"Enter"a basıp içeriğe geçin

Haçlı Seferlerinin Başlaması

Her sınıftan insanın katıldığı öncü sefer 1096’da başlamıştır. Keşiş Pierre l’Hermitt’in (Piyer Lermit) çağrılarıyla çoğunluğu asker olmayan binlerce kişi bu sefere katılmıştır.

Düzenli birliklerden önce Fransızlar, Almanlar ve İtalyanlardan oluşan kalabalık bir kuvvet toplanmıştır. Macar ve Bizans topraklarında birçok yağma ve tahripte bulunan bu öncü kuvvet, 1 Ağustos 1096’da İstanbul’a ulaşmıştır. İstanbul’a ulaşan bu Haçlı kuvvetlerinin taşkınlıkları, Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos’u tedirgin etmiştir.

Öncü Haçlı Seferi (Temsilî)
Öncü Haçlı Seferi (Temsilî)

Haçlılar, öncü seferden itibaren Ortodokslara yardım etmeyi değil Bizans üzerinde kendi hâkimiyetlerini kurmayı istemiştir. Haçlıların gerek seferin başında Musevilere gerekse kendi dindaşlarına karşı giriştikleri katliamlardan sonra başlayan çapulcu davranışları, Bizans topraklarında tam bir yağmaya dönüşmüştür. Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan, kardeşi Davud Kulan Arslan’ı Haçlıları durdurmakla görevlendirmiştir. İznik yakınlarındaki ormanlarla kaplı Drakon adlı bir vadide Haçlı ordusu, Türkiye Selçuklu kuvvetleri tarafından pusuya düşürülmüş ve Haçlıların büyük bir kısmı imha edilmiştir.

Öncü Haçlı kuvvetlerinden sonra yola çıkan asıl Haçlı kuvvetleri ise 1096 sonbaharından itibaren İstanbul’da toplanmaya başlamıştır. İmparator Aleksios ile Haçlılar arasında bir antlaşma yapılmıştır. Bu antlaşmaya göre Haçlılar, Türklerden alacakları eski Bizans topraklarını Bizans’a teslim edecektir. Bizans da buna karşılık Haçlıların ihtiyaçlarını karşılayacak ve Anadolu topraklarında Haçlılara rehberlik yapacaktır. İmparator, öncü kuvvetlerin İstanbul’da yaptığı tahribattan dolayı, gelen Haçlıları İstanbul’da bekletmeyerek derhâl Anadolu’ya geçirmiştir. Anadolu’ya geçen bu kuvvetler, burada da yağma ve katliamlar yapmış ve İznik’i hedef almıştır.

İstanbul’a ulaşan Haçlılar (Temsilî)
İstanbul’a ulaşan Haçlılar (Temsilî)

Bu sırada I. Kılıç Arslan, Malatya’yı fethetmek üzere ülkenin doğusunda bulunuyordu. Öncü Haçlı kuvvetleri karşısında kazandığı zaferden dolayı rehavete kapılan sultan, bu yeni haçlı kuvvetleri karşısında da başarılı olacağını düşünmüştü. Fakat İznik önüne geldiğinde Selçuklu askerinden sayıca çok fazla olan Haçlı kuvvetleri karşısında başarılı olamamış ve geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bunun sonucunda İznik, Haziran 1097’de Haçlılara teslim olmuştur. Haçlılar İznik’i ele geçirdikten sonra I. Kılıç Arslan, başkenti Konya’ya taşımıştır.

Haçlı Seferleri
Haçlı Seferleri

I. Kılıç Arslan, Eskişehir yönünde ilerlemeye başlayan Haçlılara karşı şimdiki ismi Şarhöyük olan Dorylaion (Dorileyon) mevkinde tekrar bir saldırı gerçekleştirmiştir. Bunda da başarılı olamayan I. Kılıç Arslan savaş taktiğini değiştirmiştir. Buna göre Haçlıların güzergâhındaki yerleşim yerleri boşatılmış, ikmal kaynakları tahrip edilmiş ve su kuyularına zarar verilerek Haçlılara yıpratma taktiği uygulanmıştır. Alınan bu önlemler sonucunda büyük kayıplar veren Haçlılar; Akşehir, Konya, Ereğli yolunu takip ederek Maraş üzerinden 20 Ekim 1097’de Antakya önlerine ulaşmayı başarmıştır.

I. Kılıç Arslan, Danişmentli Gümüş Tegin ve Kayseri hâkimi Hasan Bey ile de Haçlılara karşı ittifak yapmıştır. Bu kuvvetler Ereğli’de Haçlılara son bir ortak saldırı daha düzenlemiş ancak sonuç alınamamıştır. Burada iki kola ayrılan Haçlıların bir kısmı Kilikya (Çukurova) Bölgesi’ne, diğer kol ise Kayseri yönünde ilerlemeye devam etmiştir. Güneye giden Haçlılar; Tarsus ve Adana şehirlerini ele geçirmiş, Doğu’ya ilerleyen diğer kol ise Urfa üzerine yürümüştür.

Haçlılar Urfa önlerinde (Temsilî)
Haçlılar Urfa önlerinde (Temsilî)

I. Haçlı Seferi sonucunda 1098’de Urfa’da ilk Haçlı Devleti kurulmuştur. Urfa’nın ele geçirildiği sırada asıl Haçlı ordusu Antakya’yı kuşatmış ancak Selçukluların şehri iyi savunması nedeniyle kuşatma aylarca sürmüştür. Firûz adlı bir komutanın ihaneti ve Haçlılara yardımı sayesinde Haçlı birlikleri aynı yıl şehre girerek Müslüman halkı öldürüp her şeyi yağmalamıştır. Haçlılar, Urfa ve Antakya’da idareler kurarak hüküm sürmüştür.

Haçlıların asıl hedefi olan Kudüs, 1099 yılında kuşatılmıştır. Fâtımilerin hâkimiyetinde bulunan Kudüs’ü zapt eden Haçlılar, görülmemiş bir vahşet sergilemiş ve şehirdeki bütün Müslümanları öldürmüştür. Kubbetü’s-Sahra yağmalanmış, Mescid-i Aksa’ya sığınanlar kılıçtan geçirilmiş, Musevilerin sığındıkları sinagoglar da ateşe verilmiştir.

Selahaddin Eyyubi (Temsilî)
Selahaddin Eyyubi (Temsilî)

Kudüs’te bir krallık kuran Haçlılar 1187’ye kadar bölgeye hâkim olmuştur. 4 Temmuz 1187’de Selahaddin Eyyubi, Hıttin Savaşı’nda Haçlıları mağlup etmiştir. Muzaffer Komutan, 2 Ekim 1187’de Kudüs’e girmiştir. Selahaddin Eyyubi’nin Haçlılara karşı kazandığı bu zafer, Orta Çağ’ın dönüm noktalarından biri olmuştur. Çünkü Kudüs, 88 yıllık işgalden sonra yeniden Müslümanların eline geçmiştir. Kudüs’ün Müslümanların hâkimiyetine girmesi, III. Haçlı Seferi’nin düzenlenmesine yol açmıştır. 1192 yılında Eyyubiler ile Haçlılar arasında yapılan barış ile bütün Filistin toprakları Eyyubi Devleti’nin eline geçmiştir. Başarılarının büyük çoğunluğunu Türklerden oluşan ordusuyla elde eden Selahaddin Eyyubi hem Doğu hem de Batı dünyasında örnek bir hükümdar olarak kabul edilmiştir.

II. Haçlı Seferi’nde Fransa Kralı VII. Louis (Lui) ve Alman İmparatoru III. Conrad (Konrat) ön plana çıkmıştır. Alman imparatoru 1147 yılında Türkiye Selçuklu Sultanı I. Mesut tarafından Eskişehir yakınlarında yenilgiye uğratılmıştır. İmparator, İznik’e geri dönerek Fransa kuvvetleriyle birleşmiş ve 1148’de Kudüs’e ulaşmıştır. Burada Şam’a saldırı kararı alınmışsa da yapılan sefer başarısızlıkla sonuçlanmış ve Haçlılar geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Friedrich Barbarossa (Gravür)
Friedrich Barbarossa (Gravür)

Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan alması üzerine 1189 yılında başlayan ve üç yıl süren III. Haçlı Seferi’nde Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa (Firederik Barbarossa), 100 000 kişilik bir ordu ile Anadolu’ya girmiştir. Ancak İmparator Barbarossa, Anadolu’yu geçememiş ve Silifke Çayı’nda boğularak ölmüştür. III. Haçlı Seferi’ni karşılayan Türkiye Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan bu orduyu imha etmiştir. Fransa Kralı II. Philippe (Filip) ve İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard (Rişar) deniz yoluyla Akka’ya çıkmış ve şehri zapt etmiştir. Bir süre sonra başarısız olacaklarını anlayan her iki kral ülkelerine dönmek zorunda kalmıştır.

Eyyubilerin Yafa ve Suriye’deki bazı şehirleri ele geçirmesi üzerine Papa III. Innocentius (İnosent), 1198’de IV. Haçlı Seferi için bir çağrı yapmış ve seferin Venedik gemileriyle denizden yapılması kararını vermiştir. Katılımın beklenenden az olması yüzünden Venediklilere borçlu duruma düşen Haçlılar, Venedikliler tarafından doğrudan Bizans üzerine yönlendirilmiştir. 1204’te İstanbul’u ele geçiren Haçlılar şehri yağmalamıştır. Ayrıca İstanbul’da Latin İmparatorluğu kurulmuştur. Merkezini İznik’e taşımak zorunda kalan Bizans İmparatorluğu, 1261 yılına kadar varlığını burada sürdürmüştür. İslam dünyasını sarsan ilk dört seferden sonra Haçlılar, Doğu’ya dört sefer daha düzenlemiştir. Bu seferlerinde Anadolu’dan geçmeyen Haçlılar; Mısır, Suriye ve Tunus yolunu kullanmıştır.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.