İttihat ve Terakki Cemiyeti

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Kurulması

Osmanlı Devleti’nin son döneminde içte meydana gelen en önemli olay, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurulmasıdır. Bu cemiyetin doğuşu, devrin siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik şartlarının bir sonucudur. Cemiyet kısa sürede büyüyüp, gelişerek iktidarı ele geçirmiştir.

Tıbbiye talebesi olan İbrahim Temo ve beş arkadaşı tarafından 21 Mayıs 1889’da İstanbul’da gizlice kurulan İttihad-ı Osmanî Cemiyeti daha sonra İttihat Terakki Cemiyeti adını alarak büyük bir gizlilik içinde çalışıp örgütlendi. Sıkı takip altında oldukları için gizlice örgütlendiler. Cemiyetin ana gayesi II. Abdülhamid’i tahttan indirmek ve meşrutiyeti yeniden ilan etmekti. Cemiyetin taraftarları hızla çoğaldı. Cemiyet üyelerinden Ahmet Rıza, bir bahane ile Paris’e gidip buradaki Jöntürklerle irtibat kurdu. Cemiyete ait yayın organları (Meşveret Gazetesi) yurt dışında basıldı ve gizlice ülkeye sokuldu. Gazete, Osmanlıca ve Fransızca olarak basıldı.

Mücadelenin adı kısaca hürriyet ve adalet mücadelesi idi. Cemiyetin beyin takımı yurt dışında çoğunlukla da Paris’te bulunuyordu. Burada basılan gazete ve mecmualar gizlice Osmanlı memleketine sokuluyor ve bu yayınlarda istibdat aleyhine yazılar yayınlanıyordu.

Sultan II. Abdulhamid

Sultan II. Abdulhamid

İttihak ve Terakki Cemiyeti birçok yerde gizli şubeler açtı. Bunlardan en güçlüsü Selanik şubesi idi. Bunlar kendilerini gizlemeye gerek de görmüyorlardı. Merkezi Manastır’da bulunan Üçüncü Orduya bağlı birliklerin subayları genellikle bu cemiyete üye olmuşlardı. Cemiyetin içinden yetişen asker fedailer II. Abdülhamid’e açıkça cephe almaktan çekinmiyorlardı. Bunlardan bir kısmı ordudan ayrılıp komitacılığa girişerek dağlara çıktı. İstibdat yanlısı idarecilere ve komutanlara suikastlar düzenlediler. Halkı isyana teşvik ettiler ve yer yer isyanlar çıkardılar. Bir nevi eşkiyalık yaptılar.

Cemiyet gittikçe güçlendi. Bölgeye tamamen hakim oldu. II. Abdülhamid Makedonya ve Rumeli’de yeniden hakimiyeti eline almak için Üçüncü Ordunun başına Şemsi Paşa’yı komutan tayin etti. Amacı bölgedeki komitacılık faaliyetlerine ve isyanlara son vermekti. Ancak Şemsi Paşa İttihatçı fedailer tarafından öldürüldü (7 Temmuz 1908), ordusunun bir bölümü de ittihatçılara katıldı. Bu olaydan sonra Padişah bu bölgede sözünü geçiremez oldu.

Cemiyette, genç subaylardan Enver, Cemal ile Posta Memuru Talat Beyler kısa zamanda öne çıkacaklardır.

Cemiyet, Makedonya’da büyük bir ayaklanma hareketine girişerek, bu hareketle 1908’de II. Meşrutiyeti II. Abdülhamid’e kabul ettirmiştir. 31 Mart Olayı ile II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinin ardından, Bab-ı Ali Baskını ile cemiyet iktidarı tam anlamıyla ele geçirmiş ve Osmanlı Devletinin yıkılışına kadar devam ettirmiştir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri toplumu çöküntüye götüren aksaklıkları doğru teşhis edip, bunları ortadan kaldıramamışlardır. Bu yüzden de başarılı olamamışlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir