İslam Dünyası Liderliği

Türkler; XIV-XVI. yüzyıllarda Anadolu ve İran coğrafyasında Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Safeviler gibi devletler kurmuştur.

Bu devletler arasında Anadolu ve İran’da hâkimiyet kurmak için mücadeleler yaşanmıştır.

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, 1469’da Karakoyunlu Devleti’ne son vermiştir. Ardından Fatih Sultan Mehmet, 1473 Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlulara büyük bir darbe vurmuştur. Bu zaferle Osmanlı Devleti Fırat Nehri’nin batısındaki Anadolu toprakları üzerinde tam bir kontrol sağlamıştır. 1514’te Safevi hükümdarı Şah İsmail ise iktidar kavgalarından faydalanarak Akkoyunlu Devleti’ne son vermiştir. Böylece Anadolu ve İran coğrafyasına hâkimiyet mücadelesinde Osmanlı Devleti ile Safeviler karşı karşıya gelmiştir.

XVI. yüzyılın başında Anadolu’daki bazı Türkmen aşiretleri arasında dinî ve sosyal vasıflı yeni bir hareket ortaya çıkmıştır. Özellikle Şah İsmail’in desteklediği bu anlayış, Anadolu’daki Türkmenler arasında oldukça rağbet görmüştür. Bu grupların geleneklerinden gelen öğelerle karıştırdıkları İslami anlayış ve uygulamalar, Şah İsmail ile birlikte yeni bir siyasi özelliğe bürünmüştür. Safevilerin Anadolu’daki bu politikalarına karşı II. Bayezid (Görsel 5.16), Anadolu’daki Türkmenlerin Şah İsmail’le olan irtibatını kesmeye çalışmıştır.

Osmanlı Devleti merkeziyetçi bir devlet hâline gelince Türkmen aşiretlerin hareketlerini kontrol altına almak istemiştir. Bu nedenle aşiretlerden vergileri düzenli almaya çalışmıştır. Bu durum karşısında, boy beyleri idaresinde bağımsız bir hayat süren ve hayvancılıkla uğraşan bazı aşiretler, merkezî idareyi bir baskı idaresi olarak görmüştür. Ekonomisi tarıma bağlı olan Osmanlı Devleti, konar-göçerlerin göçlerini düzenlemiş ve yaptıkları zararlara karşı cezalar uygulamıştır.

İslam Dünyası Liderliği

İslam Dünyası Liderliği

II. Bayezid’in sağlık durumunun bozulmasının yanında, vezirlerin yönetimde etkinliklerini artırmaları ve şehzadelerin birbirleriyle olan mücadeleleri gibi gelişmeler, mevcut siyasi ve sosyal yapının bozulmasına neden olmuştur. Antalya yöresinde bir tekke şeyhi olan Şahkulu, bu olumsuzluklardan yararlanarak örgütlenmiştir. Ardından müritleri aracılığıyla Rumeli’ye kadar geniş bir alanda propaganda faaliyetine girişmiştir. Asıl amacı, ilahi bir emir aldığı gerekçesiyle Osmanlı saltanatına son vermek olan Şahkulu, bu amacını gizleyerek mehdilik hatta peygamberlik iddiasıyla bir isyan başlatmıştır.

Sivas yakınlarında yapılan savaşta Osmanlı kuvvetleri Şahkulu’yu ortadan kaldırmıştır. Ayaklanma belirtilerinin Safevi Devleti’nin kurulmasından hemen sonra ortaya çıkması ve isyanın doğrudan doğruya Osmanlı saltanatına karşı olması, siyasi bir boyut taşıdığını da göstermiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir