"Enter"a basıp içeriğe geçin

Osmanlı Devletinde Toplum Yapısı ve Millet Sistemi

Osmanlı Devleti’nde toplum; dinleri, dilleri ve ırkları bakımından farklı kökenlerden gelen insanlardan oluşmuştur. Temeldeyse Osmanlı toplumu dinî inançlar esas alınarak Müslümanlar ve gayrimüslimler şeklinde iki ana gruba ayrılmıştı. Hiçbir mezhep ve tarikat ayırımı yapmadan, İslam inancını kabul eden herkese Müslüman denmiştir.

Ümmet ise bir peygamberin tebliğ ettiği dine inanan veya o dine mensup olan insanların meydana getirdiği topluluktur. İslam dinine mensup olan Müslümanlar, Ümmet-i Muhammed olarak anılmıştır. Gayrimüslim tabiri ise ehli kitap olarak tanımlanan Hrıstiyan ve Yahudileri ifade eden ve İslamiyet’i din olarak kabul etmeyenler için kullanılmıştır.

İslam hukukunda devlet, gayrimüslimlere din ve ibadet özgürlüğü tanımakla birlikte aynı zamanda onların can ve mal güvenliğini garanti altına almıştır. Osmanlı Devleti de İslam hukukunun gayrimüslimlerle ilgili bu temel uygulamalarını benimsemiştir.

Müslüman Türkler (Temsîli)
Müslüman Türkler (Temsîli)

Arapça “milla” kelimesinden gelen “millet” sözcüğü dinî cemaat anlamını taşımaktadır. Osmanlı’da da yasal statüleri belirlenmiş dinî cemaatlere millet adı verilmiştir. Osmanlı toplumunda devletin asli unsuru, hâkim millet konumunda olan Müslüman Türklerdir.

Gayrimüslimler (Temsîli)
Gayrimüslimler (Temsîli)

Gayrimüslimler ise Müslüman Türkler tarafından himaye edilen farklı mezheplere mensup Hristiyan ve Musevi gibi milletlerden oluşmaktadır. Bu milletler, kendi inanç ve gelenekleri etrafında ayrı bir topluluk olarak tanımlanmış, idari ve sosyal bir örgütlenme modeliyle yönetilmiştir.

İslam hukukundan hareketle ülkesinde yaşayan toplulukları din ya da mezhep esasına göre teşkilatlandırarak yöneten Osmanlı Devleti’nin bu modeline millet sistemi denmiştir.

Fatih’in Rum Patriği’ne Âmanname vermesi (Mozaik)
Fatih’in Rum Patriği’ne Âmanname vermesi (Mozaik)

İslam devletlerinin ümmet anlayışına dayanan millet sistemini geliştiren ve en iyi şekilde uygulayan Osmanlı Devleti olmuştur. Osmanlılar daha önceki Türk İslam devletlerinden devraldıkları bu sistemi geliştirmiş ve fethettikleri yerlerdeki gayrimüslim topluluklara, kendilerini idare edebilmelerini sağlayacak bazı haklar tanımıştır. Osmanlı Devleti’nde kuruluştan itibaren Müslüman Türkler ile gayrimüslimler birlikte yaşamıştır. Ancak devlet ile gayrimüslim halk arasındaki ilişkilerin hukuki bir zemine oturtulması Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde olmuştur.

Osmanlı Devleti’nde, farklı etnik ve dinî grupların barış ve huzur içinde yaşamalarında millet sistemi etkili olmuştur. Osmanlıların geliştirdiği millet sistemi sayesinde ülkede yaşayan çeşitli dinlere, mezheplere ve ırklara mensup insanlar, asırlarca İslam kültür ve medeniyeti içerisinde varlıklarını koruyabilmiştir. Yine bu sistem, asırlarca din ve mezhep kavgalarının devam ettiği Orta Doğu’da, Kafkaslarda ve Balkanlarda huzur ve asayişi sağlayabilmiştir.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.