"Enter"a basıp içeriğe geçin

Osmanlı’nın Gücü ve Stratejik Rakipleri

Venedik ve Ceneviz cumhuriyetleri, İtalya’nın refaha kavuşmasını sağlayan devletlerin başında gelmektedir. Venedikliler, sahip olduğu gücü ve zenginliği Akdeniz ticaretinden sağlarken Cenevizliler ise Karadeniz ticaretinden sağlamıştır.

Her iki devlet de Bizans’tan elde ettiği imtiyazlarla deniz ticaretlerini serbestçe sürdürmüştür. İstanbul’un Fethi’nden sonra ticari ayrıcalıklarını kaybetmek istemeyen Venedik ve Cenevizliler, Osmanlılarla anlaşmak zorunda kalmıştır. Avrupa ile ticaretin büyük yararını gören Osmanlılar gerek Venedik gerekse Ceneviz Cumhuriyeti’ne ticari imtiyazlar tanımıştır. Bu imtiyazlarla Osmanlı Devleti hem Batı’nın bu denizci tüccar devletlerini kendi tarafına çekmiş hem de ihtiyacı olan emtianın düzenli olarak ülkesine girmesini sağlamıştır. Hatta ekonomi işlerinde Venediklilerden yararlanılarak İstanbul, Bursa ve Edirne gibi şehirlere Venedikli tacirler yerleştirilmiştir.

XIII. yüzyılın ortalarından itibaren Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nda (Alman) iktidarı Habsburg Hanedanlığı ele geçirmiştir. Bu hanedana mensup Şarlken, 1516’da veraset yoluyla önce İspanya kralı olmuştur. 1519’da dedesinin ölümüyle boşalan Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’na seçilmiştir.

Venedik (Temsilî)
Venedik (Temsilî)

Şarlken, tahtta bulunduğu sürede Hristiyan Avrupa birliğini amaçlamıştır. Buna karşı Kanuni de cihan hâkimiyeti idealini gerçekleştirmek istemiştir. Dolayısıyla bu iki büyük güç, geniş bir coğrafyada uzun yıllar sürecek mücadelelere girişmiştir. Biri İslam diğeri Hristiyan âlemini temsil eden bu iki büyük devlet, cihan hâkimiyeti için bütün güçleriyle birbirlerine karşı mücadele etmiştir. Böylece Şarlken, karşısında en büyük güç olarak Muhteşem Türk’ü yani Kanuni’yi bulmuştur.

Kanuni Sultan Süleyman (Temsilî)
Kanuni Sultan Süleyman (Temsilî)

Osmanlılar, XVI. yüzyılda Habsburgların İspanya kanadıyla Akdeniz ve Kuzey Afrika; Avusturya kanadıyla ise Orta Avrupa hâkimiyeti için mücadele etmiştir. Osmanlılar, Habsburg İmparatorluğu’na karşı İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi millî monarşilere yardım etmiş ve bu ülkelere kapitülasyon vermiştir. Ayrıca dinî ve siyasi yönden Şarlken’i tehdit eden Protestanlık hareketlerini de desteklemiştir.

Osmanlılar; Portekiz’e karşı Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Hind Okyanusu’na donanma göndermiştir. Çünkü ticaret mallarını, Ümit Burnu yoluyla Okyanus üzerinden taşımaya çalışan Portekizliler, 1514’te Hürmüz Boğazı’nı ele geçirerek Doğu mallarının Akdeniz’e girmesine engel olmuştur. Bu sırada Akdeniz hâkimiyeti için İspanya ile mücadele içinde olan Osmanlılar, Kızıldeniz’de faaliyetlerini artıran Portekizlileri de engellemeye çalışmıştır. Bu mücadele ile Doğu Akdeniz ticaretinin yeniden canlandırılması amaçlanmıştır.

Ümit Burnu (Gravür)
Ümit Burnu (Gravür)

Şah İsmail liderliğinde XVI. yüzyılda İran’da ortaya çıkan Safeviler hem Osmanlı hem de Memlûk Devleti’ni tehdit etmiştir. Buna karşın Avrupa Hristiyan dünyası, Osmanlıları Avrupa’dan atmak için Safevi Devleti’nden yararlanabileceğini düşünmüştür. Yavuz, bu ciddi tehdit ve tehlikeyi askerî yollarla çözmek istemiş ve Çaldıran Savaşı’yla Safevilere büyük bir darbe vurmuştur. Bu zaferle Osmanlılar, üstünlüklerini bütün İslam dünyasına göstermiştir.

Yavuz’un Çaldıran Zaferi’nden sonra Doğu Anadolu’da Osmanlı hâkimiyetini tam olarak kurmak istemesi, Osmanlı-Memlûk ilişkilerini daha da gerginleştirmiştir. Her iki devletin de İslam dünyasının lideri olma arzusu bu mücadelenin temel sebebini oluşturmuştur. Cihan devleti kurmak isteyen Yavuz’un Doğu Seferleri sonucunda Memlûk Devleti sona ermiş ve Osmanlılar, İslam dünyasında tek söz sahibi devlet olmuştur.

Papa, bir mektubunda Şah İsmail’in ortaya çıkışını “Türklere karşı harekete geçebilmek için ilahi bir fırsat” olarak değerlendirmiştir. Aslında Osmanlı-Safevi mücadelesi Sünnilik ve Şiilikten ziyade siyasi bir rekabetten kaynaklanmıştır. İslam dünyasında hâkimiyet kurma idealine sahip olan her iki devletin de birer mezhebe bağlı olması, aralarındaki çatışmaya ideolojik bir boyut kazandırmıştır.

Venedik ve Cenevizlilerin Osmanlı Politikası

XV. yüzyılda Venedik ve Cenevizliler, doğuda kendi ticari çıkarlarını korumak için Osmanlılarla iyi geçinmeye bakıyor ve Haçlı Seferleri için papanın yardım isteklerine pek aldırmıyordu. Fatih, Venedik’in yüzyıllarca çalışarak Doğu Akdeniz’de kurduğu egemenliği yıkıp Osmanlı hâkimiyetini kurmak istiyordu. Bunun için Osmanlı ile savaş Venedik’e kaçınılmaz görünüyordu. Venedik bu kötü sonu olabildiğince geciktirmek için Osmanlıları kışkırtacak faaliyetlerden uzak duruyordu. Ayrıca Fatih, Ege ve Karadeniz’deki Ceneviz kolonilerine de son vermek istiyordu. Buna karşın Cenevizliler de Osmanlılarla anlaşmazlığa girmekten her zaman kaçınıyor ve Varna Savaşı’nda papanın yardım çağrısını kabul etmiyordu. Ayrıca bu savaşta Cenevizliler kendi gemilerini Osmanlı hizmetine sunuyordu (İnalcık, 2011, s.18, 41-46’dan düzenlenmiştir).

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.