"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hamitoğulları Beyliği (Hamid Oğulları Aşireti, Hamidoğulları Beyliği)

XIII. yüzyıl başlarından daha evvel Borlu, Isparta, Eğirdir, Yalvaç taraflarına yerleştirilmiş olan Hamid Bey idaresindeki Türkmen aşiretinin [muhtemelen Teke] kurmuş olduğu beyliğe Hamidoğulları Beyliği denilirdi. Bu beylik daha sonra genişleyerek güneydeki Antalya’yı da işgal etmiştir.

Isparta, 600 H./1203 M.de Üçüncü Kılıç Arslan zamanında alınmış ve daha sonra Selçukîler Antalya ile Alâiye’yi de elde etmişlerdir.

Anadolu Selçuk Devleti İlhanlıların nüfuzu altına girdikten sonra Batı hududundaki aşiret uç beylerinin toplanmaya ve bir beylik kurmaya başladıkları sırada Hamid Bey aşireti de o tarihte yani XIII. yüzyıl sonlarında başlarında bulunan Hamid Bey’in torunu ve İlyas bey’in oğlu Feleküddin Dündar Bey’in faaliyeti ile bir beylik kurmuşlardır. Hâmid beyliğine Eğirdir gölünün güneyindeki eski adı Prostana olan Eğirdir kasabası merkez olmuş ve Feleküddin Dündar Bey burada bazı tesisler vücuda getirerek şehre Felekâbâd adı verilmiştir.

Dündar Bey daha sonra hududunu güneye doğru uzatarak Gölhisar ve 1301’de Antalya’yı almış ve burasını biraderi Yunus Bey idare etmiştir.

Dündar Bey diğer Anadolu beyleri gibi yüksek hâkimiyetini tanımış olduğu İlhan’ın hazinesine her sene dört bin dinar, yani altın vergi veriyordu. 1314’de Anadolu’ya gelmiş olan İlhanilerin beylerbeyi Emir Çoban’a itaat eyleyen Anadolu beyleri arasında Hamidoğlu Dündar Bey de vardı ; hattâ Dündar sadakatini teyid için İlhanîler yani Garp Moğolları hükümdarı Olcayto Mehmed Hudaben de adına Felekabâd şehrinde para bile kestirmişti.

Hudabende’nin 1316’da vefatı ve yerine henüz pek genç olan oğlu Ebu Said Bahadır Han’ın hükümdar olması üzerine ortaya çıkan bazı karışıklıklar esnasında Anadolu beylerinin yavaş yavaş İlhanîlere karşı rabıtalarını gevşetmeye başlamaları üzerine Anadolu Valisi Demirtaş, Konya’yı işgal etmiş ve daha sonra Eşrefoğlu Süleyman Bey’i öldürmüş ve arkasından Hamid iline yürüyerek Antalya’ya kaçan Dündar Bey’i de yakalayarak katletmiştir (1324 M).

Demirtaş’ın 1327’de Mısır’a kaçıp bir müddet sonra orada katlinden sonra bazı eserlerde Dündar’ın oğlu Hızır Bey’in Hamid beyi olduğu ve daha sonra bunun kardeşi Necmeddin İshak bey’in Mısır’dan gelerek beyliğe geçtiği kaydediliyor. Seyyah İbn-i Batuta 1333 senesinde Anadolu’yu gezerken Antalya’ya uğrayarak orada Hızır bin Yunus’un ve Gölhisar’da Dündar Bey’in oğlu Mehmed ve Eğirdir’de de yine Dündar’ın oğlu Necmeddin İshak Bey’in hükümdar bulunduklarını beyan etmektedir.

İshak Bey’den sonra kardeşi Mehmed Bey’in oğlu Muzafferüddin Mustafa Bey’i görüyoruz. Mustafa Bey bu devirde 1344 tarihli Muzafferiyye Medresesi’ni yaptırmıştır. Bunun bütün Hamid iline sahip olup olmadığı şimdilik bilinmemektedir; fakat 1365’te bunun oğlu olan Eğirdir sultanı Hüsameddin İlyas’ın Hamid hükümdarı olduğuna göre babasının da tamamen Hamidiline sahip olduğu kuvvetli ihtimal dahilindedir.

Tarihlerin kaydına göre Hüsameddin İlyas Bey komşusu olan Karaman oğullarıyla epey uğraşmış mağlup olarak kaçmış ve Germiyanoğlu’nun yardımıyla tekrar memleketine sahip olmuştur. Bunun vefatı tarihi belli değildir, maamafih 770 H. / 1374M. tarihinden evvel olmak lâzımdır.

İlyas Bey’in yerine oğlu Kemalüddin Hüseyin Bey geçmiştir. Osmanlı hükümdarı Birinci Sultan Murad, Hüseyin Bey’den Akşehir, Yalvaç, Beyşehri, Karaağaç ve Seydi şehri’ni 1374 tarihinde seksen bin altın mukabilinde satın almıştır. Murad Hüdavendigâr’m Birinci Kosova Muharebesinde Kemalüddin Hüseyin Bey, oğlu Mustafa Bey ile yardımcı asker göndermiştir.

Kemalüddin Hüseyin Bey 1391’de vefat etmiştir. Bunun meçhul bir sebepten dolayı Yıldırım Bayezid tarafından öldürüldüğü rivayet edilmektedir. Hamidoğulları’nın kendi namlarına henüz hiçbir sikkeleri görülmemiştir. Bunlara ait Eğirdir, Burdur, Yazla’da bazı kitabeli eserler vardır. Şuhud kasabasında 1368 tarihli Kubbeli mescit kitabesinde Emîr-i kebir Muizzüddin İbrahim bin Hızır Bey’in Hamid oğullarından olduğu anlaşılıyor.

Kemalüddin Hüseyin Bey’in oğlu Mustafa Bey, Kosova Muharebesinde babasının göndermiş olduğu okçu kuvvetlerle Osmanlı ordusunu ön safında bulunmuş ve Hamid beyliğinin Hamid Oğulları’nın Antalya Şubesi Antalya 603 H. / 1206 M. de Selçuk hükümdarı I. Giyasüddin Keyhusrev tarafından Frenklerden alınmış ve bu havaliye Teke aşireti yerleştirilmişti. Burası bir ara Kıbrıs Krallığı tarafından işgal olunmuş ise de 610 H. /1213 M. de I. İzzeddin Keykavüs tekrar zabt eylemişti. Antalya takriben XIV. yüzyılın ilk yirmi senesi içinde Hamidoğulları’nın eline geçti ve Dündar Bey’in kardeşi Yunüs Bey Antalya beyi oldu; Yunüs Bey’in oğullarından Sinanüddin Çalış Bey de İstanos yani Korkud ili’nde bulunuyordu. Yunus Bey’in ölümünden sonra yerine oğullarından Mahmud Bey’in mi yoksa diğer oğlu Hızır Bey’in mi, geçtiği şimdilik malüm değildir.

1333 ’de İbn-i Batuta Anadolu’ya geldiği zaman Antalya beyliğinde Hızır Bey bulunuyordu, ve o sırada hasta idi. Bunun da vefatı tarihi belli değildir, Antalya’ya Hızır Bey’den sonra kimin geldiği de malüm değildir. 1361 ’de Antalya tekrar Kıbrıs Krallığı tarafından zabt olunarak on bir sene kadar onlarda kalmış ve yukarıda adı geçen Mahmud Bey’in oğlu küçük Mehmed Bey burasını 774 H./1373 M. de zabt etmiştir.

Mübarizüddin lâkablı Mehmed Bey’in vefatı da malüm değildir. Osmanlı hükümdarı Birinci Murad, Karamanoğlu üzerine sefer açıp muharebeyi kazanarak avdeti sırasında “Tekeoğlu (Hamidoğlu) yâğidir” diye kendisine söyledikleri zaman: –“Bir fakirdir, elinde iki kasabası var; biri Antalya biri İstanos (Korkuteli) amn ne miktarı var ki bana yâği ola, şimdi onun üzerine varmak bize ârdır” diyerek Bursa’ya dönmüştür. Neşrî’nin yazdığına göre Tekeoğlu sonra hisarlarını Sultan Murad’a vererek yalvarıp barışmış. Antalya, 791 H./1389 M. veya 794 H./l392 M. de Yıldırım Bayezid tarafından zabt edilerek şehzade İsa Çelebi’ye sancak olarak verilip bu suretle Hamidoğulları’nın bu şubesi de sona emiştir. Ankara muharebesinden sonra Timur tarafından Anadolu beylerine eski yerleri verildi ise de Hamidoğlu Osman Bey’e -ki Mübarizüddin Mehmed Bey’in oğlu olması muhtemeldirde Osmanlıların elindeki Antalya hariç İstanos havalisini vemişti (1402 M..) Osman Bey, Karamanoğlu Mehmed Bey’le ittifak ederek Antalya’yı almak isterken oranın Emiri Hamza Bey tarafından İstanos’da bastırılarak katledilmiş ve bu suretle Hamidoğulları’nın Antalya şubesi de sona ermiştir (8261 H. /323 M..)

Bazı tarih ve vekayinâmelerde Hamidoğulları’nın bu Antalya şubesine Teke beyleri denilmektedir. Bunlara bu ismin verilmesi Antalya ve havalisine Tekeeli denilmesinden ileri geldiği anlaşılıyor; eldeki bütün vesikalar buradaki beylerin Tekeoğulları denilen bir aile ile hiçbir münasebetleri olmadığını ve bunların Hamidoğulları’ndan olduklarını göstermektedir.

Dündar Bey’in hükümdarlığım îlân eylediği zaman Menteşeoğulları’ndan olan Fenike Beyi, Dündar Bey’in yüksek hâkimiyetini tanımıştı. Bu, Fenike beyliği daha sonra Antalya beyi Hızır bin Yunüs Bey’in nüfuzu altına girmiştir.

Osmanlı Tarihi – TTK

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.