Kamuoyu Kavramının Ortaya Çıkması

Kamuoyu kavramını İngilizler, “halkın düşüncesi” anlamında, Fransızlar ise “toplumun tavrı” anlamında kullanmışlardı. XVIII ve XIX. yüzyıllarda belirginlik kazanmaya başlayan sanayileşme, şehirleşme, demokratikleşme, kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ve okuryazarlık oranındaki artış çağdaş anlamda kamuoyu olgusunu da beraberinde getirdi. Avrupa’daki büyük kentler çağdaş anlamda kamuoyu olgusunun toplumsal yaşamda yer edinmesinde büyük rol oynadı.

Fransa’da salonlar, İngiltere’de kahvehaneler ortaya çıktı. Londra’daki kahvehaneler gazetelerin okunduğu, edebî eserlerin ve diğer sanatsal etkinliklerin tartışıldığı başlıca bilgilenme ve haberdar olma yerleriydi. XVIII. yüzyılın başında Londra’da kahvehane sahipleri gazeteleri kendileri basıp yayımlamaya başladılar. Kahvehanelere sadece okumuş kesimler ve aristokratlar değil orta sınıfa mensup insanlar, sanatkârlar ve küçük esnaf da gidebiliyordu. Bu mekânlarda insanlar sohbet eder, gazete okur ve çeşitli konularda tartışırlardı. İnsanlar arasında mevki farkı gözetilmezdi. Bireyler, bir konuda yetkin olsun veya olmasın, birbirlerini tanısın veya tanımasın çeşitli konularda tartışırlardı. Halk arasında yayılan haberler ve tartışılan konular kamuoyunu oluştururdu.

Takvim-i Vekayî
Takvim-i Vekayî

Osmanlı Devleti’nde kamuoyunun şekillenmesi Batı ile temas ve matbaanın yaygınlaşmasıyla daha belirgin hâle geldi. Matbaanın yaygınlaşması ve Türk basınının gelişmesi, aydın sınıfının toplumda ve devlet üzerindeki etkinliğini artırdı. II. Mahmut Dönemi’nde ilk resmî gazete Takvim-i Vekayî’nin çıkarılması ve halkın devletin yaptıklarından haberdar olması Osmanlı’daki ilk kamuoyu uygulaması sayılır.

Yorum yapın