"Enter"a basıp içeriğe geçin

Fethedilen Yerlerde İslam Kültürünün Etkisi

Osmanlı Devleti, fethettiği toprakları şenlendirerek Müslüman ve gayrimüslimlerin bir arada ve güvenle yaşamasını sağlamıştır.

Gayrimüslimler için istimâlet başta olmak üzere uygulanan politikaların tamamı farklı unsurların birlikte yaşamasını kolaylaştırmıştır. Osmanlılar fethedilen bölgelerdeki Rum, Ermeni ve Yahudilere; yasalara uydukları, vergilerini ödedikleri, güvenlik ve düzeni muhafaza ettikleri sürece kendi okul, hastane ve mahkeme gibi kurumlarını yaşatma imkânı vermiştir.

İstanbul’da bulunan Ayasofya Camii (Temsilî)
İstanbul’da bulunan Ayasofya Camii (Temsilî)

Osmanlılar, Hristiyan ve Yahudi nüfusun Müslüman olması için planlı bir çabaya girişmemiştir. Fakat Anadolu’daki Rum köylülerin çoğu kendi istekleriyle zaman içerisinde İslamiyet’i kabul etmiştir. Fethedilen topraklardaki bu değişimin yanı sıra gayrimüslimlerdeki bir diğer değişim de onların Türkçe öğrenmesidir. Türkçe öğrenmek gayrimüslimlere devlet işlerinde birtakım kolaylıklar sağlamıştır.

Osmanlıların fethettiği bölgelerdeki fiziki dönüşüm ise uygulanan imar ve iskân politikası ile olmuştur. Osmanlılar, bir şehri fethedince ilk olarak ana kiliseyi camiye çevirmiş ve ona Ulu Cami adını vermiştir. İkinci adım olarak ise şehre kadı ve subaşı tayin etmiştir. Ayrıca fethedilen bölgelere Türk Müslüman nüfusu yerleştirmek için de tedbirler almıştır. Örneğin Fatih, İstanbul’u fethedince Ayasofya’yı şehrin “cami-i kebiri” ilan etmiş ve şehre Anadolu’dan 5 000 aile yerleştirilmesi için emir vermiştir. Daha sonra her şehirde, mahallelerdeki Müslüman ve gayrimüslim reaya ile askerî sınıf ayrı ayrı tahrir defterine kaydetmiştir. Tahrirden sonra şehir, devletin resmî bir parçası olmuştur.

Mahalle yaşantısı (Temsilî)
Mahalle yaşantısı (Temsilî)

Şehirlerin fiziki yapılarında da İslam kültürünün etkisiyle değişimler yaşanmıştır. Yani fetih, iskân ve imarla beraber yürütülmüştür. Örneğin Paşa Livası’nda; 41 cami, 267 mescid, 18 medrese, 16 imaret, 38 zaviye, 22 kervansaray, 56 hamam vardır. Böylece fethedilen topraklar üzerindeki şehirlerin sosyal ve fiziki yapısı değişikliğe uğramış, bir anlamda şehirler yenilenmiştir.

Fethedilen şehirlerde Ulu Cami, Türklerin yerleştiği semtin merkezini meydana getirmiştir. Ulu Cami’nin yanında ise çarşı, bedesten veya arasta denilen yapılar kurularak bunların etrafında da mahalleler oluşturulmuştur. Osmanlı şehrinde mahalle, birbirini tanıyan, birbirlerinin davranışlarından sorumlu ve sosyal dayanışma içinde olan kişilerin yaşadığı yerdir.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.