Avrupa’da Yaşanan Değişimlerin Osmanlı Devleti’ne Etkileri

Avrupa’da yaşanan ihtilaller doğal olarak Osmanlı Devleti’ni de etkilemiştir. Özellikle Balkan topraklarında yaşayan milletlerin ihtilallerden etkilenme ihtimalini ortaya çıkarmıştır. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmak istemeyen Osmanlı Devleti, Avrupa’da yaşanan olayları yakından takip etmiştir.

Balkanlar’daki eyalet ve sancaklardaki gelişmeler sıkı takibe alınmıştır. Ancak çok uluslu bir devlet olan Osmanlı Devleti, kısa bir süre içerisinde milliyetçilik akımlarının etkisinde kaldı. Osmanlı Devleti’ni parçalamayı ve çökertmeyi hedefleyen Avrupalı devletler, Balkanlar’dan başlamak suretiyle yaptıkları kışkırtmalarla Osmanlı topraklarında milliyetçi ayaklanmaları desteklediler. Yunanlılar, Sırplar, Bulgarlar başta olmak üzere tüm Balkan milletleri bu ayaklanmalara katıldılar. Özelikle Ruslar, Türkleri Balkanlar’dan atmak, Boğazları ele geçirmek ve sıcak denizlere inmek amacıyla Panslavist hareketlerle Balkan milletlerini kendi amaçları doğrultusunda kullandı. Osmanlı Devleti ayaklanmaları bastırmak için uğraştıysa da siyasi, ekonomik ve askerî olarak büyük kayıplara uğradı. Avrupa devletleri ve Ruslar, ayaklanan milletleri destekleyerek Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışarak Osmanlı Devleti’ne her türlü baskıyı uyguladılar. Bunun sonucunda 1829’da Yunanlılar bağımsızlıklarını ilan etti. Yunanların bağımsızlığıyla başlayan süreç Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar devam etti.

XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’ne Balkanlar’dan, Kafkaslardan ve Kırım’dan kitlesel göçler olmuştur. Baskı ve katliamlara maruz kalan Müslüman ve gayrimüslim halklardan insanlar Osmanlı Devleti’ne göç etmiştir. Göçler sonrasında bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunları çözmek için 1857 tarihli Muhacirun Kanunnamesi yayımlanmış ve 1860-1861 yıllarında Muhacirun Komisyonu kurulmuştur.

XIX. yüzyılda Avrupa’dan Anadolu’ya göçler

XIX. yüzyılda Avrupa’dan Anadolu’ya göçler

1848 İhtilalleri’nden sonra Çekler, Macarlar ve Lehlerden (Polonyalılar) önemli sayıda nüfus Osmanlı Devleti’nin topraklarına sığındı.

1831-1882 yılları arasında Anadolu’daki Müslüman nüfusu ikiye katlanmıştı. Bu durumun oluşmasında 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisi büyük olmuştur. Muhacirun Komisyonunun raporlarına göre Anadolu’ya aralarında Tatar ve Çerkezlerin de bulunduğu bir milyondan fazla göçmen gelmiştir.

Göçler sonucunda başta Anadolu olmak üzere Osmanlı topraklarında barınma, beslenme, sağlık ve yerleşme sorunları yaşanmıştır. Sorunların çözümü için yapılan harcamalar devlet bütçesine ağır yük olmuştur. Osmanlı Devleti, göç edenlerin ülkede hayatlarını sürdürebilmeleri için arazi, tohumluk, ev gibi yardımlarda bulunmuştur. Osmanlı Devleti’nin bütçesi değerlendirildiğinde harcamaların önemi ortaya çıkmaktadır.

Sürekli yerleşimlerden sonra muhacirler birçok sorunla karşılaştılar. Yerli halk ile aralarındaki arazi anlaşmazlıkları en önemli sorundu. Anadolu’ya göç eden kitleler Osmanlı demografik yapısını önemli ölçüde değiştirmiştir. Bu durum hem Anadolu’daki nüfusu arttırmış hem de köy ve kent nüfus dağılımını etkilemiştir. Değişik coğrafyalardan gelen muhacirler, çoğunlukla boş topraklar üzerine köyler kurarak yerleşmişlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir