"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kayıların Anadolu’ya Gelmeleri ve Yerleşmeleri

Süleymanşah’ın üç oğlu vardı. Bunlar: Sungur Tekin, Gündoğdu ve Ertuğrul’dur. Ertuğrul, Osman Bey‘in babasıdır.

Bu üç kardeş Fırat Irmağı’ndan Pasın Ovası’na geldiler, durdular. Oradan göçüp Sürmeli Çukuru’na geldiler. Sungur Tekin ve Gündoğdu geri, Acem ülkesine gittiler. Ertuğrul orada kaldı. Gaza niyeti edip yerleşti. Üç oğlu oldu. Birinin adı Gündüz, birinin adı Sarunatı, ona Savcı da derlerdi. Birinin adı Osman Gazi. Tanrı’nın rahmeti üzerine olsun. Osman Gazi, Anadolu’da 1259 yılında dünyaya geldi.

Osman Bey
Osman Bey

Ertuğrul, Osman küçücükken ona çift sürdürürdü. Devlet Osman Gazi’nin başında idi. Zaman sonra iki kardeşi öldü. Osman Gazi onların yerine geçti.

Bir gün Ertuğrul, Savcı oğlunu Sultan Alaeddin’e gönderdi ki Sultan Alâeddin’den yer isteyeler, orada yerleşeler. Sultan Alâeddin bu talebi kabul etti.

Karahisar Tekfürü ve Bilecik Tekfürü Sultan Alâeddin’e itaat etmiş olup haraç verirlerdi. Sultan Alâeddin, Karahisar ile Bilecik arasını kayılara yurt olarak verdi. Kayılar Söğütçük denilen yere yerleştiler. Sultan Alaeddin, Domaniç Dağı’nı ve Ermeni Dağı’nı kayılara yaylak ve kışlak olarak verdi.

Osman Gazi’nin Bey Olması

Ertuğrul ve Savcı, Ankara’ya geldiler ve yerleştiler. Rumlar üzerine çok gazalar ettiler. Önce Savcı bey ve Gündüz Alp ardından da Ertuğrul Gazi öldü. Osman Gazi onun yerine geçti. Gece gündüz Hak yolunda gaza ederdi. Yiğitlik ve kahramanlıkta yüce bir bahadır olarak ortaya çıktı. Sanki dünyada Zâl, Sâm ve Neriman (Şehname’deki İran kahramanları) idi. Yiğitler arasında hürmet ve itibar gören kişi oldu. Ne zaman ata binse üzerindeki sanki Sâm yahut Zâl oğlu Rüstem’di. Sonunda Söğütçük’te yerleşti.

Osman Bey
Osman Bey

Birdenbire Kostantin Tekfürü, oğlunu nice bin iyi silahlı adamla Müslümanlar üzerine gönderdi. Sultan Alâeddin’e haber geldi ki kafir askeri üzerimize yürüdü diye, Sultan Alâeddin her tarafa mektuplar gönderdi. Hükmettiği yerlere, tâ Sivas kapısına kadar çeriler toplamaya başladı. Osman Gazi, 1000 kişi kadar yiğit alıp, ulu gazadır dedi ve o gelen kafir askerine karşı yürüdü. Bin kişiyi üç bölüğe ayırdı ve bir gece kafir askeri gafil, sarhoş yatarken mucize Muhammed’indir deyip saldırdılar. Sabah vaktine kadar kafirleri kılıçtan geçirdiler, tarumar eylediler. Savaş ganimetlerini toplayarak geri döndüler. Malın onda birini çıkarıp Sultan Alâeddin’e gönderdiler.

Sultan Alâeddin bu fethi işitti, gayet rahatladı. Osman Gazi’nin bu yiğitliğine aferin deyip tez buyurdu: Hazineden ok, silah ve zırhlar çıkarttı. Elli deve ve elli katır, bütün savaş malzemesiyle donatıldı. Hazret-i Peygamberin Mısır sultanından gelmiş ak bayrağını da çıkarttı. Tuğ, bayrak, sancak, davul, nakkare, boru ve kösler dövülüp, sancak çözülüp Veziri Abdülaziz adındaki bilgili ve akıllı kişiyle birlikte gönderdi.

Osman Gazi’ye haber verildi: “Sultan Alâeddin sana ikramlar gönderdi.” diye. Osman Gazi, yola çıktı ve gelenleri karşıladı, Abdülaziz’i misafir etti. Ertesi gün olunca vezir, Padişah’ın gönderdiklerini Osman Gazi’ye sundu ve dedi ki: “Ey oğul! Baban Ertuğrul’un gördüğü düş bu idi ki Şeyh Ede Balı o düşü tabir etmişti.”

Ertuğrul Gazi’nin Rüyası

Osman Gazi dünyaya gelmeden Ertuğrul bir gece garip bir düş gördü. O düşten uyandı. Düşünü düşünerek, Allah’ı zikrederek kalktı, sabah namazını kıldı. Atına binip doğru Konya’ya vardı. Konya’da rüya tabir eden itibarlı bir kişi vardı. Şeyh Edebali adındaki bu kişi Kemal sahibiydi ve rüya ilmini iyi bilirdi. Şeyh Edebali, kerametli, zengin ve o ülkede meşhurdu. Sultan Alâeddin dahi ona inanırdı.

Ertuğrul elbise değiştirip geldi. O düşü şeyh hazretine anlattı. Dedi ki: “Ey şeyh! Senin koynundan bir ay doğar. Gelir benim koynuma girer, kalır. Sonra göbeğimden bir ağaç biter. Gölgesi alemi tutar. Gölgesinin altında dağlar olur. Dibinden sular ve ırmaklar çıkar. Bu sulardan kimi içer, kimi bağlar, bahçeler sular ve çeşmeler akıtır. O uykudan uyandım. Düşüm budur. Tabirini buyurun” dedi.

Şeyh dedi ki: “Ey yiğit! Düşünün tabiri budur ki, bir oğlun ola. Adı Osman ola. Benim dahi bir kızım ola. Rabia adlı. Benim kızımı senin oğlun Osman’a vereler. O kızdan Osman’ın birçok oğlancıkları ola ve onun nesli babadan oğula padişah olalar. Müjdeler olsun sana ve nesline ki padişahlık verildi. Mübarek olsun.”

Sonra Osman Gazi dünyaya gelip savaşlarda Rum çerisini kırdığı zaman Vezir Abdülaziz sancak getirdiğinde Şeyh Edebali’nin kızını da beraber getirmişti. Râbia Hatun’u Osman Gazi’ye nikâh edip verdi. Büyük düğünler yaptı.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.