"Enter"a basıp içeriğe geçin

İkinci Beylikler Dönemi

Moğol İstilası  sonrasında Türkmenlerin Anadolu’ya göçleri daha da yoğunlaşmıştır. Bölgenin sosyal, iktisadi, dinî ve idari yapısında önemli değişiklere neden olan Türkmen göçleri, Anadolu’daki sosyal ve politik hayatı derinden etkilemiştir. Batı yönünde ve dalgalar hâlinde ilerleyerek Anadolu’ya giren Türkmenler, Anadolu’nun batısında Bizans ve doğusunda da Moğollarla mücadelede çok önemli vazifeler üslenmiştir. Yarı göçebe bir hayat süren bu grupları, iç düzenlerinde sorun çıkarma ihtimali sebebiyle Selçuklular sınır boylarına göndermiştir. Böylece uçlarda gaza ideolojisi dâhilinde Bizans’a karşı akınlar düzenleyen yeni siyasî gruplar ortaya çıkmıştır. Kösedağ Savaşı sonrası Türkiye Selçukluları yıkılış sürecine girmiş ve Anadolu’da Moğollar etkili olmaya başlamıştır.

Moğol İstilası (Temsili)
Moğol İstilası (Temsili)

Anadolu’da Selçuklu hâkimiyetini yıkmakta başarılı olan Moğollar, bölgeyi bütünüyle kendi hâkimiyetleri altına alma konusunda aynı ölçüde başarılı olamamıştır. Çünkü bu defa Moğollar, karşılarında çoğunluğu Fars kökenli olan Selçuklu devlet adamlarının yerine Anadolu’nun en dinamik ve en savaşçı unsuru olan Türkmenleri bulmuştur. XIII. yüzyılın sonlarına doğru bu etkinliklerini kaybeden Moğollar, Anadolu’da hâkimiyet kurmakta başarılı olamamıştır. Moğol zulmünden kaçarak Anadolu’ya gelen savaşçı Türkmenler, daha önceki teşkilatlanma gelenekleri doğrultusunda çalışmıştır. Miryokefalon Zaferi’yle Anadolu’nun Türkleşmesi kesinleşmiş ve bölgenin sosyal yapısı değişmeye başlamıştır. Yerleşik yaşam tarzının, devlet teşkilatlanmasındaki önemi kabul edilmiş ve Türkmenlerin yerleşik hayata geçmeleri için çalışılmıştır. Boy yapısı içerisinde nüfuzlarını korumak için yerleşik hayata geçmek istemeyen Türkmenler, batıdaki uçlara doğru yönlendirilmiştir.

Malazgirt Savaşı sonrasında Anadolu’da ilk Türk beylikleri ortaya çıkmış, benzer şekilde Kösedağ Savaşı sonrasında da İkinci Beylikler Dönemi yaşanmaya başlanmıştır. Bu dönem XIII. yüzyılın ikinci yarısında Karamanoğullarının faaliyetleri ile başlamış ve XVII. yüzyılın başlarına yani Ramazanoğulları topraklarının Osmanlı Devleti’ne dâhil edilmesine kadar devam etmiştir. Türkiye Selçuklu Devleti’nde siyasi bütünlüğün parçalanmasına sebep olan Moğol İstilası, parçalanmayı ve bu beyliklerin kuruluşunu sağlayan başlıca sebep olmuştur. Türkiye Selçuklu Devleti’nin yıkılma sürecine girmesiyle birlikte, Türkmen beyleri, Selçuklu otoritesinin kaybolduğu bölgelerde merkezî otoritesi zayıflayan Bizans’ın da durumundan faydalanarak müstakil ya da yarı müstakil hâlde devletçikler şeklinde teşkilatlanmıştır.

Anadolu’da Karamanoğulları, Candaroğulları, Germiyanoğulları, Canikoğulları, Hamitoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Saruhanoğulları, Eşrefoğulları, Teke Beyliği, Karesioğulları, Eratnalılar, Dulkadiroğulları, Ramazanoğulları, Kadı Burhaneddin Devleti gibi irili ufaklı birçok siyasi teşekküller kurulmuştur.

İkinci Beylik Dönemleri
İkinci Beylik Dönemleri

Anadolu’nun siyasi bütünlüğü parçalanmış olsa da Selçuklu iktidarının çözülmesi sonrası doğan boşluk, İkinci Türk beylikleri tarafından doldurulmuştur. Bu beylikler, Moğol hâkimiyetine karşı her yerde ve her zaman yılmadan mücadele etmiştir. Moğolların Anadolu’da tam bir hâkimiyet kurmasını engelleyen İkinci Dönem Türk Beylikleri olmuştur. Moğol İlhanlı Devleti’nde Ebû Said Bahadır Han’ın 1335’te varis bırakmadan ölümü sonrasında ise Anadolu üzerindeki Moğol baskısı ve tehdidi tamamen kalkmıştır. Bununla birlikte Anadolu’da Türk varlığının devamını ancak siyasi bütünlüğün sağlanmasında gören Osmanlı Beyliği, kuruluştan itibaren politikasını Anadolu Türk beyliklerini kendi hâkimiyetleri altında birleştirmek üzerine kurmuştur.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.