Modernleşmeyle Yaşanan Değişim

XVIII. yüzyılda kitlesel üretimin etkisi ile ekonomik kazanç sağlayan bireyler birçok ürünü piyasadan temin etmeye başladılar. İnsanlar gelirleri ile yalnızca ihtiyacı olan şeyleri değil arzularına hitap eden lüks ürünleri de talep eder hâle geldiler. Tüketim, üretim ile olan ilişkisi, politik ve romantik akımın etkisi ile üst sınıflardan orta ve alt sınıfa doğru yayılmaya başladı. Bu süreç, moda ve kültürel değerler için de geçerli bir olguydu.

Seri üretim, malların seri biçimde tüketilmesini de zorunlu kıldı. Bu da küresel ekonomiye yön veren güçleri, kitleleri tüketime yönlendirme çabasına sürükledi. Böylece kapitalist ekonominin ve şartların zorlamasıyla küresel sistemde reklamcılık, halkla ilişkiler ve pazarlama faaliyetleri büyük önem kazanmaya başladı. Sürekli ve süratli tüketim yapması istenilen kalabalıklar, iletişim araçlarıyla tüketime yönlendirildi.

İngiltere ve İrlanda teneke üreticileri. Bilinen en eski reklam
İngiltere ve İrlanda teneke üreticileri. Bilinen en eski reklam

Sanayi İnkılabı ile birlikte ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda da birtakım yenilikler ve değişiklikler meydana geldi. Kırsal kesimde ve şehirlerde insan hayatı değişmeye başladı. Nüfusun artması, teknolojik gelişmelerin yaşanması şehirleşme hareketlerine hız ve yaygınlık kazandırırken büyük metropollerin ortaya çıkmasına da zemin hazırladı.

Sanayi İnkılabı’ndan sonra kentleşme ailenin biçimsel olarak küçülmesine, akrabalık ilişkilerinin göreceli olarak zayıflamasına neden oldu. Kentleşme, sanayileşme ve modernleşme, sosyal değişimi artırarak sosyal tabakalaşmayı yeniden şekillendirdi. Orta sınıfın meydana gelmesine neden oldu. Bu değişim bir dizi kültürel farklılaşmayı ve yeni kültürel davranış kalıplarının kabulünü kolaylaştırdı. Sanayileşme hareketiyle birlikte şehirleşme süreci yeni aşamaları ortaya çıkardı. Bu gelişmeler, Avrupa ülkelerinde dinin devlet ve toplum hayatında etkisinin azalmasına ve bireyselliğin artmasına neden oldu.

Fransız İhtilali, Sanayi İnkılabı, kapitülasyonlar gibi dış etkenlerin yanı sıra iç etkenlerin zorlamasıyla Osmanlı Devleti de kendisini değiştirme ihtiyacı duydu. Osmanlı Devleti, yüzyıllarca Doğu medeniyetinin en büyük temsilcisi olmasına rağmen Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra Avrupa medeniyetine yaklaştı.

XIX. yüzyılda başta İstanbul olmak üzere büyük şehirler yabancı sermayenin etkisini hissetti. Avrupalı devletlerin açtığı bankalar yeni iş imkanlarını da beraberinde getirdi. Zamanla ülkede iş hanları çoğaldı, ulaşım ağı gelişti, fabrikaların, hastanelerin ve kışlaların sayısı arttı İstanbul’a yurdun her tarafından önemli sayılabilecek göçler olunca şehre girişleri ve yerleşimi denetim altına almak için fermanlar yayınlandı. Bütün yasaklamalara rağmen İstanbul, plansız bir şekilde büyümeye devam etti.

Avrupa ile temasların artmasıyla Osmanlı topraklarına birçok yabancı iş adamı, tüccar, devlet adamı ve seyyah geldi. Ulaşım ağının gelişmesiyle büyük şehirlerin sayısı arttı. Şehirleşmeyle beraber ihtiyaçların artması hükümetleri halkın hayat şarlarını düzenli hâle getirmek için tedbirler almaya zorladı. Limanların modernleştirilmesi, iş merkezlerinin sayısının artırılması, alt yapı, su, tramvay, hava gazı hizmetlerinin sağlanması bu tedbirlerin önemlileriydi. Modern belediyelerin kurulması fikri, şehir yönetim tarzının yeniden düzenlenmesi zorunluluğunu ortaya çıkarttı. Osmanlı Devleti’nde bugünkü anlamda şehirlerin doğuşu, Sanayi Devrimi’ni izleyen yıllarda teknolojinin de gelişmesi sonucunda meydana gelen büyük nüfus hareketleriyle oldu

Yorum yapın