Westphalia Barışı’nın Sonuçları Nelerdir?

Westphalia‘da Protestanlık mezhebi Katolik mezhebine denk sayılarak ve Protestanlığın ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalara son nokta konuldu. Westphalia ile beraber Habsburg Hanedanı’nın itibarı zedelendi ve Almanya’da yerel hanedanlar öne çıktılar.

Brandenburg (Birendınbörg) Prensliği giderek güçlendi ve bir bakıma Prusya İmparatorluğu’nun yani Almanya’nın temelleri Westphalia’da atıldı. Antlaşma, imparatorun prenslikler üzerindeki otoritesini kısıtlamıştı.

Otuz Yıl Savaşları‘nın bir başka neticesi de savaşın getirdiği felaketlerdi. 1648’de imzalanan Westphalia Barışı‘yla birlikte Almanya yüzlerce küçük prensliğe bölündü. Almanya 1871’e kadar siyasal birliğini tamamlayarak Orta Avrupa’da baskın güç olma şansını yitirdi. Otuz Yıl Savaşları neticesinde Almanya’nın nüfusu oldukça azaldı. Savaştan dolayı üretim durdu ve yıllar sonra bile ülke ekonomik darboğazdan kurtulamadı.

Fransa, çevresindeki Habsburg çemberini kırmayı başarmıştı. Fransa’nın Hollanda ve Kuzey İtalya üzerindeki nüfuzu da artmıştı. Bunun yanında Fransa’nın bazı toprak kazançları da bulunmaktaydı. Fransa’da monarşi Westphalia’dan sonra iyice sağlamlaştı. XIX. yüzyıla kadar kıta Avrupası’ndaki en güçlü devlet ise Fransa oldu.

İsveç savaştan başarıyla çıktı. Hollanda’nın bağımsızlığı Westphalia ile onaylandı. Antlaşma ile İsviçre bağımsız oldu.

Westphalia Barışı (temsilî)

Westphalia Barışı (temsilî)

Alman İmparatorluğu gibi papalık da Westphalia’da darbe yedi. Papa antlaşmayı geçersiz saydıysa da Westphalia’yı imzalayan ülkeler de Papa’nın bu hükmünü geçersiz saydılar. İngiltere Otuz Yıl Savaşları’na katılmadı. İngiltere ile rekabet hâlinde olan İspanya ise bu savaşta yenildi. İspanya yenildiği için sonuç İngiltere’nin lehine oldu. Otuz Yıl Savaşları sırasında en buhranlı dönemlerinden birini yaşayan Osmanlı Devleti savaşa doğrudan katılmamış ancak Osmanlı’ya bağlı Erdel Prensliği, İmparator Ferdinand’a karşı mücadele etmişti. Westphalia, Protestanlığın Papa ve Katolikliğe karşı kazandığı zaferin adeta bir sembolüydü. Fransa ile savaşmaya devam eden İspanya ise savaş sonunda Hollanda’yı işgal edemedi ve bir daha eski güçlü dönemlerini asla göremedi. İspanyollar Fransa ile 11 yıl daha savaştılar.

Westphalia Barışı sıradan bir antlaşma metninin çok daha ötesindeydi. Bu metin, artık devletlerin daha seküler (dünyevi) bir düzlemde pozisyon aldığını, papalık makamının devletin hâkimiyet sahasına artık daha fazla karışamayacağına, devlet çıkarlarının savaşlarda birincil husus olduğuna işaret ediyordu. Westphalia ile “din özgürlüğü mefhumu” Avrupa’da kesinlik kazandı. Diğer bir önemli husus ise devletlerin kendi topraklarında “mutlak egemen” bir konuma yükselmeleri oldu. Daha önce papadan yetki alan ve üst otorite olarak Vatikan’ı gören Avrupalı krallar kiliselerini “millî” hâle getirdiler. Dini, devletin tekeline alarak toprakları üzerinde devletin mutlak egemen olmasını sağladılar.

Westphalia Antlaşması’nın Giriş Metni

“Bundan sonra Avrupa, kendi yasalarına göre hareket eden, kendi siyasal ve ekonomik çıkarlarını izleyen, serbestlik içinde ittifaklar kuran ve bozan, savaş ile barış arasında, güç dengesi kurallarına göre durum değiştiren, elçi gönderip kabul eden bağımsız ve özgür devletlerden oluşacaktır. Devletlerin üzerinde, onların ilişkilerini düzenleyen herhangi bir üstün otorite yoktur. Çıkar çatışmaları güç kullanarak çözümlenmektedir.”

2 Responses

  1. Eylül 11, 2018

    […] Westphalia Barışı’nın, ulus devletin uluslararası düzende nereye oturduğunu göstermesi ve içte nasıl bir güce sahip olduğuna işaret etmesi bakımından son derece önemlidir. […]

  2. Mayıs 28, 2019

    […] imparatorlukların zayıflaması feodal devletleri ortaya çıkarmış. 16.yy. da yapılan Wesfalia barış antlaşmasıyla bugünkü modern devletlerin öncüsü sayılan ulus devletler ortaya […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir