Sanayi İnkılabı Öncesindeki Üretim Organizasyonları

Sanayi İnkılabı öncesindeki üretim organizasyonları kölelik düzeni, feodal düzen, atölye tipi üretim ve sonrasında manifaktür (imalat) dönem olmak üzere dörde ayırılır.

İnsanlık tarihinin bilinen ilk toplum yapısı köleci toplum düzenidir. Bu düzen, tarih boyunca dünya üzerinde birçok toplumda görülmüş bir düzendir. İlkel toplumlardan kölelik düzenine geçişteki en önemli aşama, üretici güçlerin çoğalmasıyla toplumsal iş bölümünün değişmesidir. Bu dönemde, birtakım basit araçların yapılması ve demirin kullanılması kölelik düzenine temel oluşturmuştur. Madeni birtakım araçların üretilmesi, insanın daha verimli çalışmasına ve ekonomik anlamda faaliyet alanlarını geliştirmesine imkân vermiştir. Demirin kullanılması birçok alanda özellikle de zirai üretim alanında daha yüksek miktarda ürün elde edilmesini sağlamıştır. Buna bağlı olarak zirai alandaki üretim fazlası ürünler başka şekillerde değerlendirilmiştir.

Üretimin canlanması ile beraber ortaya çıkan birikim, değişimi, değişim de para kavramını ortaya çıkarmıştır. Ürünleri, aynı değerdeki diğer ürünlerle değiştirmenin bir yerden sonra güç hâle gelmesi (takas usulü), her ürünü kendi değeri ile ifade edecek bir başka değer ölçütü olan paranın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Paranın evrensel bir değişim aracı olarak kullanılmaya başlanması, çeşitli ürünleri alıp satan, ticaret ile uğraşan toplumsal kesimi ortaya çıkarmıştır.

İlk Çağ ziraat üretimi (temsilî)

İlk Çağ ziraat üretimi (temsilî)

İlk Çağ’dan itibaren üretim çeşitlerinden biri de zirai üretimdi. İlk Çağ’da teknoloji gelişmediğinden basit tarım teknikleri ile üretim yapılırdı. Genel olarak zirai üretim, ihtiyaca yönelikti.

Orta Çağ’da ise feodal sistem üzerine kurulu bir toplum düzeni ve üretim yapısı mevcuttu. Bu çağda feodal toplum yapısı içerisinde zirai alanlarda serflik düzeni ve kentsel alanlarda zanaata ve ticarete dönük lonca düzeni kuruluydu. Kentsel alanlarda statü düzenini içeren loncalar, aynı meslek veya zanaat dalında çalışan ustaların kurdukları ve egemen oldukları örgütlerdi. Feodal düzende sınırlı bir tüketim olduğundan ekonomide bir durgunluk söz konusuydu.

Atölye tipi üretim, Sanayi İnkılabı öncesinin temel bir çalışma biçimi olarak ortaya çıkmıştı. Bu üretim organizasyonunda, çalışma ve yaşam alanları birbirinden ayrılmamış ve çalışma zamanı da kesin sınırlar ile belirlenmemişti. Atölye tipi üretimde, belirli bir zanaat çerçevesinde yeterli bir beceriye ulaşmak için uzmanlaşmak söz konusuydu. Çalışanlar genel olarak usta kalfa ve çırak şeklinde sınıflandırılmıştı. Üretim sürecinin her aşamasında aktif ve denetim sahibi olan ustayı, ara bir statü olan kalfa ve meslek öğrenme aşamasının başlangıcında bulunan çırak takip etmekteydi.

Sanayi İnkılabı öncesinde zanaat üretimi içerisinde, el emeğine dayanan ve iş bölümüyle gerçekleştirilen bir üretim tarzı da manifaktürdür. Manifaktür, XVI. yüzyıl ile XIX. yüzyıl arasında fabrika sistemine doğru geçişi ifade eden kapitalist bir üretim tarzıdır.

Manifaktür, Latince “manu factum’’ kelimelerinin birleşiminden el ile yapılan üretimi ifade etmektedir. İngilizce’de “makine kullanılarak büyük sayıda ve miktarda mal üretim süreci” olarak tanımlanan manifaktürün Latince ve İngilizce anlamları karşılaştırıldığında ortaya çıkan bu farklılık, kavramın zaman içerisindeki değişimini göstermektedir. Zamanla bu kelime herhangi bir malın “makine yardımıyla üretimi” anlamını kazanmıştır.

Manifaktür üretimi (temsilî)

Manifaktür üretimi (temsilî)

Kapitalist bir üretim tarzı olan manifaktür, Orta Çağ zanaat üretiminin çeşitli aşamalardan geçmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Manifaktürde iş birliğinden dolayı iş bölümü kavramı yaygınlaşmış ayrıca üretkenlikte de gözle görülür bir artış ortaya çıkmıştır. Manifaktür, makineli sanayi ile zanaat üretimi arasında bir köprü görevi görerek fabrika sistemine geçiş için gerekli koşulları hazırlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir