Darbelerin Kaybettirdiği Topraklar

Osmanlı Devleti’nde XIX ve XX. yüzyılda meydana gelen darbeler devletin iç ve dış politikada güç kaybetmesine sebep oldu. Sultan Abdülaziz’in bir darbe sonucu indirilmesi büyük kargaşaya sebep oldu.

Balkanlar’daki gayrimüslim halk, Avrupalı devletlerin de desteği ile ayaklandı. Osmanlı Devleti ayaklanmaları bastırmakta zorlandı. Darbenin yöneticiler ve halk üzerindeki etkisi uzun süre devam etti. Rusya fırsattan istifade ederek Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı’nı (93 Harbi) Osmanlı kaybetti. Yapılan Berlin Antlaşması sonucunda Sırbistan, Karadağ ve Romanya’ya bağımsızlık verildi. Osmanlı Devleti büyük toprak kayıpları yaşadı.

1768-1774 Osmanlı-Rus savaşını gösteren harita

1768-1774 Osmanlı-Rus savaşını gösteren harita

I. Meşrutiyet’in ilanından sonra devlet yöneticileri rehavete kapıldılar. Bu rehavet sonucunda dış siyasete gereken önem verilmedi.

Bosna ve Hersek bu dönemde adeta unutulmuştu. Sait Halim Paşa ve ondan sonra gelen Kamil Paşa hükümetleri de Bosna ve Hersek hakkında herhangi bir adım atmadı. Mebus seçimleri gündeme gelince İstanbul gazeteleri Bosna ve Hersek’in de seçimlere katılmaları gerektiği yönündeki yazılarından sonra Bosna ve Hersek gündeme gelmeye başladı.

Viyana gazeteleri 1908 sonlarından itibaren Avusturya’nın Bosna ve Hersek’i almaya çalıştığı yönünde haberler yazmaya başladılar. Bu haberler İstanbul basınına yansıyınca Sadrazam Kamil Paşa bir demeç yayımladı. Bu demeçte; “Avusturya-Macaristan Hükümeti’nin dünya barışını bozmak suretiyle uygarlık âlemine karşı büyük bir sorumluluk yüklenmek hareketinde bulunmayacağına eminiz” diyordu. Bu demeçten kısa bir süre sonra Avusturya-Macaristan İmparatoru Bosna ve Hersek’in Avusturya topraklarına ilhak edildiğini ilan etti. Bu haberin duyulmasından bir gün sonra Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.

Osmanlı Devleti, hükûmet değişikliği, Meşrutiyet’in ilanı ve seçim çalışmalarıyla uğraşırken toprak kaybetmeye devam ediyordu. Bu sırada Girit’in Yunanistan’a bağlanma sorunu baş gösterdi. Girit Hristiyanları Kandiye’de toplanarak, Girit’in Yunanistan’a katıldığını duyurdular. Bundan sonra Girit Meclisi toplanıp Yunan idaresinin kurulmasına kadar adayı yönetmek üzere altı kişilik bir yönetim komitesi kurdu. Ayaklanma Komitesi Başkanı Venizelos bu komitenin de üyeleri arasında yer aldı. Girit Meclisi’nde bundan başka, özerklik fermanları bir tarafa bırakılarak Yunan Anayasası kabul edildi ve Türk bayrağının yerini Yunan bayrağı aldı.

Balkan savaşlarının başlaması Osmanlı Devleti toprağı olan Arnavutluk’ta huzursuzlukların artmasına sebep oldu. Avrupalı devletler Arnavutluk üzerindeki emellerini uygulamaya başladılar. 1913 yılında kabul edilen bir tasarı ile Arnavutluk muhtar bir devlet ilan edildi. Arnavutluk prensi Avrupa devletleri tarafından seçilecekti. Arnavutluk tarafsız hâle getirilerek tarafsızlığı da Avrupa devletlerinin garantisi altına alınmıştır. Yine bu antlaşmaya göre Arnavutluk’un yönetimi ve maliye işleri bir Arnavut delege tarafından asayişi ise İsveç subaylarının komutasında uluslararası bir jandarma tarafından sağlanacaktır. Yaşanan bu süreç Arnavutluk’un Osmanlı Devleti’nden ayrılmasına neden oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir