektiğine inanmaya başladığı şeklinde bilgiler almıştır. Bunun ardından mecliste gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde yönetim yeni şartlarını belirlemiş ve bu şartlar çerçevesinde Nabi ve daha evvel Roma elçiliğinde görev yapan Fahrettin Bey görüşmeleri yürütmek üzere görevlendirilmişlerdir.

Türk ve İtalyan temsilciler arasında bu defa İsviçre’nin Caux şehrinde 13 Ağustos’ta başlayan barış görüşmeleri Uşi’de devam etmiştir. Bu sıralarda Osmanlı Devleti Balkanlarda Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ’ın seferberlik ilan ettiği haberini almış ve bu devletlerin Osmanlı’ya karşı bir savaş başlatacakları yorumları yapılmaya başlanmıştır.

Balkanlarda bir savaşın patlak vermesi, adaları işgal altında tutan İtalya’nın İzmir ve Trakya’daki sahil bölgelerini bombalama tehdidi gibi durumlar Osmanlı Devleti’ni zor durumda bırakmıştır. Bu bağlamda barış şartlarını yenileyen Osmanlı Devleti ile İtalya arasında 15 Ekim 1912’de Uşi Barış Antlaşması imzalanarak savaşa son verilmiştir.

Uşi Antlaşması 4 ekli ve 4. eki açık ilan edilecek bir gizli antlaşma şeklinde imzalanır ve buna göre antlaşmanın açık olan 4. ekinde özetle şunlar yer almaktadır: Barışın ilan edildiği, önce Osmanlı yönetiminin Trablusgarp’ta bulunan askerlerini ardından İtalyanların Adalardaki askerlerini geri çekeceği, tutsakların salıverileceği ve genel af ilan edileceği, iki ülke arasındaki eski antlaşmaların yeniden yürürlüğe gireceği, Osmanlı topraklarında işten çıkartılan İtalyanların yeniden işe alınacağı, Düyun-u Umumiye’nin Trablusgarp’taki gelirlerinin eskiden olduğu gibi ödenileceği, kapitülasyonların kaldırılması hususunda İtalya’nın yardımcı olacağı.

Antlaşmanın gizli olan metninde ise şu hususlar belirtilmektedir: Osmanlı Padişahı’nı temsil edecek Naibüssultan isminde bir görevlinin atanacağı ve bu atamada İtalyan hükümetinin de onayının aranacağı, Osmanlı Devleti’nin antlaşmayı müteakip 3 gün içinde bir Padişah fermanı yayınlatacağı ve bunu takiben de İtalya’nın bir Krallık emri yayınlatacağı, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp ve Bingazi’ye silah, mühimmat ve asker göndermemeyi kabul ettiği, İtalya’nın Balkan sorununun Osmanlı çıkarlarına en uygun şekilde sonuçlandırılması için Osmanlı’ya her türlü yardımda bulunacağı, Osmanlı Devleti’nin Seyyit İdris ve taraftarları için bir genel af ilan edeceği, her iki tarafın da bu antlaşma Meclis-i Mebusan’a götürülene kadar gizli tutmayı kabul edeceği.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir