"Enter"a basıp içeriğe geçin

Karamanoğulları Beyliği (Karaman Oğulları Aşireti)

Son tetkiklere göre Karaman aşiretinin, Oğuzların Salur veya Afşar boylarından birisine mensup oldukları hakkında iki rivayet vardır.

Birinci Alâüddin Keykubad Türkmen aşiretlerini Rum ve Kilikya hudutlarına yerleştirdiği sırada 1228 senesinde de Kilikya Ermenilerinden aldığı Ermenâk (Kamerüddin ili) taraflarına da Karaman aşiretini yerleştirmişti. Bu tarihte Karaman aşiretinin beyi Sadeddin oğlu Nûre Sofi adında Babalîlerden birisi idi. Bu aşiret on üçüncü asrın sonlarına doğru yani Anadolu Selçuk Devletinin çöküntüye başladığı sıralarda mühim rol oynamış, gerek Ermeni kralları ve Moğollarla ve gerek Moğollarla beraber hareket eden Selçuk kuvvetleriyle kanlı çarpışmalar yapmışlardır.

Nûre Sofi denilen Karaman beyinden sonra oğlu Kerimüddin Karaman aşiret beyi olup Dördüncü Kılıç Arslan tarafından kendisine Ermenâk tarafları dirlik yani tımar olarak verilmiş ve kardeşi Bonsuz da Selçuk hükümdarının sarayında Candar yani muhafız olarak vazifelendirilmiştir (654 H./ 1256 M.).

Kerimüddin Karaman, Selçuk ailesi arasındaki ihtilaflardan istifade ederek nüfuzunu arttırmış, hatta Konya üzerine yürümüş ise de muvaffak olamayarak mağlup olmuş ve kardeşleri Zeynehhac ile Bonsuz yakalanarak idam edilmişlerdir. Karaman’ın 660 H./1262 M. de vefatı üzerine Rükneddin Kılıç Arslan bunun oğullarını Gevele kalesine hapsetmiş ise de vezir Muînüddin Süleyman Pervâne’nin müdahalesiyle serbest bırakmış ve bunlar yine babalarının Ermenâk tımarına sahip olmuşlar ve büyükleri olan Şemseddin Mehmed Bey Karaman beyi olmuştur.

Mehmed Bey, Moğollarla çarpışmış iki defa onları bozmuş ve Konya’yı zabt ederek Selçuk hanedanından olduğunu iddia ettiği Giyasüddin Siyavüş adında birisini -ki Selçuknâmelerde tezyif yollu Cimrî denilmektedir- Selçuk hükümdarı îlân ederek Siyavüş adına para bastırıp kendisi de onun vezir ve kumandanı olmuştur (1277).

Mehmed Bey, bundan sonra yine Moğol ve Selçuk kuvvetleriyle yaptığı bir müsademede maktul düşmüştür (1278). Mehmed Beyden sonra kardeşi Güneri Bey, Karaman beyi olarak Selçuk hanedanı arasındaki saltanat kavgalarında rol oynamış ve bu da 1300 senesi nisanında vefatına kadar Moğollarla onların nüfuzları altındaki Selçukîler ve Ermenistan kralıyla mücadelede bulunmuştur.

Güneri Beyden sonra Karaman beyliği kardeşlerinden Mahmud Beye geçmiş ve 1307 veya az daha sonra vefatı üzerine aile arasındaki birlik sarsılmış, Mahmud’un iki oğlu Burhaneddin Musa ve Bedreddin İbrahim Beyler arasında ihtilaf çıkmış ve bu münasebetle Karaman beyliği üzerinde Memlük sultanlarının tesiri görülmüştür. Bedreddin’den sonra yerine oğlu Halil bey Karaman beyi olmuştur. Halil bey’in 745H./ 1344 M. tarihli Larende vakfiyesine göre bu tarihlerde hükümdar olduğu anlaşılıyor.

Karaman oğullan, İlhanilerin Anadolu valilerine karşı cephe alarak 1314 de Konya’yı elde etmişlerdir. Anadolu beylerinin İlhanilere karşı rabıtalarını temin etmek üzere 1314 veya 1316 senesinde 2 Anadolu’ya gelmiş olan Beylerbeyi Emir Çoban, Konya’yı geri almış ve burası tekrar Karaman oğullarına geçmiş ise de Demirtaş 720H./1320M. de Konya’yı zabtetmiş (Menakıb-ülârifin tercümesi 4-45), nihayet Anadolu valisi Demirtaş’ın Mısır’a firarı üzerine Karaman oğulları serbest kalmışlardır (1327).

Karaman beylerinden Halil Beyin oğlu olup biraderi Seyfeddin Süleyman beyin katlinden sonra 762 H./1361 M. de3 Karaman hükümdarı olan Alâüddin Ali bey, Osmanlılarla ilk münasebatta bulunan zattır. Zamanı vekayiinin tetkikinden, kendisinin faal, mücadeleci ve azim sahibi bir hükümdar olduğu anlaşılmaktadır. Alâüddin Ali Bey, 772 H./1370 M. den evvel Osmanlı hükümdarı Murad Hüdavendigâr’ın kızı Nefise Sultan diye tarihlerimizde yanlış olarak adı geçen Meek hatunu almış ve bu suretle iki devlet arasında akrabalık teessüs etmiş ise de Osmanlıların Anadolu’ya yayılarak kendi hudutlarına kadar dayanmalarından endişe eden Alâüddin Bey fırsat bularak bunu önlemeye çalışmış ve bu yüzden iki devlet arasında muharebeler olmuştur.

Osmanlılarla Karamanlılar arasında ilk muharebe, Murad Hüdavendigâr’ın, Hamidoğlu Hüseyin Beyden satın almış olduğu şehirlerden Akşehir, Yalvaç, Karaağaç, Beyşehri, Seydişehri gibi yerlerin Karaman hududu üzerinde bulunmaları sebebiyle Alâüddin Bey bundan kuşkulanarak bu taraflara taarruz edip Beyşehri’ni almıştır. Bunun üzerine Rumeli’den Anadolu’ya geçen Sultan Murad ilk defa çetin bir muharebeden sonra Karamanoğlu’nu mağlup ederek onu Konya’da muhasara etti ise de kızı Melek Hatun’un ricasiyle aldığı yeri iade ederek sulh oldu (788H./1286 M)”.

1389’da Murad Hüdavendigâr’m Kosova’da şehid olması ve yerine geçen oğlu Yıldırım Bayezid’e karşı Anadolu beylerinde Osmanlılar aleyhinde bir hareket belirmesi üzerine Osmanlı hükümdarı Anadolu’ya geçerek Batı Anadolu’da Saruhan, Aydın, Balat tarafındaki Menteşe beyliklerini ilhak eyledikten sonra Karamanoğlu’nu da mağlup ederek barışa mecbur eylemiş (1390) ve daha sonra tekrar Osmanlı hududunu geçerek mualledeyi bozması üzerine Yıldırım Bayezid, Akçaçay muharebesinde Karaman ordusunu bozmuş ve Konya’ya kapanan Alâüddin Beyi orada yakalayarak öldürtmüş ve bunu müteakip Karaman beyliğinin pek çok yerlerini daha doğrusu Toros dağlarının kuzey kısmındaki memleketleri elde ederek bu beyliğe son vermiştir (800 H./1398 M).

Alâüddin Beyin katlinden sonra Larende yani Karaman’da onun iki oğlu ile zevcesi Melek Hatun’ı elde eden Yıldırım Bayezid bunları Bursa’ya göndermiştir. bu iki kardeş Ankara muharebesinin sonuna kadar Bursa’da kalmışlardır. Timur Han, Karaman beyliğini, Bursa’dan getirttiği Alâüddin Beyin büyük oğlu Mehmed Bey’e vermiştir (805 H./1402 M).

Bu hâdiselerden sonra Osmanlı şehzadeleri arasındaki saltanat mücadeleleri sırasında Karamanoğlu Mehmed beyin ve daha sonra oğlu İbrahim Beyin Osmanlılar aleyhine müthiş taarruzları ve hattâ Osmanlılara karşı Sırplar ve mMacarlarla ittifak gibi hareketlefri varsa da bunlar Osmanlı vekayii kısmında gösterilmiş olup iki devlet arasındaki bu husumet o beyliğin tamamen ortadan kaldırılmasına kadar devam etmiştir.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.