II. (İkinci) Bayezid ve Kardeşi Cem Sultan

Fatih’in, 1481’de vefat etmesi üzerine II. Bayezid tahta çıkmış fakat kardeşi Cem Sultan ona karşı taht mücadelesine girişmiştir.

Anadolu’nun kendisine bırakılmasını isteyen Cem Sultan, ağabeyi ile girdiği taht mücadelesini kaybederek Memlûklulara sığınmıştır. İktidar mücadelesini bırakmak niyetinde olmayan Cem Sultan, Karaman’daki taraftarlarının ve bazı Osmanlı umerasının da tahrikiyle tekrar Anadolu’ya geçmiştir. II. Bayezid’e karşı giriştiği bu mücadeleyi kaybeden Cem Sultan, bu kez de Rumeli’ye geçerek Rodos Şövalyeleri’ne sığınmıştır.

Cem Sultan (Temsilî)

Cem Sultan (Temsilî)

II. Bayezid’in Rodos’u kuşatma ihtimaline karşı Fransa’ya nakledilen Cem Sultan, Hristiyan hükümdarlar tarafından bir Haçlı Seferi’nde kullanılmak üzere 1489’da Roma’ya getirilmiştir. Böylece Cem Sultan Olayı, başlangıçta devletin iç sorunu iken Cem Sultan’ın önce Memlûklulara sığınması daha sonra da Avrupa’ya götürülmesiyle devletlerarası bir sorun hâline gelmiştir.

Cem Sultan Olayı nedeniyle Avrupa’da, İstanbul’u geri alma yolunda ortaya çıkan umutlar, Sultan Bayezid’i oldukça dikkatli ve barışçı bir siyaset takip etmek zorunda bırakmıştır. Sultan Bayezid, Avrupa’da esir tutulan Cem Sultan’ın durumunu adamları aracılığıyla takip etmiştir. Avrupa devletleri ile diplomatik ilişkilere girerek Osmanlı’ya karşı kullanılmasını önlemek için tedbirler almıştır. On üç yıl süren sürgün hayatının ardından Cem Sultan, 1495’te Napoli’de ölmüştür. Cem Sultan’ın ölümünden sonra dış politikada daha aktif bir siyaset izlenmeye başlanmıştır.

Cem Sultan

Cem Sultan; II. Bayezid ile yaptığı mücadeleden sonra şövalyelere sığındığında, Rodos’u ellerinde tutan en güçlü tarikatın lideri Grand-Maitre d’Aubusson (Grend Metredaubusan) âdeta bayram etmiştir.

Papa VIII. Innocent (İnnosen), Cem Sultan’ın kendisine gönderilmesini istediğinde şövalyeler buna itaat etmiştir. İstanbul’u fethederek Hristiyanlığa darbe vuran hatta Roma’yı da fethetmek isteyen babası Fatih’e benzetilen Cem Sultan, Avrupalılar tarafından bir tehlike olarak değerlendirilmiştir. Böyle birinin elde tutulması ve İtalyan saraylarında bir nevi çürümeye terk edilmesi, Batı dünyası için bir kazanç olarak görülmüştür. Rahat bir şekilde ele geçirilen şehzade, Osmanlı sultanına karşı bir tehdit oluşturmuştur.

Cem Sultan’ın esir tutulduğu Zizim Kulesi (Rodos)

Cem Sultan’ın esir tutulduğu Zizim Kulesi (Rodos)

Cem Sultan Olayı talihsiz şehzadenin ölümüyle de bitmemiştir. Doğrudan doğruya ondan sonraki nesiller de bu Batılı entrika düzeni içine düşmüştür. En son 1522’de Rodos kuşatması sırasında şövalyeler bir tehdit ve şantaj aracı olarak Şehzade Cem’in oğlu Murad ve iki torununu kalede tutmuştur. Vaftiz edilen bu torunlar, Rodos’un Osmanlıların eline geçmesi sonrasında öldürülmüştür (Ortaylı, 2016, s.34-35’ten düzenlenmiştir).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir